28 Mart 2013 Perşembe 13:02
Avukat “türbanlı” girince duruşma ertelendi

yargılamayı erteledi.

Ankara 2. Aile Mahkemesi'ndeki boşanma davasına Zübeyde Kamalak ile karşı taraf avukatı katıldı.
Hakim İlhan Kadıoğlu, Zübeyde Kamalak'ın türbanlı duruşmaya girdiğini tutanağa yazdırdı.

Duruşmada söz alan Zübeyde Kamalak, Danıştay 8. Dairesi'nin, Türkiye Barolar Birliği'nin (TBB) türbanlı avukatların “başı açık” görev yapmalarına dair düzenlemesinin yürütmesini durdurduğunu hatırlatarak, TBB'nin de 71 baroya gönderdiği genelge kapsamında duruşmalara kabul edilmesi gerektiğini söyledi.

Hakim Kadıoğlu, duruşmaya son vererek, “Danıştay 8. Dairesi, avukatların 'başı açık' görev yapmalarına dair düzenlemenin yürütmesini durdurmuş olsa da avukatların meslek kuralları ve kamu hizmeti yapmaları nedeniyle yargılamalara türbanlı giremeyecekleri” gerekçesiyle duruşmayı erteledi.

“Hakimler uymalı”

Zübeyde Kamalak, duruşma sonrasında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, başı açık bir kadının boşanma davasına baktığını, ancak hakimin tavrının kendisini de müvekkilini de mağdur ettiğini söyledi.

Adalet Bakanlığı'nın konuyla ilgili soruşturma başlatması gerektiğini ifade eden Kamalak, Danıştay'ın avukatların duruşmalara “başları açık” girme şartını iptal kararının açık olduğunu kaydetti.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak da Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Hukuk devletini, hukuk devleti yapan temel özellik, mahkeme kararlarına uyulmasıdır. Eğer bir ülkede mahkeme kararlarına uyulmuyorsa orada hukuk devleti yok demektir. Çünkü hukukun uygulanıp uygulanmadığını maddi ve objektif olarak gösterecek merci mahkemelerdir. Bu sebepledir ki Anayasamızın 138. maddesinin son fıkrasına göre yasama ve yürütme organları yargı kararlarına uymak zorundadır. İdare, yargı kararlarını geciktirmeksizin ve aynen uygulamak mecburiyetindedir. Buna uyması gereken hakimlerdir, çünkü ortada bir mahkeme kararı vardır.”

Her türlü hakkı saklıdır.

HÜRRİYET

Son Güncelleme: 29.03.2013 10:23
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Av. İ. Güneş Gürseler 4 yıl önce

AVUKAT CÜBBESİNİN ANLAMI KALDI MI?
5 Şubat 2013, Av. İ. Güneş GÜRSELER
, Av. İ. Güneş GÜRSELER

Danıştay 8. Dairesi’nin; Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 20. maddesinde yer alan "başları açık" ibaresinin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin oy çokluğu ile aldığı kararı, insanımızın son yıllarda yaşadığı, kendisini, Müslümanlığını davranışları ile de ilan etme zorunda hissetme sürecinin bir aşaması olarak görüyorum.
Diğer yönlerini sonraya bırakarak kararın iki fiili sonucuna dikkat çekerek meslek örgütlerimize ve meslektaşlarımıza bir soru sormak istiyorum:

Kararın gerekçesinde yer alan; “Nitekim, dayanağı üst hukuk normunda bu konuda herhangi bir kısıtlama ya da engelleme bulunmadığı halde söz konusu maddede yer alan bu belirlemenin, Anayasa ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan çalışma hak ve özgürlüğünün ve yine bu düzenlemelerle güvence altına alınmış olan din ve vicdan özgürlüğüne bağlantılı olarak ihlal edilmesi sonucunu doğuracağı da açıktır.” paragrafı 8. Daire’nin avukatların başları açık olarak mahkemelerde görev yapmaları meslek kuralını din ve vicdan özgürlüğünün ihlali olarak gördüğünü ortaya koymaktadır. Bir diğer ifade ile başları kapalı olarak mahkemelerde görev yapmak isteyen avukatlar inandıkları dinin gereğini yerine getirmiş olacaklardır. Yani mahkemelerde görev yapan avukat inancını simgelemekte ve meslektaşlarından farkını ortaya koymaktadır. Kararın birinci fiili sonucu budur.

İkincisi ise; avukat cübbesini anlamsız kılmasıdır.

Cübbe; “savunma tekeli”nin Baro’ya kayıtlı avukatlar aracılığı ile yerine getirildiğini somut olarak gösterir, savcılık makamı ile savunma makamının ve karar makamının ayrı olduğunu açıkça görünür kılar.

Ayrıca cübbe; giyenin “meslek ahlakı”na bağlılık taahhüdünde bulunduğunun ve meslektaşların eşitliğini kabul ettiğinin simgesidir. Eşitlik ise meslek dışı değerlerin meslektaşlar arasında fark yaratmayacağı iddiasını içerir.

Soru şudur: Avukatlara mahkemede görev yaparken din ve vicdan özgürlüğünü kullanıp başlarını kapatarak inançlarını ilan etme olanağı tanındığına göre, işlevi meslek dışı farklılıkları örtmek olan cüppenin artık bir anlamı kalmış mıdır?4.2.2013

banner177