24 Ocak 2016 Pazar 14:15
Akademisyenlere 23 ülke ve 160 üniversiteden destek mektubu

23 ülke ve 160 farklı üniversite ve araştırma kurumundan 413 akademisyen 'Barış için Akademisyenler'e destek mektubu yayınladı.

'Kürt illerindeki devlet şiddetinin bitmesini istiyoruz' denilen mektubun imzacıları arasında, Kumble R. Subbaswamy (Massachusetts Üniversitesi – Amherst Rektörü), Daron Acemoğlu, Gilbert Achcar, Philip Arestis, Michael Ash, Peter Diamond (Nobel Ekonomi Odulu sahibi), Trevor Evans, Maureen Freely, Mary Kaldor, Raphie Kaplinsky, Costas Lapavistas, Marc Lavoie, Deirdre Nansen McCloskey, Katherine Newman, Jose Antonio Ocampo, Esra Özyürek, Robert Pollin, Dani Rodrik, Malcolm Sawyer, Lynne Segal, Tom Stanley, Engelbert Stockhammer ve Andrew Watt gibi önemli isimler bulunuyor.

23 ülkeden 413 akademisyenin imzaladığı “Barış için Akademisyenler” için destek mektubunun tam metni:

Türkiye’deki akademisyenlerin imzaladıkları bir bildiriden dolayı, Türkiye Cumhurbaşkanı tarafından başlatılan ve bütün kamu kurumları ile birlikte AKP’nin yakın kontrolündeki medyanın büyük çoğunluğu tarafından benimsenen bir linç kampanyasıyla karşı karşıya kalmalarından, ciddi bir endişe duyuyoruz. Bahsi geçen bildiri, Kürt illerindeki devlet şiddetinin bitmesini ve Türkiye’deki daimi barışı tesis edecek bir yol haritası çizilmesini talep etmektedir.

Türkiye yargısı, Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesi ve Terörle Mücadele Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca "terör örgütü propagandası yapmak" suçuyla akademisyenler hakkında soruşturma başlatmıştır. Ayrıca Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) acil bir toplantı sonucunda, bildiriyi imzalayan akademisyenler hakkında soruşturma başlatma kararı almıştır. Bu soruşturmalar, Türkiye’deki düşünce özgürlüğüne müdahalenin bir başka göstergesidir ve Türkiye devletinin devlet politikalarını eleştiren diğer başka kişileri cezalandırma çabalarıyla uyumludur.

Akademisyenlere karşı eylemlerin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzacıları bir konuşmasında kamuoyuna “vatan haini” olarak takdim etmesi sonrasında gerçekleştiğini kaygıyla belirtmek istiyoruz. Akademisyenlere karşı başlatılan idari ve hukuki soruşturmalar, mevcut iktidarın siyasi amaçları uğruna yasaları istismar ettiğinin bir göstergesidir. Ayrıca akademisyenlere soruşturma açan Yüksek Öğretim Kurulu ve üniversitelerin, akademik özgürlüklere saygı duymadığı açıktır. Yüksek Öğretim Kurulu’nun, geçmişte akademik özgürlüklere yapılan sayısız saldırı sonrasında düzenli olarak aşınan güvenilirliğinin, bu olayda da ciddi anlamda zayıflaması sonucunda, Türkiye üniversiteleriyle işbirliği yapma imkanlarının daha da azalacağından kaygı duymaktayız.

Son olarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imza kampanyasını yabancıların Türkiye’ye müdahale etmesine yönelik bir davet olarak tanımlamaktan çekinmemesi de bizi kaygılandırmaktadır. Bu özellikle kamuoyundaki, Türkiye devletinin Kürtlerle barış görüşmelerinden çekilmesi sonrasında oluşan güvenlikçi kafa yapısını yansıtmakta ve şiddetlendirmektedir. İmza kampanyası bağımsız gözlemcilerin, güvenlik tedbirleri altında içlerinde çocuk ve kadınların da bulunduğu sivillerin hayatlarını kaybettiği Kürt illerini gözlemlemesi çağrısı yapmaktadır. Bunu göz önünde bulundurursak, Cumhurbaşkanı’nın bu kampanyaları dış müdahale olarak değerlendirmesi, demokrasi ve akademik özgürlüklerle bağdaşmaz.

Biz imzacılar olarak, Türkiye’deki meslektaşlarımız ile dayanışma içindeyiz ve Türkiye devletinin bu linç kampanyasını durdurması için çağrıda bulunuyoruz. Ayrıca Türkiye dışındaki bütün devletlerin, medyanın ve diğer kamuoyunun Türkiye’deki özgürlüklerin kısıtlanmasına ve fikirlerin bastırılmasına karşı seslerini yükseltmeleri için çağrıda bulunuyoruz. (Haber Merkezi)

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 24.01.2016 14:15
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177