31 Mayıs 2011 Salı 11:00
1980'in hesabı sormakla biter mi?
RADİKAL - 12 Eylül sabahı tanklar sokaklara çıktığında Türkiye için çok karanlık bir dönem başlıyordu.
1980 öncesinde oluşan kaousun yayılması ve darbe koşullarının oluşmasını sabırla bekleyen ordu çok sert bir şekilde hayata müdahale etti. 12 Eylül’ün bilançosu şöyleydi:
* 650 bin kişi gözaltına alındı. 1 milyon 683 bin kişi fişlendi.
* Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.
* 7 bin kişi için idam cezası istendi.
* 517 kişiye idam cezası verildi.Haklarında idam cezası verilenlerden 50’si asıldı (18 sol görüşlü, 8 sağ görüşlü, 23 adli suçlu, 1’i Asala militanı).
* İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis’e gönderildi.
* 71 bin kişi TCK’nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.
* 98 bin 404 kişi ‘örgüt üyesi olmak’ suçundan yargılandı.
* Başvuru yapan 388 bin kişiye pasaport verilmedi.
* 30 bin kişi ‘sakıncalı’ olduğu için işten atıldı.
* Toplam 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.

Siyasi kaçış
* 30 bin kişi ‘siyasi mülteci’ olarak yurtdışına gitti.
* 937 film ‘sakıncalı’ bulunduğu için yasaklandı.
* 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.
* 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi. 1981’de YÖK kuruldu. Eğitim kurumları üzerinde baskı arttı.
* 400 gazeteci için 4 bin yıl hapis cezası istendi.Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi. 31 gazeteci cezaevine girdi. 300 gazeteci saldırıya uğradı.3 gazeteci silahla öldürüldü.Gazeteler toplam 300 gün yayın yapamadı.
* 13 gazeteye 303 dava açıldı.Askerler tarafından 39 ton gazete ve dergi imha edildi.
* Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi. 171 kişi işkencede öldürüldü.
* 144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü. 14 kişi açlık grevinde öldü. 16 kişi ‘kaçarken’ vuruldu. 95 kişi ‘çatışmada’ öldü. Toplam 73 kişiye ‘doğal ölüm raporu’ verildi. Coğu cezaevlerinde ya da gözaltında 43 kişinin “intihar ettiği” bildirildi.
* 1982 yılında 1961 anayasası yerine yapılan 1982 anayasa pek çok özgürlükleri sınırladı.

‘Asmayalım da...’
1980 darbesinin ardından 9 Ekim 1980 tarihinde Mustafa Pehlivanoğlu ve Necdet Adalı ilk idam edilenler oldu. 17 yaşındaki Erdal Eren’in idam kararı Yargıtay tarafından iki kere iptal edilmesine karşın 13 Aralık 1980’de asılarak idam edildi. Erdal Eren’in idamı ile ilgili darbeden sonra Muş’ta konuşma yapan Kenan Evren “Asmayalım da besleyelim mi” dedi. 12 Eylül darbesinin ardından 18 sol, 8 sağ görüşlü ile 23 adli suçlu v e 1 Asala militanı asılarak idam edildi.

Faili meçhuller
Darbenin ardından sokaklardaki çatışmalarda 95 kişi öldürüldü. 171 kişinin işkenceden öldüğü belirlendi. Onları öldürenlerin hemen hiçbiri belirlenemedi. Son olarak 1981’de Kars’ta öldürülen Cemil Kırbayır olayına Meclis el attı ve Kırbayır’ın işkencede öldüğüne karar vererek olası sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

Diyarbakır cezaevi
Kenan Evren darbeden sonra Kürtleri ‘dağda yaşayan Türkler olarak tanımladı. Diyarbakır Ceaevi’ne konulan Kürt siyasilere ağır işkenceler yapıldı. 20 mahkûm dayaktan öldü. 5 tutuklu açlık grevinde yaşamını yitirdi. 5 tutuklu kendini yaktı.

Partiler kapatıldı, siyasetçiler yasaklı oldu Darbenin ardından bütün siyasi partiler ve sendikalar kapatıldı. Mal- varlıklarına ise el konuldu. Meclis feshedildi. 1987 yılına kadar pek çok isim siyasi yasaklı kaldı. Ecevit, Demirel Hamzakoy, Necmettin Erbakan ise İzmir Uzunada’da bir ay tutuldu. Demirel ve 16 eski siyasetçi Zincirbozan’da 121 gün hapsedildi.

Dünya darbecilerin yakasını hiç bırakmadı
Dünyadaki pek çok ülke darbeyle yıllar sonrada olsa hesaplaştı. Bu konuda en kötü örneklerden biri Türkiye oldu. Dünyadaki bazı darbeyle hesaplaşma örnekleri şöyle:

Arjantin: 1976-1983 arasındaki askeri rejim sona erdiğinde, Devlet Başkanı Raul Alfonsín, 3 cunta hükümetinin 9 lideri hakkında soruşturma emri verdi. Cinayet ve işkence suçlarının yanı sıra, 9 bine yakın kişinin ‘kaybedilmesinden’ sorumlu tutulan sanıkların davası 1985’te sivil mahkemede başlatıldı. Yargılama sonunda, General Jorge Videla ve Amiral Emilio Massera ömür boyu hapse mahkûm edildi. General Roberto Viola 17, Amiral Armando Lambruschini 8, General Orlando Agosti 4.5 yıl hapis cezası aldı. ‘Son diktatör’ Reynaldo Bignone geçen yıl 56 ayrı işkence ve kaçırma suçları nedeniyle 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Şili: Seçilmiş sosyalist lider Salvador Allende’yi 1973’te deviren Augusto Pinochet 1990’a kadar muhalefeti kanla ezdi. Önce Pinochet’nin ömür boyu senatörlük unvanını geri alındı. Suçlamalar ise ‘bunaklığı’ nedeniyle geri çekildi. Temyiz Mahkemesi 2004’te Pinochet’nin sağlığının yerinde olduğuna ve yargılanmasına karar verdi. Yüksek Mahkeme ertesi yıl bu kararı bozdu. Farklı cinayet ve işkence davaları nedeniyle birçok kez yargılanması gündeme gelmesine rağmen 10 Aralık 2006’da ‘mahkûm olmadan’ öldü.

İspanya: 1939-1975 dönemini General Fransisco Franco’nun faşist diktatörlüğü altında geçiren İspanya’nın bu dönemle hesaplaşması 2004’te mümkün olabildi. 1986’da AB’ye üye olunduktan sonra Franco’nun heykellerinin kaldırılması ve adını taşıyan caddelere yeni isimler verilmesi tartışıldı. Esas hesaplaşma 2004’te ‘Frankoizm kurbanlarının anılarını ve şereflerini canlı tutma’ amaçlı komisyon ile yerine getirildi. Komisyon, Franco rejimi sırasında katledilenlerin toplu mezarlarını ortaya çıkardı. 2007 sonunda, ‘iç savaş ve diktatörlük döneminde yargılanan ve şiddete uğrayanların haklarını’ gözeten bir yasa meclisten ve senatodan geçti. Franco rejimiyle hesaplaşmanın sürdüğü 2006’da, Katalonya bölgesinin özerkliğinin artırılması gündeme geldiğinde ‘darbe’ imasında bulunan Kara Kuvvetleri generali Jose Mena Aguado hükümet tarafından görevden alındı.

Yunanistan: Yunan albaylar cuntası, 1967’de Kral 2. Konstantin’in desteğiyli cunta kurdu. Cunta hükümetinin dağılmasının hemen ardından, darbeci subaylar tutuklandı. Cuntanın Başbakanı Georgios Papadopoulos ve 19 cuntacı ‘vatan hainliğiyle’ suçlandı. İdama mahkûm edilen 4 darbecinin cezası ömür boyu hapse çevrildi. Cuntacılar, üniversite öğrencilerinin katledilmesi ve işkence suçlarından da mahkûm oldu. 1990’da hükümetin cuntacılara af getirme girişimi; sosyalist, muhafazakâr ve komünist partilerin işbirliğiyle püskürtüldü.

Radikal
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol