10 Mart 2011 Perşembe 14:28
Avrupa’dan sert uyarı

Nedim Şener ve Ahmet Şık da rapora girdi Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye’nin demokratik kriterler açısından ayrıntılı bir biçimde eleştirildiği Türkiye raporu genel kurulda oyçokluğuyla kabul edildi. Rapordaki “basın özgürlüğünün kötüye gidişine ilişkin kaygıların” yer aldığı ve “Türk hükümetinin basın özgürlüğü prensiplerine bağlı kalmaya” çağrıldığı paragrafa, “AP’nin, polis ve yargının baskısına maruz kalan Nedim Şener, Ahmet Şık ve diğer gazetecilerin davalarını yakından izlemeye karar verdiği” ifadeleri eklendi.

Davaların inandırıcılığı kayboluyor Raporda, Ergenekon ve Balyoz davalarında ilerleme olmamasından duyulan kaygıya yer verilirken “Daha fazla gazetecinin tutuklanmasının bu davaların inandırıcılığını yitirmesine yol açabileceğine” dikkat çekildi. Türkiye’de gösteri ve örgütlenme özgürlüklerine de saygı duyulmadığı vurgulanan ve polisin öğrencilere yönelik şiddetine dikkat çekilen raporda ayrıca, RTÜK yasasıyla Başbakan’a “yayın durdurma” yetkisi tanınması da eleştirildi.

İlhan Selçuk ve Turhan Selçuk ‘Aydınlanma Bilgeleri’ gecesinde anıldı

Eserleriyle yaşıyorlar

İstanbul Haber Servisi - “Aydınlanmanın bilgeleri: Turhan Selçuk ve İlhan Selçuk kardeşler, önceki gün düzenlenen gecede anıldılar. Turhan Selçuk Sergisinin de açıldığı anma gecesinde Turhan ve İlhan Selçukun yapıtları, kişisel eşyaları ilk kez sergilendi. Cumhuriyet Vakfı İkinci Başkanı Alev Coşkun, İlhan Selçukun Ergenekon soruşturmasında gözaltına alınması, uzun sorgu sürecinin Selçuk kardeşleri yıprattığını belirterek Her iki kardeş aslında son dönem demokrasi mücadelesinde Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Ahmet Taner Kışlalı, Türkan Saylan gibi basın şehidi olarak nitelenmelisi gerekirdedi.

IMOGA Grafik Sanatlar Müzesi ve Cumhuriyet gazetesi işbirliğiyle Üsküdardaki IMOGA Istanbul Modern Sanatlar Müzesinde önceki gün düzenlenenen geceye, Selçuk kardeşlerin kız kardeşi Ülfet Ertel, oğlu Murat Ertel, Turhan Selçukun kızı Aslı Selçuk, eşi Ruhan Selçuk, gazetemiz İmtiyaz Sahibi Orhan Erinç, yazarlarımız Şükran Soner, Erdal Atabek, Prof. Dr. Coşkun Özdemir, çizerimiz Kamil Masaracı ile Prof. Dr. İsa Eşme, sinema sanatçısı Tarık Akan, yazar Arif Keskiner, CHP Parti Meclisi (PM) üyesi Hüseyin Yıldız, eski Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreteri emekli orgeneral Tuncer Kılınç, CHP İstanbul eski İl Başkanı Ali Özcan, gazetemiz İdare Müdürü Hüseyin Gürer ile çok sayıda davetli katıldı.

‘Sorguya dayanamadı

Etkinlikte, Alev Coşkun, yazarlarımız Ali Sirmen ve Miyase İlknur birer konuşma yaptılar. Alev Çoşkun, iki aydınlanmacı, iki Kemalist, iki solcu, ülkenin bölünmez bütünlüğünü, Atatürk ilkelerini savunan iki aydın olan Turhan Selçuk ve İlhan Selçuk kardeşleri anmak için bir araya geldiklerini belirterek, Turhan ve İlhan Selçuku iyi anlayabilmek için önce onların Kemalist, Atatürkçü, aydınlanmacı düşünce ve felsefesini nasıl elde ettiklerine bakılması gerektiğini söyledi. Alev Coşkun, özetle şöyle konuştu:

Selçuk ailesi Kuvayi Milliye ruhunu ve Atatürk sevgisini Yüzbaşı Mehmet Kasım Selçuktan aldı. Anne Hikmet Selçuk ise hümanist, Atatürk devrimlerini, laiklik ilkesini içtenlikle özümsemiş bir kadın. Bu aile yapısı, tarihsel ve sosyolojik temeller İlhan ve Turhan Selçuku hem Atatürke, hem Türk vatanına bağladı, hem ülkenin bütünlüğünü savunmayı gerçekleştirdi, hemde Atatürk ilkelerini, sosyal adalet ve sosyal devlet ilkelerini benimsemelerine yol açtı. İlhan Selçuk 48-50 yıl Cumhuriyet Gazetesinde yazı yazdı. Ne yazık ki son aşamada 85 yıllık nazik vücudu, gerek emniyette gerekse savcılıkta yapılan sorgulamalara dayanamadı. ”

‘Aydınlanmacı aydınlar’

Ali Sirmen ise Selçuk ailesinin Kurtuluş Savaşından geldiğini, Turhan ve İlhan Selçukun ortak noktalarının aydınlanmacı olduğunu vurgulayarak İki kardeş Türkiyede aydınlanmacı aydınlardandı. Türkiyede aydınlanma fikrinin yaygınlaşması için İlhan Selçuk yazılarıyla, Turhan Selçukta çizgileriyle mücadele verdidedi.

Miyase İlknur da konuşmasında, şunları kaydetti: Turhan ve İlhan ağabeyler yalnız, yazın ve çizgide bir numara olmadılar. Adamlıkta, temsil ettikleri aydınlanmacı düşüncede de bir numaraydılar. Bazıları gibi entellektüel birikimlerini, kalemlerini güç odaklarının hizmetine sunup Türkiyenin sayılı varsılları arasında katılır sefa içinde bir yaşam sürebilirlerdi. Ama onlar aydın olmanın sorumluluğu içinde çile çekmeyi yeğlediler. İkisinin de ortak özelliği tevazu, sadelik ve sakinlikleriydi. Yarım yüzyılı aşan bir sürede aydınlanmacı düşüncenin sağ ve sol duyusu oldular, birkaç kuşağın fikri altyapısını şekillendirdiler.

Cumhuriyet

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol