11 Haziran 2012 Pazartesi 09:56
'Atatürk ölmedi, öldürüldü'
İstanbul/Cumhuriyet - Yüksel, otopsinin detaylı fotoğraflarını hiç kimseye vermeyeceğini, Atatürk'ün bu fotoğraflarla hatırlanmasını istemediğini ifade etti. Yüksel, otopsiyi doktorlar Akil Muhtar, Mehmet Kamil, Süreyya Hidayet, Nuri Ulusu ve Abravaya Marmaralı'dan oluşan heyetin yaptığını ileri sürerken şu iddialarda bulundu:

Otopsi 12 Kasım'da yapıldı

Habertürk'ün haberine göre; otopsi ve tahnit işlemi 12 Kasım'da yapılmış. Ancak ortada açıklanan bir rapor yok. Otopsi raporunun da devletin arşivinde olabileceğini düşünüyorum ve açıklanmasını istiyorum. Neden halka aydınlatıcı bir bilgi verilmediğini soruyorum. Bu ülkenin kurucusu ölüyor ve 'nasılsa karaciğer sirozu' diye sorgulanmıyor. Atatürkle ilgili gerçekleri bütün Türk vatandaşlarının bilmesini istiyorum.

Otopsi Dolmabahçe'deki yatağında folyo üstünde yapılmış. Çok net değil ama karın bölümünün açıldığı görülüyor. Fotoğrafları otopsiyi yapan doktorlardan birisi çekmiş. Orjinal Atatürk fotoğrafları koleksiyoncusuyum. Elime açıklayamayacağım bir yerden geldi. 1938'de bütün dünyada otopsi yapılıyor ve ölüm nedeni açıklanıyordu. 'Kan almaya cesaret bile edemedik' diyor doktorlar. Fakat fotoğrafları çeken doktorun yazısında bir otopsi olduğu ve bu otopsinin gizli olarak yapıldığı da yazıyor. Çok küçük bir örnek alınarak ölüm nedeni belli olabilir.
 

Zehir gibi ilaçla öldürdüler

Atatürk'ün tedavisinde kullanılan ve zehirli civa içeren Saligran isimli idrar söktürücü ilaçla yavaş yavaş bilinçli bir şekilde öldürüldüğünü iddia ediyorum. Elimdeki fotoğraflardan bu iddiamın doğru olabileceği sonucuna varıyorum.
 

Devlet ortaya çıkarmalı

Bir dönem Fransız doktor geliyor ve Atatürk iyileşme sürecine giriyor. Ancak tedavi eski ekibe tekrar devredilince hastalığı artıyor. İnternette de Atatürk'ün öldürüldüğü yönünde iddialar var. Doğrudur veya yanlıştır bunu devletin ortaya çıkarması lazım.
 

"Anıtmezarda bekçi yatıyor"

Eski DYP Milletvekili Mustafa Kemal Aykurt ise idam edilen eski Başbakan Adnan Menderes'in naaşının anıtmezarda olmadığını, demir bir kafes içinde denize atıldığını iddia etti. İstanbul'daki anıtmezarda bir bekçinin yattığını öne süren ve "Bunun için DNA testi herhalde yeter, iddiamın doğru olup olmadığını kanıtlar" diyen Aykurt, şöyle devam etti: "Bunun görgü şahidi var, şu anda 70 yaşında olan bir şahıs. O gün askermiş ama can korkusuyla açıklama yapamıyor." 

11 Haziran 2012


Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177