15 Aralık 2012 Cumartesi 00:28
AV. Tülay Ateş “Hukuk Neredesin“
“Marifet hiç ezilmemek bu dünyada
Ama biçimine getirip ezerlerse

Güzel kokmak

Kekik misali

Lavanta çiçeği misali

Fesleğen misali

Itır misali

İsa misali

Yunus misali

Tonguç misali

Nazım  misali.”

B.R.Eyüpoğlu


Biçimine getirip ezilen  ama güzel kokan   iki kadın bu günkü yazımın  konusu. Türkiye’ de PINAR SELEK, İran’da   NASRİN  SOTOUDEH.  İkisi de  zalim düzenlerini kanunları kullanarak  devam  ettirmek isteyen anlayışların  yargı yoluyla yarattıkları hukuk katliamlarından  nasibini almış kadınlar.

 

       İran’da insan hakları   avukatı Nasrin Sotoudeh  aldığı 6 yıllık hapis cezasının infazı için  bulunduğu  Tahran Cezaevinde,  17.ekim 2012 den bu yana açlık grevi yapmaktadır.  Çünkü  ailesi  ile yüzyüze görüşmesine izin verilmemekte,  eşi ve kızına pasaport verilmeyerek seyahat  özgürlüğü engellenmektedir.

 

         Dünyanın her yerinden insan hakları aktivistleri, Nasrin Sotoudeh’e destek vermek için  İranlı  yetkililere imzaladıkları  protesto metinlerini göndermektedirler.

 

        Aşağıdaki  cümleler  Türkiyeli aktivistlerin  5 aralık 2012 gününe kadar imzalayıp İran konsolosluğuna verecekleri ( benimde imzaladığım)  metinden alınmıştır.

 

   NASRİN SOTOUDEH  hak ihlaline uğrayan müvekkillerini savunduğu  için ceza almıştır. “Hukuk devleti özelliği taşıyan her devlette  avukatlar, hakları zedelenen müvekkillerini temsil etme olanağına sahiptir. Bu görevlerini yerine  getiren avukatlar  yaptıkları iş nedeniyle cezalandırılmamalıdır.

 

                   Uluslararası alanda geniş kabul gören ve İran tarafından da benimsenen Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne Dair Temel Prensipleri (1990 Havana Prensipleri), hükümetler tarafından saygı duyulması ve yerine getirilmesi gereken üç çok önemli prensibi şöyle sıralamaktadır:

16. Hükümetler avukatların;

a. Hiçbir baskı, engelleme, taciz veya yolsuz bir müdahaleyle karşılaşmadan her türlü mesleki faaliyeti yerine getirmelerini;

b. Yurt içinde ve yurt dışında serbestçe seyahat etme ve müvekkilleriyle görüşebilmelerini;

c. Kabul görmüş meslek ahlak kurallarına, görevlerine, standartlarına uygun faaliyette bulundukları için kovuşturma veya idari, ekonomik veya başka bir yaptırımla sıkıntı çekmemelerini veya tehditle karşılaşmamalarını sağlar.

17. Avukatlar görevlerini icra etmeleri nedeniyle güvenlikleri tehdit edildiği takdirde, yetkili makamlar tarafından gerekli bir biçimde korunurlar.

18. Avukatlar görevlerini icra etmeleri nedeniyle müvekkilleriyle veya müvekkillerinin davalarıyla özdeşleştirilemezler.

 

       İran’da bu hukuk garabeti olurken Türkiye’de daha büyük hukuksuzluklar oluyor Bunlardan biride PINAR SELEK davası;

         Davanın öyle  uzun  öyle bu kadarına da “ pes yahu” dedirten  bir serüveni var ki... Hukuksuzluklar, haksızlıklar bu davada  zirveye çıkmış adeta. 

 

        1998 yılında İstanbul Mısır  Çarşısı  girişindeki  bir  yiyecek büfesinde de meydana gelen patlamada 7 kişi öldü .  Polis ve adli makamların  olaydan  sonra  hazırladıkları  “olay yeri inceleme  raporunda  bomba bulgusuna  rastlanmamıştır,   bombaya ait herhangi bir parça,madde veya malzemeye  rastlanmamıştır”  denilmesine  rağmen  ( sonrasında dosya da başka teknik raporlarda da  patlamanın nedeninin bomba olmadığı belirtilmiştir)   -bir kişinin  işkence altında alınan   ifadesi  sonucu  ki bu ifade mahkemede rededilmiştir -

 Olay  bombalama olarak nitelendirilip  PINAR  SELEK ‘TE faili yapılmıştır. Uzun yargılamalar sonucunda beraat eden Pınar Selek kararını Yargıtay   “ağırlaştırılmış müebbet hapisle mahkum  edilmesi”  gerektiğinden bahisle  bozmuştur, Mahkeme beraat  kararında direnmiştir, ancak dosya Yargıtay Ceza Genel kuruluna gönderilmeden ( dosyadaki diğer sanıklarla ilgili olarak karar verilmesi süreci beklenirken) karardan 1,5 yıl sonra  mahkeme  direnme kararından vazgeçtiğine dair karar vermiştir.  Hukuka kanunlara açıkça aykırı olan bu karar üstelik  mahkemenin tüm dosya kapsamını bilen  başkanı  izinde iken yeni  hakimler tarafından verilmiştir.  Böylelikle mahkeme    direnme kararından vazgeçip bozmaya uymuştur. Bozmaya uymak demek   sonrasında   Pınar SELEK için ağırlaştırılmış  müebbet hapis cezası verilecek demektir.

 

          Davanın  hukuk ihlalleriyle dolu  öyküsünü  aşağıda ki linkten   avukat Akın Atalay’ın  kaleminden  okuyabilirsiniz.
 http://t24.com.tr/haber/bir-hukuk-garabetinin-oykusu-adan-zye-pinar-selek-davasi/218487

     EY BENİM  ADALETE HASRET  ÜLKEM ;  UMARIM  BİR  GÜN  TÜM  YARGIÇ VE SAVCILAR;  HUKUK ,DEMOKRASİ, ADALET  KAVRAMLARININ   HAKKINI VERİRLER …

 

Av.Tülay Ateş

sonkulis.com


Son Güncelleme: 15.12.2012 00:50
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol