25 Kasım 2011 Cuma 10:09
7 yılda 4 bin cinayet

Cumhuriyet- Dominikli Patria, Minerva ve Maria Mirabel kardeşler, 25 Kasım 1960’ta ülkedeki Trujilo diktatörlüğünün askerleri tarafından tecavüze uğradılar, işkence gördüler ve vahşi bir şekilde katledildiler. Diktatörlüğe karşı özgürlük mücadelesi veren 3 kız kardeşin katledildiği gün, 1981’de Dominik’te toplanan Latin Amerika Kadın Kurultayı, 1985’te de BM tarafından “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü” ilan edildi. Kadına yönelik şidddet, Türkiye’nin de gerekli yasal düzenlemeler yapılmadığı için bir türlü çözülemeyen sorunlarının başında geliyor. Son 7 yılda Türkiye’de 4 bin 190 kadın öldürüldü, 2 bin 74 kadın tecavüze, 3 bin 320 kadın tacize uğradı. 2011’in ilk sekiz ayında ise 143 kadın, erkekler tarafından katledildi.

Kadın örgütlerinin oluşturduğu İstanbul Feminist Kolektif’in 14 Şubat 2010 Sevgililer Günü’nde “erkeklerin sevgisi günde üç kadın öldürüyor” diyerek başlattığı “Kadın Cinayetlerine İsyandayız” kampanyası devam ediyor ancak talep edilen hiçbir düzenleme henüz yapılmadı.

Kolektif, hükümetin adım atıyor gibi görünse de aslında hiçbir şey yapmadığı görüşünde. AB uyum süreci kapsamında çıkan Belediyeler Yasası’na göre nüfusu 50 bin olan her yerleşim yerine bir sığınmaevi açılması gerekiyordu. Bu yaklaşık 1400 sığınmaevi demek. Türkiye’de ise 11’i İstanbulda olmak üzere toplamda sadece 65 sığınmaevi var.

Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu’nun yapısı da 2012’den itibaren değişecek ve sığınmaevleri il özel idarelerine devredilecek. Bunun, var olan sorunları daha da derinleştireceği belirtiliyor.

Kadınların gözü yasada

Kadın örgütlerinin tepki gösterdiği başka bir gelişme de “Kadın ve Aile Bireylerinin Şiddetten Korunmasına Dair Kanun Tasarı Taslağı”nın hâlâ yasalaşmaması. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın yasa taslağına ilişkin konuları içeren taslak, 200’den fazla kadın örgütünün imzası ile bakana iletildi.

KADER Başkanı Çiğdem Aydın da yasanın uygulanmasının önemini vurgulayarak, “erkek devlet ‘şiddet uygulayanlara şefkat ve anlayış göstermekten’ vazgeçmedikçe hangi yasa çıkarsa çıksın durum değişmeyecek” uyarısını yapıyor.

 

110 TL’ye koruma önlemi

Kadın örgütlerinin üzerinde durduğu diğer bir sorun da yeni Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMUK) ve Ulusal Yargı Ağı Projesi. Yeni düzenlemeler ile her dava için 110 lira asgari gider avansı alınması zorunlu hale getirildi. Adli yardım talebiyle de başvursanız parayı ödemeniz gerekiyor. Aksi takdirde başvurular sisteme alınmıyor. Oysa yürürlükteki 4320 sayılı ailenin korunmasına dair yasa gereğince şiddet mağdurunun koruma tedbiri alabilmesi için hiçbir harç ya da masraf ödemesi gerekmiyor.


Özlem Güvenli 

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol