04 Ekim 2011 Salı 09:42
Bakanlıktan çok tartışılacak çalışma
Geçen perşembe ve cuma günü akademisyen ve bakanlık bürokratlarının katılımıyla yapılan toplantıda 'uzun tutululuk sürelerine çözüm' amacıyla neler yapılacağı masaya yatırıldı. Birçok formül gündeme geldi. Bunlar değerlendirilirken, iki öneri öne çıktı.
 
BİRİNCİ FORMÜL: 4 X 2 YIL
 'Tutuklukta geçecek süreyi' düzenleyen CMK'nın 102. maddesinin 'Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez' şeklindeki ikinci fıkrasının değiştirilmesi yönünde. Mevcut durumda bu suçlarda tutukluluk süresi 5 yılı geçmiyor. Bu formülle tutukluluk 'uzatma süresi dahil' en fazla 4 yıl olacak. Örgütlü suçlardaysa sürenin en fazla 8 yıl olması gerektiği önerildi. Fakat böyme bir durulda başta cinayet suçundan tutuklu bulunan sanıkların tahliye edilmesini doğuracağı ve toplumda 'katilleri bırakıyorlar' eleştirisinin gündeme gelebileceği vurgulandı. Bu kapsamda yaklaşık 4 bin dosya var.
 
İKİNCİ FORMÜL: HEPSİ 5 YIL
 Buna göre örgütlü suçlar da dahil bütün suçlarda tutukluluk süresi hepsinde 5 yıl olarak sınırlandırılacak. Ancak bu durum, başta PKK sanıkları olmak üzere çok sayıda kişiye tahliye yolu açacağı endişesi doğdu. Adalet Bakanlığı yetkilileri, ceza mevzuatında yapılacak değişikliklerle ilgili yapılan toplantıda, sadece tutukluluk sürelerine ilişkin yapılacak düzenlemenin ele alınmadığını vurgulayarak, "Bu konu da gündeme geldi. Çeşitli görüşler sunuldu. Somutlaşan öneri yok" dedi.
 
HANGİ SUÇLAR GİRİYOR
 'Uzun tutukluluk süresini' düzenleyen CMK'nın 102. maddesinde yapılan değişiklikle Hizbullah sanıkları ve kamuoyunun yakından takip ettiği cinayet davalarının sanıkları geçen ocak ayından itibaren serbest bırakılmış ve büyük tepki yaratmıştı. Düzenlemeye göre ağır ceza mahkemelerindeki davalarda tutukluluk en fazla 5, örgütlü suçlarda ise 10 yıldı. Ancak tahliyelerden sonra Yargıtay'dan ceza kesinleşme kararları çıkınca, serbest kalan sanıklara ulaşılamamıştı. Hizbullah sanıkları da bunların başında geliyordu. Adalet Bakanlığı'nın söz konusu çalışması halihazırda süren ve kamuoyunun yakından takip ettiği 'örgüt' davalarını şu aşamada etkilemeyecek. Çünkü tutukluluk süreleri henüz en az 5 yıla ulaşmış değil. Yani bu formüller şu an uygulamaya geçse 'uzun süredir tutuklu kaldıkları' belirtilen Ergenekon ya da KCK sanıklarını etkilemeyecek. CMK'nın örgütlü suçları içeren 250. maddesi, uyuşturucu ticareti, devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak, düşmanla işbirliği yapmak, anayasayı ihlal, hükümete karşı suç, , savaş zamanında emirlere uymama, devletin güvenliğine ilişkin belgeleri yok etmek' gibi suçları kapsıyor.
 
RADİKAL
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol