15 Ağustos 2013 Perşembe 23:42
AZALMAK

Öğlen saatlaerinde çalan telefonumun ekranında yazan isim sarsıcıydı. Kısa süre önce ölen bir yakınım arıyordu.

Şaşırdığımı söyleyecek değilim. Bana bir sözümü anımsatan bu aramanın kendisiydi aslında sarsıcı olan...

Ölen yakınımın eşi arıyordu. Babasının cenazesine bile katılamayan oğlunun cezaevinde sahipsiz kaldığını ve kimsenin ilgilenmediğini söylüyordu ağlayarak.

Öldüğünde içimde hissettiğim azalma duygusunu yazmak istemiştim. Ama haftalardır ihmal ettiğim bu sözümü anımsatmıştı bana, bugün öğlen sırasında arayıp azaldığının farkında olarak ağlayan bir anne ve geride kalan bir eşin telefonu...

Akşam bir dost sohbetinde yıllar sonra köyüne gittiğinde, çocukluğunda koş koş bitmeyen ilkokul koridorunun, aslında iki adımlık bir mesafe olduğunu farkedip çok şaşırdığını söyledi dostun biri...

***

Erteleyemezdim artık.

Çocukken ne çoktuk, evimiz ne kadar büyüktü. Yollarımız ne kadar uzun, dağlarımız ne kadar çıkılmaz, gurbetlerimiz ne kadar ulaşılmaz ve hayallerimiz ne kadar masumdu...

Evin yanıbaşındaki orman balta girmemiş Afrika ormanı, dere ürkütücü ve azgındı.

Lazut harmanları mahşeri kalabalıklardı, kızlı erkekli onbeş kişilik...

Atma türküler büyülü, masallar bitmeyen uzunlukta...

Mahallemiz çok kalabalık, köy uçsuz bucaksıztı. Kasabanın adını bilirdik yalnızca.

Dünya hayallerimize girmemişti daha. Evrende hesaba dahil olmasak ta, tanrının özel olarak yarattığı çok önemli çocuklardık her birimiz.

Hele bir büyüyelim de...

***

Büyüdük.

Büyüdük, evimiz küçüldü önce...

Büyüdük. Kızıl ağaç kısaldı. Minarenin boyu, yaylaya, kasabaya, Istanbul'a ve Çinimaçine giden yollar kısaldı sonra.

Kentler küçüldü, gemiler, trenler ve otobüsler...

Dünyamız, dünyanız, dünyalar küçüldü küçüldükçe.

Büyüdük ve sığmaz olduk hiçbir yere.

Ve ilkin en hızlı koşanlarımız düştü...

Kızamıktan, koleradan, kanserden ve açlıktan öldük milyonlarca...

Savaşlarda, zındanlarda, pusularda, sokak ortasında ve dağ başlarında vurulduk.

Bir ölür bin geliriz sandık, binler için ölümü karşıladık karanfillerle...

Şimdi yabancı bir evrende gibiyiz onyıllardır yaşadığımız semtlerde.

Biz ne saf çocuklardık...

Azaldıkça azaldık...

Büyümenin sonu azalmakmış.

Öğrendik.

Az olan taraftayız hala...

Ve azalıyoruz...

 

Son Güncelleme: 15.08.2013 23:45
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol