13 Mart 2014 Perşembe 20:51
138 yıllık mahkemeyim böyle dava görmedim

Cinayet alçaklıktır. Ancak çocuk öldürmek cinayetin en alçak halidir.

Çocukların dili, dini, mezhebi hatta günahı yoktur.

Bu ülkede devlet görevlilerinin ihmali ya da kastıyla daha önce de çocuklar öldürüldü. Kiminin katili bulunamadı bile.

Bu kez bir fark var.

Gezi direnişinde 19’luk gençlerimizi öldüren kişi, 14 yaşında çocuğumuzu vurduğunu bu kez kendi ağzıyla itiraf ediyor: Polise emri ben verdim!

Bütün suçlarına Berkin’in tabutuyla bir yenisi daha eklendi.

Sen artık bir “çocuk katilisin”!

Halkın ekmeğini çalan oğulları korudun, ekmek almaya gidenleri alnından vurdun.

Berkin’in gözlerine iyi bak ve seni neyin yeneceğini gör!

ERGENEKON DİVANI

Anayasa Mahkemesi’nin İlker Başbuğ kararı mahkemelerin tahliye dalgasını başlatmakla kalmadı. Bir dizi yeni soruyu da önümüze koydu. İlker Başbuğ hakkında tüm kararları yanlış savcı ve hakimler mi verdi? Başbuğ Yüce Divan’da yeniden mi yargılanacak? En önemlisi diğer sanıklar da Yüce Divan’a gider mi?

1876 yılında hayatımıza giren, “Yüce Divan” üzerine ilk kez böyle karmaşık bir tartışma yaşanacak.

Zira Mahkeme, Başbuğ için Yüce Divan’ı işaret etti. Yargıtay’ın da bunu değerlendirmesini istedi.

İşte asıl mesele bundan sonra başlıyor.

Bir, AYM’nin kararı Başbuğ’u 26 ay içerde tutan yargıçların böyle bir yetkileri olmadığını söylüyor. İki, Başbuğ için Yüce Divan’da yargılamanın yeniden yapılacağını haber veriyor.

Kısacası her şey baştan başlayacak.

Peki, sadece Başbuğ için mi?

Bu konuda iki ana tez var.

BÜTÜN DAVA YÜCE DİVAN'A

İlk tezi savunan hukukçular şunu söylüyor: İlker Başbuğ ile birlikte Ergenekon davasında sadece onunla somut irtibatı olanlar Yüce Divan’a giderler.

İkinci ve daha güçlü tezi savunanlarsa aksi kanaatte. Yalnız Başbuğ’un değil tüm sanıkların Yüce Divan’a gitmesi gerektiğini söylüyorlar. Aynı davada yargılanan sanıkların ikiye bölünerek farklı mahkemelerde yargılanamayacaklarını belirtiyorlar.

Avukat Celal Ülgen, Başbuğ’un başlangıçta Yüce Divan’da yargılanmamasının nedenini “dava ellerinden uçup gidecekti, bu nedenle göz göre göre hukuk ihlali yaptılar” ifadeleriyle açıklıyor. Ülgen, çocuk mahkemeleri dışında sanıkların bir kısmının başka mahkemelerde yargılanmasının kanunda olmadığını söylüyor.

Avukat Hüseyin Ersöz de Ülgen’le aynı fikirde. Rüşvet aldığı iddia edilen ve Yüce Divan’a gönderilen eski Yargıtay 6. Hukuk Dairesi Başkanı Hasan Erdoğan’ın, rüşvet verdiği iddia edilen 15 kişiyle birlikte yargılanmasını hatırlatıyor. Ülgen, bu örneğe Yargıtay’da Savcı İlhan Cihaner’in davasının diğer sanıklarla birlikte görülmesini de ekliyor.

Peki Yargıtay hakimleri, Anayasa Mahkemesi’ni dinlemeyip “Başbuğ doğru yargılandı” der mi?

Yasayı hatırlatarak cevap verelim: “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır”

Türk hukukunu iflas ettiren Ergenekon davası hayatımızdan bir süre daha çıkmayacak gibi. Belki de dava sil baştan olacak. Birbiriyle alakasız sanıklar belki de bu kez Yüce Divan’da buluşacak.

Sadece akla ziyan telefon konuşmaları sebebiyle davada Başbuğ’la ilişkilendirilen ilkokul mezunu Fatma Cengiz’in Yüce Divan’da yargılanma olasılığını düşününce, avukatının sözleri aklıma geliyor: “Müvekkilimin hayatının en itibarlı işi bu davada sanık olmak.”

Barış Terkoğlu / Karşı Gazetesi

Odatv.com

Son Güncelleme: 13.03.2014 20:55
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177