Yeşim TURAN
Yeşim TURAN
21 Eylül 2017 Perşembe 17:32
'Bir amiral başka bir amirali alıkoyduğunu ilk kez gördüm'

KOCAELİ

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığı'ndaki eylemlere ilişkin 52'si tutuklu, 13'ü firari 92 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Kocaeli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde özel olarak yapılan 250 kişi kapasiteli salonda yapılan duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, avukatları ve bazı yakınları katıldı.

Duruşmayı, AK Parti Kocaeli Milletvekili Zeki Aygün, Memur Sen Kocaeli İl Temsilcisi Şahin Yaşlık, Kocaeli İnsani Yardım Derneği Başkanı İsmail Yeşildal, AK Parti Derince İlçe Kadın Kolları üyeleri, STK temsilcileri ve vatandaşlar takip etti.

Darbe girişimi sırasında, tutuklu sanık eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Hayrettin İmren tarafından Donanma Komutanlığı'nda gözaltına alınarak etkisiz hale getirilen Donanma Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğamiral Yalçın Payal ve Harp Filo Komutanı olarak görev yapan Tümamiral Ahmet İskender Yıldırım ile diğer askeri personelin gözaltına alınması olaylarında olay yerinde olduğu ancak pasif ve sessiz kalarak olaylara müdahale etmeyip darbe girişimine destek olduğu, gerçekleşen olayların önlenmesine yönelik hiçbir davranışta bulunmadığı belirtilen, 15 Temmuz 2016'daki darbe günü Donanma Komutanlığı'nda Yüzbaşı rütbesinde Güvenlik Tabur Komutan Vekili olarak görev yapan tutuksuz sanık Yüzbaşı Hasan Taşkömür savunma yaptı.

Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Taşkömür, darbeci olmadığını, iş birliği halinde olmadığını, aksine darbe karşıtı olduğunu savundu.

Donanma Komutanlığı 1. Güvenlik Komutanı olarak görev yaptığını, izinli olduğu için Tabur Komutanı Binbaşı Uğur Ergün'ün görevine vekalet ettiğini belirten Taşkömür, "15 Temmmuz akşamı eşimi de alarak eve gittim. Yüzbaşı Semih Aksel beni arayarak, Deniz Ana Üs Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürü Albay Muharrem Aslan'ın kendisine tatbikat yapılacağını söylediğini iletti. Poyraz Limanı'ndan gemilerin ayrıldığını, WhatsApp grubundan öğrendim. Televizyondan Boğaziçi Köprüsü'nün askerler tarafından kapatıldığını gördüm. Terör örgütü IŞİD'in havadan saldırı yapacağı söylentileri dolaşıyordu. Ben de bu nedenle Donanma'da tatbikat yapılacağını düşündüm. Hemen Donanma Komutanlığı'na gittim." diye konuştu.

"Amiralleri zorla askeri araca bindirdiler"

Üsse geldiğinde, Tuğamiral İmren, Albay Aslan ve İmren'in emir astsubayı Başçavuş İsmet Coşkun'u gördüğünü belirten Taşkömür, "İmren ve Aslan, Harp Filo Komutanı Tümamiral Ahmet İskender Yıldırım'ı askeri araca bindirmeye çalışıyorlardı. Yıldırım binmek istemedi, direndi. Zorla bindirildi. Bir amiralin başka bir amiral tarafından alıkonulduğunu ilk kez görüyordum. Çok şaşırdım. Aynı zamanda şüphelendim çünkü İmren, bunu başkasına da yaptırabilirdi. Ben de bir yandan izinde olan tabur komutanına ulaşmaya çalışıyordum." dedi.

Taşkömür, Cumhurbaşkanının telefonla televizyona canlı yayına bağlanıp konuşmasından sonra dışarıdan sesler gelmeye başladığını, vatandaşların Donanma Komutanlığı kapısında toplandığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İmren, Donanma'nın 2 nolu kapısında askerlere, elinde silahı ile tehditler yağdırıyordu. Askeri personele bağırıp çağırıyordu. Bu arada tabur komutanına ulaştım, yolda olduğunu söyledi. Ben de kendisine isterse olaylara müdahale edebileceğimi söyledim. Bana, 'İmren kaçarsa bana haber ver. Geldiğimde emir komutayı devralacağım. Çatışmadan ve karışıklığa neden olacak olaylardan uzak dur. Her an müdahale edebilecek şekilde askerleri hazır tut.' dedi."

"Gerekirse vatandaşlara ateş edin"

Taşkömür, bazı uzman çavuşların silah zoruyla kapıya getirildiğini ve İmren'in bu askerlere, "Burayı koruyacağız. Gerekirse vatandaşlara ateş açabilirsiniz." şeklinde konuşma yaptığını duyduğunu söyleyerek, "Kesinlikle İmren'in emirlerini dinlemeyeceksiniz, vatandaşlara silah kullanmayacaksınız diye emir verdim." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanının açıklamasını ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın bu girişime destek vermediğini arkadaşlarına haber verdiğini, kapıda toplanan vatandaşlarla karşı karşıya gelinmemesi için askerleri uyardığını öne süren Taşkömür, "Eğer bana, 'kapıları açın, darbecilere operasyon yapacağız' şeklinde emir verilseydi, bu emri uygulardım ama bana Tabur Komutanı Uğur Ergün operasyonun yapılacağı emrini 06.30'da verdi. Biz de operasyonu başlattık." dedi.

"Eşine söz verdim, İmren'i canlı yakalayacağım"

Sanık Taşkömür, Tabur Komutanı Ergün ile kapıdan içeri giren Tümamiral Ahmet İskender Yıldırım'ın, "Kimse kahramanlık yapmasın. Eşine söz verdim, İmren'i canlı olarak yakalayıp teslim edeceğim." dediğini belirtti.

Taşkömür, operasyon sonrası darbeye karışan bazı subay, astsubaylar ve erbaşları yakalayıp, tutukladıklarını ancak eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Hayrettin İmren, eski Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay ve eski Güney Grup Görevi Komutanı Tuğamiral Nazmi Ekici'nin Poyraz Limanı'ndan bir askeri botla kaçtıklarını öğrendiğini dile getirdi.

"Darbeyi önlemek için ne yaptınız?" sorusu

Savunmasının ardından çapraz sorguya alınan sanık Taşkömür, TBMM avukatının, "Siz darbe girişiminde birlikte tabur komutanı vekilisiniz. Tabur Komutanı'nın emirleri sizi haklı çıkarmaz. Emri bizzat sizin vermeniz gerekirdi. Darbeyi 23.00'te öğrenmişsiniz. Darbeyi önlemek için ne yaptınız?" sorusu üzerine, "Şimdi, 'Keşke şunu yapsaydım' diyebilirim ama o akşamki psikolojik durumumuz da göz önüne alınmalı. Kendimi tutuklatıp kahraman olabilirdim. Tabur Komutanımız bana operasyon için sabaha kadar beklenmesi emrini, Donanma Komutanı Veysel Kösele'nin verdiğini söyledi. Bana ne emir verdilerse onu yaptım. Bana çatışmadan uzak durmam emredildi. Bana, 'İmren'i al' deseler, alırdım. Kendi başıma hareket etseydim belki işler daha çok karışabilir, komutanlarım neden bizi dinlemedin diye beni suçlayabilirlerdi. Ben elimden gelen her şeyi yaptım." yanıtını verdi.

Bir sanık avukatının, "Tümamiral Yıldırım gözaltına alınıp zorla araca bindirilirken neden müdahale etmediniz?" sorusuna ise Taşkömür, "Ben o sırada İmren ve Yıldırım'ın hangi tarafta olduğunu bilmiyordum. O nedenle müdahalede bulunmadım." şeklinde cevap verdi.

Darbeci olmadığını, aksine darbeyi önlemek için çaba sarf ettiğini ileri süren Taşkömür, beraatını talep etti.

Sanık Hasan Taşkömür'ün avukatı, müvekkilinin darbecilere karşı pasif davranmakla suçlandığını anlatarak, "Müvekkilim aslında emirleri uygulamış ve doğru zamanı beklemiştir. Sürekli, darbe karşıtı olan amirleriyle irtibat halinde olmuştur. Bu yüzden müvekkilim bu davada sanık değil tanık sıfatıyla yer almalıdır. Tabur Komutanı Uğur Ergün, Donanma'ya gelmesi gerekirken, süreci Gölcük'te bir otoparkta aracından yönetmiştir. Şehit Ömer Halisdemir şanslı bir askerdi çünkü komutanına güvenmişti. Müvekkilim de aynı şekilde komutanlarına güvenmiş ve emirlerini yerine getirmiştir. Müvekkilim suçsuzdur, beraatını talep ediyoruz." ifadelerini kullandı.

İddianameden

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in bir numaralı şüpheli olduğu iddianamede, eski Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Hakan Üstem, eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Hayrettin İmren, eski Kuzey Deniz Saha Komutanı Kurmay Başkanı Tuğamiral Ömer Faruk Harmancık, eski Güney Grup Görevi Komutanı Tuğamiral Nazmi Ekici, eski Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekat Başkanı Süleyman Yarayan, eski Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay, eski Deniz Hava Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma, eski Genelkurmay Konsept Teşkilat ve Harbe Hazırlık Daire Başkanı Gürel Kaynak, eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürü Muharrem Aslan, eski Harp Filosu Komutanlığı Kurmay Başkanı Murat Erdem ile Donanma Komutanlığı'nda görevli askerlerin "mahrem abileri" konumundaki 18 sivil ve 1 asker öğretmenin de aralarında yer aldığı 92 şüpheli bulunuyor.

İddianamede FETÖ elebaşı Gülen hakkında, "cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs", "silahlı örgüt kurmak veya yönetmek" ve "silahla birden fazla kişiyle birlikte yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 19 yıldan 36 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyor.

Şüpheli askerlerle irtibatlı olan, onları darbe toplantılarına götüren ve kaçtıkları dönemde saklayan, Donanma Komutanlığı'nda görevli askerlerin "mahrem abileri" konumundaki 18'i sivil, 1'i asker öğretmen ile Donanma Komutanlığı'nda darbe girişimini yönettiği belirtilen tutuklu sanıklar Hakan Üstem, Hayrettin İmren, Ömer Faruk Harmancık, Nazmi Ekici, Süleyman Yarayan, Tezcan Kızılelma, Gürel Kaynak, Muharrem Aslan ve Murat Erdem ile firari sanık Ayhan Bay hakkında ağırlaştırılmış müebbet ile 19 yıldan 36 yıl altışar aya kadar hapis cezası istenen iddianamede, diğer sanıkların ise ağırlaştırılmış müebbet ile 7 yıl altışar aydan yirmi dokuzar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

Muhabir: Metin Girgin, Şahin Oktay

Kaynak: AA

Son Güncelleme: 21.09.2017 17:32
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol