03 Ekim 2012 Çarşamba 21:36
7 Ekim’de büyük Alevi Mitingi var

Aleviler, bu yağmacı, kindar, ilkel iktidar zihniyetine karşı olan muhalif ve musahip kesimlerle kol kola girerek, Tayyip Erdoğan’ın “mezhep devleti”  hesaplarına, teokratik düzen hülyalarına ve padişahlık rüyalarına “HAYIR” demek üzere, tekrar sokağa çıkıyor. Federasyonlarımız; siyaset dünyasına ve kamuoyuna açık çağrı yapıyor: “kimse yanlış hesap yapmasın, demokrasi, laiklik ve özgürlük yoksa Türkiye olmaz” diyor. Türkiye’nin mağdur ve mazlumlarına, solcu, demokrat, Atatürkçü unsurlarına, “bu gerici karabasanı nasıl def edeceğiz” diyen sivil inisiyatiflere; “gelin 7 Ekim gününü demokrasi şölenine çevirelim” mesajları gönderiyor.  

Aleviler, Tayyip Erdoğan’ın çelişkilerini, ikiyüzlü politikalarını ve yalanlarını deşmek üzere halkımıza dönüyor ve “kendine gel, sömürge olma; padişahlık rüyası görenlere, Yezit’e özenenlere ders ver” diyor. 7 Ekim’de bütün dünyaya, korkak-çıkarcı Türk medyasına, üniversitelere, aydınlara, köşe yazarlarına şu mesajı vermeye hazırlanıyor; “demokrasi, insan hakları ve eşitlik talebimizden asla dönmeyeceğiz!.. İnsanlık sevdasından, Pir Sultan’ın, Yunus’un, Hallacın, Hünkâr’ın yolundan ayrılmayacağız! Tayip’e inat, canımız pahasına kardeşliği savunacağız.  

Biz, çağcıl, demokrat ve insanlık sevdalısıyız… Biz, Türkiye’yiz. Din, dil, ırk farkı gözetmeksizin 73 millete aynı nazarla bakanlarız… Yezid’in politik duruşuna omuz verip, Hz. Hüseyin’in-Kerbala kuzularının yanındaymış gibi görünen- konuşanları lanetle ananlarız… Veysel’in türkülerini çığırıp, büstünü kaldıranları da, Neşet Baba’nın cenazesini çalıp, geçmişine sövenleri bilenleriz. 

Biz, çoğuz; çoğunluğuz!

Unutmayalım; çıkarcılar, dönekler, II. Cumhuriyetçiler, “yetmez ama evetciler”, ülkeyi peşkeş çekenler, Amerikancılar, mandacılar, Ticaniler, Allah’la aldatanlar, Cennet pazarlamacıları, biatçiler, cemaatçiler, demokrasi, laiklik, insanlık düşmanlarının tamamı AKP’de birleşti. Eğer doğruysa, oylarımız ve irademiz çalınmamışsa, bunların toplamı yüzde 50 ediyor… Cenazemizi çalanlar, oylarımızı çalmadılarsa yine de geriye yüzde 50 kalıyor. O halde Tayip’e “git” diyen bizler, nüfusun yüzde 50’siyiz. Aydın, çağdaş, demokrat, solcu ve Atatürkçüyüz…

Tayip Erdoğan demokratmış!? Nüfusun yüzde 50’sini görmeyen, hele de yüzde 30’una, onların inançlarına husumet derecesinde düşmanlık besleyen; Tarık El Haşimi, El Beşiri, Hamid bin Halife El Tani, Halit Meşal ve Barzani gibi malum zevatı ağırlamakta beis görmeyen ve katillere âşık olan birine demokrat demek, her şeyden önce demokrasiye ve insan aklına hakarettir…     

Aleviler, Türkiye’nin geleceğine de, demokrasiye de, kimliklerine, yol ve inançlarına da sahip çıkıyor. Tayip Erdoğan ve biatçiler bu Alevi uyanışını- Rönesans’ını nasıl anlamlandıracağını bilemiyor… Haklarımızı vermek, ibadethanemizi yasallaştırmak, eşit yurttaşlık hukuku tanımak ve ‘sorunu’ çözmek yerine inkâr ediyor, hedef gösteriyor, değerlerimize saldırıyor, cenazelerimizi çalıp camiye götürüyorlar… 

Çağrımız sizedir;

Demokrasi ve özgürlük senin için de yaşamsalsa, gel yüz binler olup Sıhhiye’ye akalım… Hesap ve mantık hatasını ortaya çıkaralım… Yaşamımızın ve geleceğimizin hırsızlarına karşı, hepimiz bir ucundan tutmadan, müdahil olmadan, bunca organize-güçlü bir yapıyla kim, nasıl baş edebilir, nasıl başarıya ulaşır? “Sen yanmazsan ben yanmazsam, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?

Büyük bir heyecan ve şevkle miting hazırlığı yapıyoruz. Onbinlerce afiş, el ilanı, lolipop, bayrak, görevli gömleği, kolluk, pankart, slogan hazırladık, kurumlarımıza gönderdik. Yüzlerce yerel radyodan ve onlarca ulusal tv kanalından tanıtım programlarımız yayınlanıyor. Yüzlerce otobüs tutuldu. Listeler yapıldı, görevliler hazırlandı. Taşra ve Ankara mitinge hazır…

Umutsuzluğa karşı, cumhuriyet, laiklik ve demokratik değerlere düşmanlık besleyen zihniyete karşı mücadelemize katıl, destek ol! 

Sinen, korkan, kabuğuna çekilen, umudunu kaybeden halkımıza yeni bir umut aşılamak için bir araya gelip, hep birlikte öyle bir haykıralım ki, gök kubbe delinsin… Sesimiz, bizi görmemek için gözlerini kör, kulaklarını sağır eden inkârcılara da ulaşsın!  Sadece AKP zihniyetinin değil, bu ülkede Alevilerin, demokratların, solcuların, çağdaş yaşamak ve öyle kalmak isteyenlerin de olduğu görülsün, anlaşılsın.

Bu potansiyel, inanç ve kararlılık ülkemizin dinamizminde mevcut… Yeter ki, o dinamizmi ortaya çıkarmasını bilelim.

Ülkemizle ilgili olan biten her şey, bizi de ilgilendiriyor. Özgür, çağdaş, laik ve demokratik Türkiye’de, kendi değerleriyle yaşamak, hepimizin hakkı...

·    Sorunlarımızı anlatmak, çözümlerimizi haykırmak;

·    Cemevinin ibadethane olduğunu ifade etmek,

·    İlköğretim okullarının imam hatip okuluna çevrilmesini reddetmek,

·    4+4+4 tuzağını lanetlemek,

·    Zorunlu din derslerinin ve Diyanet’in kaldırılmasını istemek,

·    Madımak Oteli “UTANÇ MÜZESİ” olsun demek,

·    Demokrasi ve laiklik talep etmek üzere, 7 Ekim’de Sıhhiye’deyiz.

***

·    Ev işaretlenmelerini,

·    Hilafeti getirmek isteyenleri,

·    Osmanlıcılık ve padişahlık rüyası görenleri,

·    İnsan yakmanın insanlık suçu olmadığına karar veren yargıyı,

·    Suriye’ye örtülü savaş ilan edenleri, protesto edeceğiz.

·    Neşet Ertaş’ın cenazesini elimizden alan mezarlık hırsızlarına “YETER” diyeceğiz.

7 Ekim’de dizi izlemeyin, kahveye de gitmeyin. Unutmayın; hayat memat meselesi…

 

Murtaza Demir

haberinyerin

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol