30 Mayıs 2013 Perşembe 16:34
AVUKATLIK KAMPI'na DEKAN'dan ve Ceza Profesörün'den Destek

AVUKATLIK KAMPI Türkiye de ilk kez gerçekleşecek, fakat dünyanın birçok ülkesinde bu uygulama yapılmaktadır. Türkiye’deki hukukçular için “AVUKATLIK KAMPI ’ yepyeni bir fırsat olacak. AVUKATLIK KAMPI üzerine Bahçeşehir Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Ayşe NUHOĞLU ve Bahçeşehir Üniversitesi Ceza Hukuku Hocası Prof. Dr. Feridun YENİSEY ile görüştük.

Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşe Nuhoğlu

Nuhoğlu genç bir profesör, genç bir dekan. Görüşmeye giderken böylesi genç ve hoşsohbet bir dekanla karışılacağımı düşünmemiştim. Şaşırdım, mutlu oldum.! Nuhoğlu; “Avukatlık Kampı” projesinın  genç avukatlar için çok iyi bir uygulama olduğunu ve bu kampı desteklediğini" söyledi.

Ayşe Nuhoğlu Avukatlık Kampı için şunları söyledi;

"Biz hukuk fakültelerinde öğrencilerle genellikle teorik ağırlıklı ders veriyoruz. Pratik ders yapmaya da çalışıyoruz. Fakültemizde ders veren ve uygulamanın içinde olan avukatlar, hâkimler var, ve onlar uygulamayı anlatıyorlar, ama bir de öğrencinin gerçekten bir dilekçe yazması, olayı tartışması, mahkeme huzurundaymış gibi davranması, bunları yoğun bir şekilde yapması var. Biz üniversitede haftada bir saat uygulamalı derslerimizi yapıyoruz. Ceza Hukuk, Medeni Hukuk vb.. Ancak burada hoca hafta da bir saat bu uygulamalı dersi veriyor ve öğrenciler bir dilekçe yazmaya başladıklarında ancak ertesi hafta dilekçeyi biterebiliyorlar. Ama Avukatlık Kampında böyle olmayacak. Yoğun bir şekilde dilekçe yazacaklar, yazdıkları dilekçeleri eğitim kampında bulunan üstat avukatlar kontrol edecekler. Bu bakımdan çok faydalı olacak. Öğrenciler üniversite’de öğrenmiş oldukları teorik bilgileri pekiştirmiş olacaklar. Bir nevi avukatlık stajında yapılanların bir kısmını bu kampta görmüş olacaklar. Bu yıl ki kamp sadece özel hukuka ilişkin. Bu kamptan sonra önümüzdeki yıl diğer alanlarda da bir den fazla kamplar düzenlenecektir diye düşünüyorum".  

Kamp sadece öğrenciler için değil, özellikle genç avukatlar, mesleğe yeni başlamış olan avukatlar da bu kampa katılabiliyorlar. Diğer üniversitelerin öğrencilerine de açık bir kamp. Tabi öğrenciler içerisinde bu kampı daha çok son sınıf öğrencilerine tavsiye edebiliyoruz. 1.ve 2. Sınıf öğrencileri bizim katılmamız faydalı olur mu diye soruyorlar?  Faydası mutlaka olur ama teorisini görmeden uygulamayı görmek var, bir de teorisini görüp üzerine uygulamayı görmek var. Teorisini görmüş olsa daha yararlı olur. "Avukatlık Kampı" Son sınıf öğrencileri, stajyerler, yeni mezunlar, için çok faydalı bir kamp olacaktır.

Avukatlık Kampı'nda kâr amacı güdülmüyor. Burada ki amaç tamamen avukatlık mesleğini yapmak isteyenlere hukuk fakültelerinde yeteri kadar görmedikleri uygulamayı öğretmek, bilgileri pekiştirmek ve onları tam alamıyla avukatlığa hazırlamaktır. Eğitimi de dışarıdan üstat avukatlar verecekler ”dedi.

Sayın Ayşe Nuhooğlu'nu ziyaret etmişken kamp harici güncel birkaç soru da sormak istedim;

Yeşim TURAN; Çok sayıda açılmış olan Hukuk Fakülteleri hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyiz?

Prof. Dr. Ayşe Nuhoğlu; Evet haklısınız. Biz çeşitli toplantılar için Türkiye’deki birçok baroyu ziyaret ediyoruz, baroların hepsi bu konuda  şikayetiçi!  "Çok fazla avukat var, ve kalite düşüyor" diyorlar Biz buradaki eğitim kurumumuzda kaliteyi yüksek tutmaya çalışıyoruz ama diğer fakültelerde ki hoca sayısı nedir? Hoca var mıdır? Bunu sadece vakıf üniversiteleri için söylemiyorum. Devlet üniversiteleri de olabilir. Kimler ders veriyor? Dersler boş mu geçiyor? Bunları bilemiyoruz. Hukukta gerçekten öğrenciyi ne kadar zorlarsanız, öğrenci o kadar çalışıyor. Zorlamazsanız, çalışmıyor. Bu yüzden avukatlık sınavının gelmesi gerekiyor".

Avukatlık mesleği hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Ben avukatlık yapmıyorum. Hiç cübbe giymedim diyebilirim. Ancak hukuki danışmanlık, bilirkişi gibi çalışmalarımla uygulamayı biliyorum. Bir de barolara konferanslara gidiyoruz, belki teorik bilgi anlatıyoruz ama avukatlar bir soru soruyor, bu soru uygulamanın içinden oluyor. Böylelikle uygulamayı da görmüş oluyoruz. Hukukçuluk güzel bir şey. Ama avukatlığı da rutine bindirmemek lazım. Mesela bir dilekçe nasıl yazılır! Dilekçeler format şeklinde olmamalı, Copy-Paste şeklinde olmamalı. Böyle avukatlık olmaz. Avukat dilekçeyi yazıyorsa, kitapları açıp onlardan alıntı yaparak yazması lazım ki bunu yapan avukatlar var. Böyle dilekçeleri görüyorum. Hâkimler ve Savcılar meslek içi eğitimlerle kendileri çok iyi geliştiriyorlar. Çünkü Bakanlık meslek içi eğitim düzenliyor ve katılmak zorundalar. Avukatlar aynı şekilde bu kadar disiplinli çalışıyor mu onu bilemiyorum. Kendilerini yetiştiriyorlar mı bilemiyorum. Çünkü sürekli mevzuat değişiyor. Eski kıdemli avukatların dahi bu değişen mevzuat karşısında kendini yetiştirmeleri, sürekli okumaları ve yeniden öğrenmeleri ve tartışması gerekiyor. Meslek içi eğitim avukatlıkta da çok önemli.

Hukuk öğrencilerine tavsiyeleriniz neler olabilir;

Çok okusunlar, çok okusunlar. Eğitime her zaman açık olsunlar. Ezberlemesinler. Hukuk Fakültesi ezber değildir. Ben sınavlarımı kanun açık yapıyorum. Kanunu ezberlemesinler. Önemli olan kanunu ezberlemek değil, ben bu sorunun cevabını kanunun neresinde bulabilirim ve bu kanunu ben nasıl yorumlayacağım. Önemli olan bunu bilmektir. İyi yorumlayabilmek için, çeşitli bakış açıları ile bakabilmek için de çok okuması lazım. Bir kitap okunursa sadece oradaki görüşlere sahip olunur. Hukukta 2+2 eşittir 4 değil. Bu yüzden benim hukuk öğrencilerine tavsiye edebileceğim farklı farklı çok kitaplar okunmalarıdır. Bir de şimdi fotokopi kâğıtlarından ders çalışıyorlar, bu şekilde bir okuma ile sadece dersi geçer, ama hukukçu olamazlar. Bu da adaletin kalitesini düşürür.

Son olarak avukatlık Kampı hakkında söyleyecekleriniz?

Kamp çok faydalı olacaktır. 4 gün çok yoğun bir şekilde hukukun içerisinde olmak insani ilişkileri de, sosyal ilişkileri de güçlendirecektir. İnsanlar bir araya geldiği zaman mesleğin sorunlarını da konuşacaklardır ve kendi aralarında orada eksikliklerini göreceklerdir. Kamp bu bakımdan her halükarda faydalı olacaktır. Bir de hukuk eğitimi için söylemek istediğim bir şey daha var, evet çok okusunlar ama bugün artık sadece Türkçe ile hukuk mesleğini icra etmek zor. En azından bir tane yabancı dil öğrenirlerse, New York Baro Sınavlarına girebilirler. Bunun için en önemli şey yabancı dile çok iyi hâkim olmak. Çok fazla hukuk fakültesi ve çok fazla mezun olduğundan arada farklılaşabilmesi için bir yabancı dilin çok iyi bilinmesi lazım. O dilde, savunma yapabilecek, dilekçe yazabilecek kadar, o dildeki kanunu okuyup yorumlayabilecek kadar iyi bir hukuk bilirse farklılaşır. 


Bahçeşehir Üniversitesi Ceza Hukukçusu Prof. Dr Feridun Yenisey’in “Avukatlık Kampı” hakkındaki görüşleri ise şöyle;  

“2 hafta önce Arnavutköy polis okuluna gittik. Polisler, durum eğitimi diye bir eğitim başlatmışlar. Bir olay gerçekleştiriyorlar, yine polis adayları oynuyor bu eğitimde. 3 ağırlık derecesi var eğitimde. Basit olanında şüpheli direnmiyor. Orta derecede direniyor, ağır derece de ise şüpheli saldırıyor. Ve buna göre de polis nasıl olaylara müdahale edecek diye bir senaryo düzenlemiş. Bizim öğrencilerimiz oldukça etkilendiler. Bu konuyu anlattım çünkü gerçek bir hayatın talebe iken yaşanması gerekiyor. Ve bunu polisler yapmışlar. Bizim de öğrencilerimiz “avukatlık kampı” ile bunun gibi bir eğitim programı düzenlediler.

Biz öğrencilerimize bu uygulamalı eğitimi veremiyoruz, bu yüzden kendi talebelerimiz bunun bilince vardılar ve bu şekilde çok faydalı olabilecek bir avukatlık kampı düzenlediler. Ve biz de bu kampı destekliyoruz. Gerçekten fakülteden mezun olan bir kişi, gerçek dünya hayatına atılıyor. Fakat atıldığı dünya hayatında, kendisini kalemde ne beklediği, mahkemede ne beklediği konusunda bilgisi yok. Bunları öğrenmesi gerek. Bunları biz öğretmiyoruz. Bu nedenle Avukatlık Kampı’nı düzenleyen öğrencileri kutluyorum. Amerikan hukuku böyle çalışıyor mesela. Amerikan hukuk fakültesinden mezun olduğu vakit, avukatlık formasyonu almış oluyor. Konuşmasını biliyor, dilekçe yazmasını, nerede ne yapılması gerektiğini ve hatta yemek yeme dersleri alıyorlar. Çok lüks mekânlarda yemek yeme dersleri alıyorlar. Bunlar birer ders olarak veriliyor.  

Bu yüzden bizim öğrencilerimizin de düşünmüş oldukları bu eğitim dünya hayatına hazırlanılması için büyük bir girişim ve bende bu kampı destekliyorum, yardımlarım da oluyor. Eğitime adliyede kalemde çalışan kişiler gelecek, hâkim ve avukatlar gelecek”.

Çok sayıda açılan Hukuk Fakülteleri hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyiz?

Her açılan hukuk fakültesi zaman içerisinde kendisini toplar. İlk başta İstanbul Hukuk Fakültesi vardı. Ankara hukuk açıldığı vakit “ahh ne oluyoruz dedik” yine ardında İzmir açıldı ve yine aynı tepki verildi. Ama bugün ikisi de çok iyi kurumlardır. Diyarbakır için birçok şey söylendi, hâlbuki bugün en iyi bürokratlar Diyarbakır’dan çıkıyor. Önemli olan iyi bir eğitim vermek, hukuk fakültelerinin öğrencilere hukuk formasyonu bir şekilde vermesi gerekiyor. Sırf avukatlık öğretsin de demiyorum. Hukuk bilimini vermesini, temel prensiplerin verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ama yetenek olarak avukatlığı da vermesi gerekiyor, öğrenci mezun olduğunda yapar ya da yapmaz. Biz öğrencilerimizin mezun olduklarında dünya hukukçusu olmalarını istiyoruz. Bunun için biz de yurt dışı etkinlikler yapıyoruz.  Çok iyi İngilizce bilen hukukçulara ihtiyacımız var.

Avukatlık Sınavı hakkında görüşlerin sorduğumuz Prof. Dr. Feridun Yenisey; sınavın kesinlikle olması gerektiğini ancak bunun avukatlık sınavı değil de  hukukçuluk sınavı olması gerektiğini vurguladı. “Hangi hukukçu olursa olsun hepsinin sınavdan geçmesi gerekiyor, ondan sonra ancak diplomasının geçerli olmalı. Hatta mevcut hukukçuların da bu sınavdan geçmesi gerek diye düşünüyorum. Çünkü birçok kanun değişti. Bizim mezun olduğumuz zaman ki mevzuatın birçoğu değişti” dedi.  

Hukuk öğrencilerine tavsiyeleriniz neler olabilir;

Dünya hukukçusu olsunlar derim. Hukuk globalleşti. Evrensel hukuk her yerde geçerli. Evrensel bir bakış açısıyla, bütün dünyaya açık , bütün sorunları gören geniş açılı bir hukukçu olmak gerekiyor.

ADALETBİZ/YEŞİM TURAN

EĞİTİM İÇERİĞİ:

Avukatlık Mesleği Nasıl Yapılamalı, Nelere Dikkat Edilmeli

Dava Dilekçesi Nasıl Yazılır? ( Uygulamalı Dilekçe Yazımı )

Sözleşme Nasıl Yazılır? (Uygulamalı Sözleşme Yazımı)

Yeni HMK Ve Avukatlık Mesleğine Dair Düzenlemeler
Avukatlık Sözleşmesi Örnekleri
İhtarname Hazırlanması ( Uygulamalı İhtarname Yazımı )
Simülasyon Dava Çalışması ( Gerçek Hakim Eşliğinde )
Ön İnceleme / Tahkikat Aşaması / Yargı Kararının Kesinleşme Evresi
Dava Sürecinin Grup Çalışmalarıyla Gösterilmesi.
İlamlı Ve İlamsız İcra Dosyası Hazırlama ( İcra Takip Aşamaları )
Tecrübeli Avukatlarla Söyleşi

İstanbul Barosu Ve Diğer Anlaşmalı Baro Üyeleri İçin: 900 TL (Ön Kayıt Ücreti: 400 TL )

Stajyer Avukatlar Ve Hukuk Öğrencileri İçin : 850 TL (Ön Kayıt Ücreti :350 TL )

Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Öğrencileri İçin : 750 TL (Ön Kayıt Ücreti 350 TL )

 

Ön Kayıt Ücretleri Ek bir ücret olmayıp toplam ücrete dahildir. Depozito şeklinde düşünülmelidir.

Avukatlık Kampı Katılımcılarının ekstra bir harcama yapmaması için herşey dahil bir paket hazırlanmış

 

Ücrete dahil olacak hizmetler;
Eğitim
Konaklama
3 Öğün Yemek
Coffee Break ( Sınırsız )
Eğitim Materyalleri ( Eğitim Set Dosyası + Kanun)
Transfer Hizmeti (Üsküdar -Şile )
Eğlence Aktiviteleri (Sinema Gösterimi + Şile Gezisi)
2 Sertifika dahildir. ( İngilizce ve Türkçe )

BU FAYDALI “AVUKATLIK KAMPI"NA DAHİL OLMAK VE SİZDE MESLEĞİNİZE BİR ADIM ÖNDE BAŞLAMAK İSTİYORSANIZ AŞAĞIDAKİ İLETİŞİM BİLGİLERİNE ULAŞIN.

AVUKATLIK KAMPI BAŞVURU FORMU İÇİN TIKLAYINIZ. Başvuru Formunu doldurduktan sonra

info@globalb.com.tr adresine mail atınız.

KAYIT İLETİŞİM :

SİMA BAKTAŞ : 0532 400 73 81

AV. AYŞE DENİZ ÇAKIR : 0530 827 27 69

Mail : info@globalb.com.tr

Daha detaylı bilgi için

www.globalb.com.tr ve www.youth-agenda.org adreslerini ziyaret ediniz.



 

Son Güncelleme: 23.10.2013 17:30
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol