22 Aralık 2015 Salı 14:23
Biz bu senaryoyu daha önce yaşamıştık
 1. ABD ve Rusya, Suriye'nin yeniden tasarlanması konusunda anlaşmış görünüyor.

2. İran, Rusya ve Esad ittifakına Irak Merkezi hükümeti de katılıyor.

3. Irak’ın Kuzeyindeki Bölgesel Yönetim (IKBY) bağımsızlık ilanı için referanduma gitmeye hazırlanıyor. Bunu yaparken, ABD-Rusya ittifakının ve aynı zamanda çekişmesinin dengelerini kullanmak istiyor.

4. Barzani, "Kerkük'ten sonra Musul da idaremiz altına girerse, Irak Merkezi Yönetiminin mevcut yapısı değişecek" diyor, ancak Musul’daki IŞİD hakimiyetini kimin nasıl sona erdireceğini söylemiyor.

5. Bu açıklama, doğal olarak Irak Merkezi Hükümeti açısından açık bir tehdit.

6. ABD, IKBY başkanı Barzani'ye eskisi gibi sıcak değil. Çünkü İran'la ve bölgeye yerleşen Rusya'yla varılan anlayış birliği, Türkiye ile oldukça yakın çalışan Barzani'nin kredisi ve güvenirliği üzerinde soru işaretleri oluşturmuş durumda.

7. Irak Merkezi Hükümeti, Türk askerinin eğitim amaçlı olarak bulunduğu Başika'da hiçbir fiili egemenliği olmadığı halde, durup dururken, Türkiye'nin çekilmesini istiyor. Bunu "milli gurur meselesi" yapıyor nedense. Oysa ki yıllardır Irak topraklarını işgal etmiş PKK için bugüne kadar hiçbir açıklama duymadık Irak Merkezi Hükümetinden.

NE DEĞİŞTİ

8. İran’ın, henüz bu konuda rengini açıkça belli etmemiş olsa da, kurulacak bir Kürt devletinin kendi toprak bütünlüğüne de zarar verme ihtimali olduğunu düşündüğünü ve bu nedenle “içten içe” buna karşı çıktığını varsayabiliriz. Türkiye bu konuda ne değerlendirme yapıyor, hükümetler üstü devlet politikası değişti mi, şu anda bilemiyorum.

9. ABD, Irak Merkezi Hükümetinin talebine destek verince, Dışişlerimizin deyişiyle "intikal" başlıyor; kampı boşaltıyoruz.

10. Peki ne oldu, ne değişti de "milli gurur" meselesi haline geldi bir yıldan fazla bir süredir Peşmergeye eğitim verdiğimiz kamp?

11. Barzani, IŞİD'in eline geçmiş olan Musul'u almak üzere hazırlık yapmaya başladı. Barzani'nin müttefiki ise Türkiye. Başika, dümdüz bir alanda Musul'un hemen 13 km kuzeydoğusunda. Musul 1,5 milyonluk bir kent ve tamamı IŞİD kontrolünde. Musul, Barzani'nin eline geçerse, Irak’ta güç dağılımı ve buna bağlı olarak siyasi yapı değişecek. İşte kampı boşaltmamızı istemelerinin nedeni, Barzani'ye vereceğimizi düşündükleri destek olsa gerek. Çok bilinmeyenli bir denklem ve bir taşı oynattınız mı çok taş oynuyor.

12. Öte yandan, kartlar yeniden karılırken, Barzani'nin kendisine yönelik ittifaka karşı koltuğunu korumak için devreye soktuğu referandum planına da karşı planlar geliştiriliyor. Irak’ın kuzeyinin en etkili otoritesi Barzani’nin dahi kendi bölgesinin yeni siyasi kompozisyonundaki müstakbel yeri, artık tartışma konusudur.

13. Rusya, uçağının düşürülmesini bölgeye yerleşmek ve Türkiye'yi denklem dışı bırakmak için fırsata çevirmiş durumda. İsteniyor ki, Ortadoğu yeniden şekillendirilirken Çin bile masada olsun, Türkiye olmasın.

DAHA ÖNCE YAŞAMIŞTIK

14. Bu arada PKK, Türkiye'yi içeride oyalama, enerjisini tüketme görevini yerine getiriyor. Tarihe bakın, biz bu senaryoyu daha önce yaşamıştık.

15. Elbette kan dursun, toplumsal barış sağlansın istiyoruz hepimiz. Bunu başarmak için, içi boş sloganların ötesine geçmek gerekiyor.

16. "Şehirlerin içinde hendekler olmaz, bombalar, tuzaklar olmaz, mahallelerde halkın kaçıp kurtulmaya çalıştığı kurtarılmış bölgeler olmaz" diyemeyenler; "hendekler kabul edilemez, PKK kalkışmaya son vermelidir ve devlet de elbette hukuk devleti gibi davranmalı, meşruiyetini yitirmemelidir" diyenlere saldırıyorlar, ne hikmetse?

17. Ülke içinde ordu, istihbarat birimleri ve emniyet, Ergenokon, Balyoz, cemaat-hükümet çekişmeleri sırasında yoruldu, tecrübeli kadrolarını yitirdi. Ortak akıl üretiminde ve stratejinin sahaya uygulanmasında sorunlar var. Öğrenip unuttuklarımızı bir daha yaşayarak öğrenmek zorunda bırakıldık. İşte bunu görerek, Balyoz davası yürürken "bu davayı hukukçulara değil, askeri strateji ve dış politika uzmanlarına sorun, bu dava hukukla değil, Ortadoğu'nun şekillendirilmesiyle ilgili" demiştik.

UZAK DİYARLARDAKİ PLANLAR TUTMUYOR

18. Bugün, aynı gemide olduğumuzu görüp, yapıcı yaklaşımları, yıkıcı tavırlara tercih etme zamanı. Bu zorunluluk hem iktidar hem muhalefet hem de "neler oluyor" sorusuna cevap arayan herkes için geçerli.

19. Tarih bize bir hususu daha gösterdi; uzak diyarlarda masa başında yapılan planlar bizim diyarlarda istenildiği gibi tutmuyor. Öyle olmasına öyle de olan insanlara oluyor, nesiller yitip gidiyor.

20. Uluslararası Toplumun Suriye görüşmelerinden önemli kararlar çıkıyor ancak ne kadarının nasıl ve hangi zaman planında uygulanacağı kağıt üzerinde belirli olsa da fiilen belirsiz. Oysa çok açık olarak acilen yapılması gereken bir şey var: Suriye’de ateşkesin sağlanması. Mutlak ateşkes sağlanmadan siyasi çözümlere ulaşamazsınız. Türkiye’nin Suriye’de ateşkes için yapması gereken, kendi desteklediği muhalif askeri grupları ateşkese zorlaması ve uluslararası toplumdan da bunun karşılığı olarak Esad’ın ordusuna, İran Hizbullahına ve Rusya’ya ateşkes kararı aldırması. Ancak ateşkes sağlandıktan sonra bölgenin yeni sorunlara gebe olmayacak tanzimi müzakere edilebilir. Bu durumda dahi ortada koca bir IŞİD sorunu öylece bekliyor olacak.

MESELE HEPİMİZİN MESELESİ

21. Ben Türkiye'nin büyüklüğüne, ne kadar aşındırılmış olsa da tecrübesine, Cumhuriyetin kurucularının Ortadoğu'yu yaşayarak, bizzat ayak basarak, Libya'da, Bağdat'ta, Kut'ta, Yemen'de savaşarak edindikleri birikimleri harcına kattıkları temellerimizin sağlamlığına ve en önemlisi vatandaşlarımızın ezici çoğunluğunun gösterdiği sağ duyuya güveniyorum.

22. Mesele hepimizin meselesi dostlarım. İç güvenliği sağlayacak doğru bir politika oluşturamazsak, metropollere sıçrama ihtimali olan şehir savaşlarını, Suriyeleşmeyi engelleyemez, eksiksiz işleyen bir demokrasi ve hukuk devletini kuramayız.

23. Bu arada sormadan edemeyeceğim; tamam iktidar Türkiye'nin dış politikasından sorumlu sorumlu olmasına, tamam çok vahim hataları var. Peki, iktidara alternatif olması gereken siyasi partilerin dış politikaya ilişkin anlamlı bir katkıları var mı? Ortak akla ne ekliyor, ne çıkarıyorlar? Mesela hangi milletvekilleri dış politikadan sorumlu? Bu kişilerin birikimi, görgüsü, eğitimi ne? Muhalefet, Dışişlerinin Washington, Londra, Brüksel, Berlin, Moskova, Pekin, Tahran, Bakü gibi önemli temsilciliklerinde çalışmış hangi emekli diplomatlarını değerlendirebildi bugüne kadar kendi içinde? Çıkış yolu için, laf sokuşturmanın ötesinde ne önerileri var? Çok özür dilerim. Şimdi zamanı değil, değil mi? İç savaş, dış savaş beklesin biraz daha. Hele şu kongreler bitsin, koltuklar sağlama alınsın, sonra bakarız. Valla sizi sizden başkası ciddiye almıyor artık.

24. Ben söyleyeyim; Türkiye'yi milletimizin azim ve kararlılığı kurtaracak. Kendinden başkasını düşünmeyenleri bırakalım, kendimize güvenelim, mücadeleye devam edelim.

DİNLENMEMEK ÜZERE YOLA ÇIKTIK, YORULMAK HARAM BİZE.

Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu

Odatv.com

Son Güncelleme: 22.12.2015 14:27
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177