26 Mayıs 2012 Cumartesi 16:09
AV. KANUNUN 58. MADDESİNE KARŞIN GENEL YETKİLİ SAVCI NE YAPIYOR?

"Avukatların, avukatlık ve Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır…"

Ayrıca Bu hüküm çağrı çıkaran Silivri C. Savcısına İstanbul Barosu tarafından yazılı başvuru ile anımsatılmış olmasına karşın, Silivri Cumhuriyet Savcılığı Adalet Bakanlığından izin almaya gerek duymaksızın AVUKATLIK KANUNUNU  görmezden gelerek  soruşturma başlatmış ve İstanbul Barosu Başkanına ve Yönetim Kurulu Üyelerine ihtarlı çağrı göndermiştir.

Kuşkusuz Türkiye Cumhuriyeti bir HUKUK DEVLETİ'dir, burası PATAGONYA DEĞİLDİR. Tüm kurum ve kuruluşlarıyla, yasama, yürütme ve yargı erkleriyle Hukuk devleti olmanın gerekleri yapılmalıdır. Bu gerekleri yapmayanlara karşı da bu ülkenin hukukçularının Hukuka sahip çıkmakta kararlı bulundukları bir eylem biçimi ile gösterilmelidir.

Ancak biz gecikmeden avil  Balyoz Davası sanık avukatları olarak  İstanbul Barosunun yanında olduğumuzu aşağıdaki metin ile duyurmak istiyoruz.

İSTANBUL BAROSU BAŞKAN VE YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE

Savunma Hakkına yapılan saldırılara karşı çıkmanız, Bu konuda yapılan tüm korku telkin ve çabalarına aldırmadan etkin eylem biçimi ile BU SORUNU kamuoyuna mal etmeniz İSTANBUL BAROSUNUN takındığı TARİHSEL REFLEKSİ  bir kez daha yinelemeniz elbette tarihte gerçek yerini alacaktır.

İSTANBUL BAROSU sözcüğün tam anlamıyla yasaların kendilerine verdiği görevi "Eksiksiz" yerine getirmiştir.
Şimdi bunun bedeli ödettirilmek istenmektedir.
Bu nedenle Avukatlık kanununun hükümleri hiçe sayılmakta ve görmezden gelinmektedir.
Silivri Cumhuriyet savcılığı yakında yasanın uygulanması gerektiği konusunda direnç gösteren İstanbul Barosu Başkan ve Üyelerini sabah saat 6'da derdest edip silivriye ifadeye de götürmeyi de deneyecektir.
Böyle bir ayıbın da tarihte yer alması gerekiyorsa yer almalıdır. BİZ İSTANBUL BAROSUNUN BU DURUŞUNU SONUNA DEĞİN DESTEKLİYORUZ. VE DE İSTANBUL BAROSUNUN YANINDAYIZ.

Bu konu salt balyoz davası avukatlarının ve İSTANBUL BAROSU'nin sorunu değil, Tüm Ülke hukukçularının, Hakimlerin, Savcıların, Avukatların ve Başta TBB olmak üzere tüm Baroların sorunudur.  Tüm Hukuk Çevreleri Bu sorunu kendi sorunu gibi görmeli en temel özgürlüklerine el atıldığında ne yapılacaksa onu yapmalıdır.

BİR KEZ DAHA BU HAKLI DİRENİŞİNDE VE HUKUKA SAHİP ÇIKMA, SAVUNMA HAKKINA SAHİP ÇIKMA EYLEMİNDE SORUNUN İÇİNDE OLAN BİZ AVUKATLAR İSTANBUL BAROSUNA TEŞEKKÜRLERİMİZİ SUNUYOR YANINDA OLDUĞUMUZU KAMUOYUNA DURUYURUYORUZ...

BİR GRUP SAVUNMA AVUKATI


--
Av. Hüseyin ERSÖZ

ÜLGEN HUKUK BÜROSU
Üsküdar Cad. Uras İş Merkezi No:18
Kat:5 Daire:11 Kartal - İSTANBUL
Tel      : 0216 374 28 37
Faks   : 0216 353 67 49
www.celalulgen.av.tr
www.huseyinersoz.av.tr

"Başkalarının bilgisiyle bilgin olabilirsiniz ama sadece kendi aklımızla akıllı olabiliriz.(...) Bilgin kendi mutluğunu bulabilen kişidir. (...) Benim yaptığım, bildiklerimi söylemek değil, kendimi öğrenmektir; başkasına değil kendime ders veriyorum. Ama bunları başkalarına anlatmaklada kötü bir iş yapmıyorum: Bana yararı olan bu işin belki başkalarına da yararı olabilir." MONTAIGNE


Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Tahsin Yaşar Öztürk 5 yıl önce

“Balyoz” sanıkları vekili olan bu arkadaşımız,savunmadaki beceriksizliklerini,”savunma hakkımız kısıtlandı” mazereti ile kamufle etmeye çalışmaktadır.Baro yönetim kurulu ise sözde meslektaşların savunma haklarına destek adı altında, darbe sanıklarına destek için yasal olmayan bir eylemde bulunmuştur.Av.K.58 Md.sini lafzı ve ruhunu dahi anlamayan bu arkadaşımızın Baroya verdiği desteğinde hiçbir hukuki anlamı bulunmamaktadır.Gerek eylemini Av.K.76 Md.sine dayandıran Baronun ve gerekse onların savunmasını Av.K.58 Md.sine dayandıran bu meslektaşımızın ilk önce bilmesi gereken kaide,hiçbir kanun madde sinin Anayasaya aykırı olarak anlaşılamıyacağı ve yorumlanamıyacağı ilkesidir.Ceza usul kanununda bir mahkeme salonunda kimlerin hangi sıfatla nerede yer alacakları açıkça yazılıdır.Biz Baronun Silivrideki mahkemnede işgal ettiği mevkiye bir mana veremedik.Bu itibarla savunmalarının da oldukça güç olacağını düşünüyoruz.Bu olayda sadece Baro Başkanının şov merakı yatmak tadır. O kadar.

banner177