12 Şubat 2014 Çarşamba 22:50
Aziz Yıldırım, '17 Aralık bir operasyondur'

Yıldırım'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

 

 

"Yargıtay başsavcılığında bizim dilekçemiz vardı. O inceleniyor. İtiraz dilekçesi. Şu anda kamuoyu gibi biz de bekliyoruz. Ben de bekliyorum. Çok da önemli değil benim hapiste yatmam. Önemli olan Türkiye'nin durumu. Biz hapisten korkmuyoruz. Biz dava adamıyız. 1 yıl yattım. 2 sene 4 ay gibi bir şey daha yatacağım. Doğal bir süreç. Eğer suçsuz olduğunuzu kabul ediyorsanız, insanların vicdanında yeniden yargılanırsınız. Mühim olan benim insanların vicdanında temiz olmam."

 

"İktidar yanlış yaptı. Adil yargılanmayı yaparken usulüne ve kanuna göre yapılmalı. Benim resimlerimi çektiler hapishanede. Bir algı oluşturuldu. Kanun, hakim, savcı eldeki belgelere göre yargılamalı. Gizlilik kalktıktan sonra herkes öğrenecek. Gizlilik varken internet sayfalarından öğrendik suçlu olduğumuzu. Suç var veya yok o ayrı bir konu. Mahkeme gerekeni yapar. Rejimi sıkıntıya soktuk. Bütün partiler şikayetçi. AKP, CHP, MHP, BDP şikayetçi. Bunu çözmek hükümetin görevi. Yeniden adil yargılanma yaparak bu insanların suçlu olup olmadığını ortaya koyacaklar. Ben yatmayı göze aldım. Kamuoyu öğrensin. O insanlara yazık. İnsanlar kanserden ölüyor içeride."

 

"Şike davası olmasaydı da hedef olurdum. Şamil Tayyar benim Ergenekon'un kasası olduğumu yazdı ve söyledi. Beni Ergenekon'a bağlamak istiyorlardı ama başaramadılar. Askerle benim bir ilişkim vardı sandılar. Halbuki bizim ortak noktamız Fenerbahçe. İhaleler aldı Aziz Yıldırım, silah sattı dediler. Ben Nato mütehattitiyim. Yol yaptım. Türkiye'nin bir özelliği var her şey sansasyon."

 

"17 Aralık'ta yapılan bir operasyondur. Ülkenin genel durumu üzerinde kendimizi odaklıyoruz. Bugün Ergenekon, Balyoz, Oda TV, Cübbeli Ahmet davası... Yani özel mahkemelerde yargılananların hukuksuz yargılandıklarını beyan ediyoruz. 17 Aralık'ta yapılan bu hadiseyi kınıyoruz. Aynı zamanda Fetullah Hoca'nın ses kayıtlarının yayınlanmasını da tasvip etmiyoruz. Bu da bir operasyon. Kanuna göre gereken yapılacak."

 

"Emenike'nin parası görüntülü dediler. Bir şey çıkmadı. Biz görmedik bugüne kadar. Siyah çanta var dediler. 'Bizde Emenike'nin paralarının görüntüleri var' dediler, 'Sivas'ta görüntü var' dediler; yok. Buca maçında şike olduğunu biliyoruz dediler, iddianameye bile girmedi. Bunları ne zaman öğreneceğiz, iddianame açıklandığı zaman. Herkesi itibarsızlaştırma hareketiyle içeriye aldılar ve tutukladılar."

 

Asbaşkan Deniz Tolga Aytöre de yeniden yargılanmanın yerine adil yargılanma kavramını konuştuklarını söyledi. Aytöre, "Başka bir mahkemeye gittiniz. Neyle yollayacaklar sizi, özel yetkili savcıların belgeleriyle. Yani polis fezlekeleriyle. Biz o fezlekeler sonucu UEFA'ya gittik. Daha savunması alınmamış insanı örgüt lideri olarak lanse edemezsiniz. Algı açısından 4 Temmuz'da her şey zaten bitti. 17 Aralık'ta da aynı şey oldu. Biz şikeden ve haksız çıkar örgütü olmaktan suçlandık. Bunları görüleceği yer, 6222'ye dönerseniz cebir ve şiddet yoksa özel mahkemeler bunun yeri değil. Özel Yetkili Mahkemeler'e bunu gitmesi için cebir ve şiddet olması gerekir. Silahlı suç örgütünden 2 şeyi sağlıyorsunuz. Hukuka aykırı dinlemeler için gerekli mahkemeleri yönlendiriyorsunuz. Meşhur dinleme kararları nasıl başlıyor. Aziz Yıldırım, Mahmut Özgener ile telefon görüşmesi yapıyor. Mahmut Özgener ile Olgun Peker'in ne ilgisi var. Olgun Peker Mahmut Özgener'i bir transfer için arıyor. Aziz Yıldırım, Mahmut Özgener'i, Peker de Özgener'i arıyor. Öyleyse bunlar örgüt diye bir sonuca varılıyor. Biz bunlar için yargılanıyoruz" diye konuştu.

Son Güncelleme: 12.02.2014 22:54
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol