29 Nisan 2012 Pazar 22:37
13 Mart 1969, Meclis tutanağı

Darbeler ve barolar konulu bir yazı üzerinde çalışıyordum. GOOGLE da search yapma gereği duydum. Karşıma 13 Mart 1969 tarihli TBMM'si tutanağı geldi. İlginç bulduğum için yayınlıyorum. O günler ile bugün arasında benzerlikler var. Telefon dinlemeleri o gün de var, bugün de...
İçişleri Bakanı Faruk Sükan konuşuyor, olayların elebaşıları 48 kişinin isimlerini açıklıyor.. Kimler var bu isimler arasında?.. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Celal Doğan, Kazım Kolcuoğlu, adaletbiz yazarı Rahmi Aydın (Ofluoğlu)...
Tutanaktan alıntı
........................................................
  Çirkin Amerikalı insanilik biti. Yabancı üslere hayır, ikili anlaşmalara son. Günün parolası dayanışmalı direnme. Bu seferki tepki 1er de Temmu'idakindeii kat kat üstün olacaktır. Ancak bir şartla, bu defa işçi gençlik dayamşiması kat kat artırılırsa 27 Mayısa ordunun, bir polis, jandarma yedeği olarak kullanılmak gibi keyfî kararlara karsı uyanık durumları ve bütün ilerici güçlerin ve halkçı basının geniş desteği kat kat artırılırsa, böyle olursa g"o hosne, Amerikalı it defol git, haykırışlarım n aynı zamanda bir potansiyel ağırlığı ve eylemci gücü olur» gibi daha 4 şubat, 5 şubat günü, Yakup Demir ismiyle mâruf mahkûm komünist., hain komünist Zdlri Baştımar tarafından verilen dış talimata, uygun olarak aynı sloganlar burada da tekrarlanır. •Sloganlar Alman ya Via aynı, italya'da aynı, Fransa'da aynı, Türkiye'deki her yürüyüşte, biraz evvel arz ettim. Gazi Terbiye Enstitüsünün iki eğrilmeni, ile ilgili yürüyüşte de aynı, TÖS ün yürüyüşünde aynı. Filolarla ilgili olan hareketlere ,'s aynı, hiç alakası olmıyan arazi ve her türlü diğer mevzularîa ilgili olan kanuni yürüyüşlerin içerisinde kullanılan sloganlar da aynı. Denecektir İd, Hükümet ne yapıyor? Arkadaşla,Hükümet olarak yapacağımız, vazifemiz kanunlar dairesinde suç telâkki edilenleri, esbabı mueibeli, izaöılı surette adliyeye tevdi etmektir.

Suç işliysnleri 24 saatten fada tutmak bizim yetkimiz dahilimde değil. Suç, tespit etmek, suç tasni etmek, bisatihl icra olarak bizim vazifemiz olmadığına göre, her halde Türk adliyesinin vazifesini icradan beklemek haksızlık olur. Denecektir ki. atmosfer hazırlansın. Atmosferin de ne olduğu ortada, arz ediyorum, boşlukları ihtiva eden kanunlar. Anayasa nizamımızı korumaya matuf olan kanunlarda bokluklar. var mı, yek mu, Hükümet onun üzerinde çalışmıştır, onu da, getirecek. Ama onu da ipe. sehpaya doğru götürmeye falan lüzum yok, burada bunun münakaşası yapılır. Sonra müesseseler var, Anayasaya aykırı ise, Anayasa Mahkemesi icabını yapar. Ama buraya gelme^fin henüz, yan tevekküllerle, geçmişe ait birçok istidlaller yapmak, tedailerde bulunmak ve ona göre hükme gitmek doğru değildir kanaatindeyim. Şimdi arkadaşlar, bütün bu mâruzâtım içeririnde ve bu vakıalar muvacehesinde şu hakikat, şu netice çıkmaktadır: Türkiye ide bâzı faaliyetler vardır. Türkiye'de aşın sol, Türk cemiyetimi, Türk nizamını bozmak için gayret sarf etmektedir. Kanunların boşluğundan bilistifade hakların ve hürriyetlerin istimalini, suiisltii'ial ötmek suretiyle Türkiye'de anarşist faaliyetlerde bulunulmaktadır. 16 Şubat hâdiselerini bir sol - sağ kavgası gibi, yani solun karşısında sağ imiş gibi, mutlaka bir cephe hareketi gibi mütalâa etmeye imkân yok. İstanbul milletvekillerini işhadederim, son defa, hele 6 Şubat ile 16 Şubat arasında istanbul sokaklarımda şoföründen, simit satıcısından, esnafından münevverine varıncaya kadar herkes bizar olmuştur, huzuru kaçmıştır, istanbul semaları, «Bağımsız Türkiye, sosyalist Türkiye, it Amerika, kepek Amerika, militan polis, Sükan'm kepeği» gibi, «emperyalizm, Amerikan emperyalizmi kahrolsun, go home..» ama ona kargılık Rusya, aleyhinde tek kelime yok. Yani, emperyalizm var ise yalnız Amerikan emperyalizmi mi. .. Eğer hürriyetse işte Çekoslavak hadi- eleri bu millet için ibretâmizdir. Herkes için böyledir. Ama bunlara ait hiçbir şey yok. Bu takriri getiren insanlar her halde bumdan da babsetselerdi daha objektif olurlardı. Emin olun vatandaş boğazına kadar dolmuştur. Arkadaşlar, arz ederim, sureti katiyede Hükümet olarak biz, meşru ve kanun kuvvetinin drmda bir yol aramadık bu güne kadar. İhtiyasamız da yok arkada dar, Kaba kuvvet gös-•t*v i sine tenezzül etmedik. Teşkilâtımız A dan3 ye kadar bejdedir. Bir 'imsu su arz edeyim, Fransa misalini vereyim .: Nar.t er olaylarından sonra Fransız KomüruM Partisi -biliyorsunuz- birleştiler, hakikaten cumhuriyeti, demokrasiyi yıkmaya kastet-•ücv. Kendime geldi De Gaulle referandumun pava etmiyeceğini anlaıdı, seçime gitmeye karar verdi. O kadar çok anarşist hareket oldu ki, talebe hareketlerine 10,5 milyon da işçi karıştı.% 20 den fazla, % 28 e yakın komünist var. ama slavizm tehlikesi yok. Aynı prensiple Devletî, yıkmaya kastetmiş insanları gördü.

Seçime gitti. Seçime gitmeden evvel De Gaulle şunu yaptı: Bu anarşist hareketlerin karşısında M. Meclisi B : 64 14 3 . 1969 O : 1 meşru kuvvetlerin ve vatandaşın da duygularım dile  getirmeyi deşarj ettirmeyi ve ona göre gücünü ortaya koymayı tasarladı ve aşırı solun karşısında olan, anarşist hareketlerin karşısında olan sağcı partileri, herkesi büyük bir mitinge davet etti. Zamanın Başvekili dâhil,. birkaç milyon insan bu anarşist hareketleri ve komünizmi telin etti ve De Gaulle, eskisinden' çok daha büyük farkla iktidarda kaldı. Yani normal, meşru mitinge gitti ve halk bizatihi kendisi Devletin, nizamın ve demokrasinin yanında olduğunu ispat etti. Arkadaşlar, biz bunu yapabilecek güçteyiz. Muhalefet devremizde olduğu gibi, normal mitingler de yapabiliriz, komünizmi de telin edebiliriz, ama büyük kalabalıkları kanalize etmek, büyük kalabalıkların ve toplum pisikolojisinin hangi istikamete gideceğini tâyin etmek zordur. Bütün bunlara rağmen biz bunlardan 'tevakki. ediyoruz. Devletin güçleri kâfi. Vatandaş  meşru yollarla nizamın yanında olduğu müddetçe, ki, Sayın Başbakanımızın da, bizim de her vesileyle söylediğimiz budur; «anarşistlere yüz vermeyin» diyoruz. Din istismarcılığından balhsisdiyorsunuz, ilk defa biz burada söyledik, Sayın Başbakan 1965 seçimleri arefesinde alenen çıktı bağırdı; «dini istismar eden siyasileri kovun» dedi, «dinsizi de kovun» dedi.

İkisini de anarşistini de, istismarcısını da... Din ve vicdan hürriyeti mevzuu, bizim  zamanımızdaki kadar vuzuha hiçbir devirde varmamıştır. İstismarını yapmadık, ama kimlerin ne zaman1 yaptığını da biliyoruz.Şimdi arz etmek istediğim husus şu arkadaşlar, sureti kafiyede Devlet güçleri dışında, kanuni ve meşru yollardan gayri bir yolu her hallûkarda, sureti katiytede, muayyen sıkışık ahvalde dalhi olsa, yoklamak ve onu yanımıza almak katiyen, bizim şimdiye kadarki tatbikatımız içerisinde olmamıştır, olmıyacaktır. Kaba, kuvvet, kaba kuvvetle karşı karşıya gelirse sonu felâkettir, kardeş kanı dökülür. Bunun yeri de burası. Vatandaşı nidama saygılı kılacak, kanunlara itaat edecek konuşmaların, mütalâaların ve fikirlerin buradan serdedilmlesi iktiza öder. Şimdi bu bahse geçmiyeyim, amia bunun aksine burada hâdiseler cereyan etmiştir.

Vatandaşları kanunsuzluklara sevk eden, o istikâmete götürecek tarzda beyanlar olmuştur. O beyanların inikasları Ve tezahürleri olmuştur. O itibarla meseleyi, yalnız iktidarın ve icraanın bir mesuliyeti olarak değil, meseleyi bir Devlet meselesi, Devlet otoritesi ve asayişi meselesi olarak muhaf eletin, hele başta anamühalefet partisinin yapması iktiza eder. O halde nereye gideceğiz? Kanun Devleti, kanunun bütün icabını yapıyor. Kusurlarımız varsa, hukukî  mesnetler getirin, hay hay, onun üzerinde icabeden şekilde biz de hesabımızı verelim veyahut da mesuliyetimizi tekabbül edelim.

Şimdi arkadaşlar, filim hâdisesi... Harun Karadeniz tarafından; yani yetmiş tane anarşist harekete ismi karışan bir zatın çektiği filmi hem şikâyetçi...

ORHAN BİRGİT (istanbul) — Çekinmeyin... İÇİŞLERİ BAKANI FARUK SÜKAN (Delamla)

— Çekinmeyiz Orhan Birgit Bey, çekinmeyiz. Hiçtir şeyden çekinmeyiz, ama vatandaşı huzursuzluğa sevk etmek, vatandaşa anarşiyi öğretmek, televizyonla molotof kokteyllerinin terkibini öğretmek vs onların kullanma yollarını öğretmek, rica ederim, huzur mu getirir memlekete? Bu, vatandaşa arzu edilen sükuneti mi getirir? itimat buyurun, bu duygularla alınmıştır. Değilse, kısıtlamak, tahdidetmek, çekinmek, korkmak; bunlar mümkün değil...

Zaten her şey aleni. Türkiye'de basın hür, çok şükür Parlâmentomuz var, müesseseler hür, her tarzda, her şekilde... ORHAN BİRGİT ' (İstanbul — Telefonlar dinleniyor yalnız... İÇİŞLERİ BAKANI FARUK SÜKAN (Devamla) — Bir tek misal gösteremezler...

ORHAN BİRGİT (İstanbul) — Harun Karadeniz'e oradan istinaidediyorsun... BAŞKAN — Efendim, Meclis müzakerelerinde bu usul yok. Hep aynı şahıstan geliyor, istirham ediyorum...

İÇİŞLERİ BAKANI FARUK SÜKAN (Devamla) — Bir tek misal gösteremezler. Devlet selâmeti bakımından, Devlet nizamı bakımından, millî birlik bakımından, Devlet otoritesi baikımmdan ve millî bütünlüğün bozulmaması bakımından böyle bir şey icabederse ancak mahkeme kararı ile, alâkalı mercilerin kararı ile yapılır. Emniyetin, zabıtanın, bunun dışında dinlenmiş gayrimeşru bir tek hareketini gösteremezsiniz. Yoktur böyle şey, bu kadar sa-— 60 —

M. Meclisi B : 64 14 . 3 . 1969 O : 1 rih konuşuyorum. O itibarla, tamamen vehimlerle, olmamış hâdiseleri varmış gibi, bina ederek itham etmeye kimsenin hakkı yoktur. Rica ederim bu konularda, Devleti alâkadar ©den mülh'im konularda asgari müştereklere varalım, tenkidleri yapalım, ama Devlet nizamını yıkıcı faaMyetlerde ve gayri mesul beyanlarda bulunmak bizatihi Devlet için hayırlı olmaz. Şimdi arkadaşlarım, o 48 kişiyi buraya tescil ettirmek istiyorum:

Ali özgentürk : Çeşitli hareketlerden dolayı takipte.

Bekir Sıtkı Coşkun : İstanbul İktisat Fakültesinde öğrenci, Fikir Kulübü Federasyonu İstanbul Sekreteri. 1 . 11 . 1968 den itibaren çeşitli sokak hareketlerinde ve Anayasa dışı hareketlerin içerisinde. Mahkemeye verilmiş ve bu gibi faaliyetlerin içerisinde bulunan bir zat.

Bogos Mass Kürkçügil : Fikir Kulüpleri Federasyonu ve T. 1. P. üyesi.

Bozkurt Nuhoglu : Fikir Kulüpleri Federasyonu ve T. 1. P. Üyesi.

Zaman kusa olduğu için bunların bütün hâdiselerini okuyup vaktinizi almak istemiyorum.

Cavit Kavak : Devrimci öğrenci Birliği Üyesi.

Celâl Doğan : T. 1. P. üyesi.

Cengiz Güllderen : T. t. P. üyesi.

Cevat Ercisi : T. 1. P. li, Fikir Kulüpleri Federasyonu üyesi.

Cihan Alptekin : Devrimci öğrenci Birliği üyesi. T. 1. P. 1.

Deniz Gezmiş : Fikir Kulübü Üyesi. Devrimci öğrenci Birliği Başkanı. T. i. P. üyesi.

Ertuğrul Günay : Fikir Kulüpleri Üyesi. İstanbul Sekreteri. T. 1. P. Eminönü İlçesine kayıtlı.

Ertuğrul Tığlay : Aynı şekilde anarşist hareketlerin içerisinde, çeşitti anarşist hareketlerin içerisinde.

Harun Karadeniz : Malûm, Fikir Kulüpleri üyesi, T. 1. P. li ve 1968 den itibaren bütün sokak hareketlerinin tertipçisi, teşvikçisi ve en aşağı 10 tane mahkemesi olan bir zat.

Hasan Yalçın : Eski öğrenci Derneği Başkanı çeşitli talebe ve sokak hareketlerinde, kanun dışı hareketlerde bulunmuştur.

Haşmet Atahan : Devrimci öğrenci Birliği mensubu. Bu da T. 1. P. nin yan teşekkülüdür.

Kemal Bingöllü : Malûm, İstanbul üniversitesi Rektörlüğünün işgali ve Temmuz olaylarında boykot ve işgal olaylarının elebaşısıdır.

Mehmet Dinçel : T. 1. P. li.

Mehmet Mehdi Beşpmar : 1968 den itibaren çeşitli hareketlerde bulunmuşutr, T. 1. P. 1.

Mehmet Veysi Sansözen : FKF İstanbul eski Sekreteri. T. 1. P. li.

Mustafa ilker Gürkan : T. 1. P. li, Devrimci öğrenci Birliği kurucularından, Fikir Kulübü üyesi, keza 1968 den itibaren çeşitli olaylarda mahkemeye gitmiştir, suç işlemiştir.

Mustafa Lûtfi Kıyıcı : T. 1. P. li, Devrimci öğrenci Birliği kurucu üyesi.

CEMAL HAKKI SELEK (İzmir) — Sayın Bakan bunlar ne yapmışlar?

İÇİŞLERİ BAKANI FARUK SÜKAN (Devamla)

— 1968 den itibaren ne kadar işgal, boykot, fabrika işgali, üniversite işgali, sokak hareketleri, filo olayları v. s. ne kadar kanunsuz hareket varsa onların elebaşılarından, müşevviklerinden, mürettiplerinden. Ondan dolayı mahkemeye intikal etmiş zevat.

KEMAL NEBİOĞLU (Tekirdağ) — Kaç tanesi mahkûm olmuş Sayın Bakan.

İÇİŞLERİ BAKANI FARUK SÜKAN (Devamla)

— Mahkûm olanlar var, Harun Karadeniz gibi, Deniz Gezmiş gibi olanlar var. Çeşitli suçlardan mahkemeye intikal etmiş zevat.

Mustafa Zülkadiroğlu : Devrimci öğrenci Birliği mensubu, T. i. P. li.

Nabi Yağcı : Fikir Kulüpleri ıSekreterlği mensubu, T. 1. P. li.

Namık Behramoğlu :. T. i. P. li, Fikir Kulübü üyesi, Halk Ozanları Derneği İkinci Başkanı.

1968 olaylarında Behramoğlu'nun bir kardeşinin ismi de burada.

Nihat Emeksiz : T. i. P. li, Fikir Kulübü üyesi.

Nihat Fındıkçı : istanbul Teknik Üniversitesi Fikir Kulübü mensubu,

Osman Saffet Arolat : Çok maruftur, bu da Harun Karadeniz gibi. T. i. P. in çok ateşli elemanlarından.

YUNUS KOÇAK (Konya) — Ne yapmış?.

İÇİŞLERİ BAKANI FARUK SÜKAN (Devamla)

— Derbey Fabrikasının işgalinde, «Türk halkına» başlıkl bildiride, talebe boykot ve işgal olaylarında, sokak hareketlerinin her şekM.

Meclisi B : 64 14 . 3 . 1969 0 :1 linde, istanbul Teknik üniversite olayında, 171 sayılı Kanuna muhalefetten bir misal Sayın Başbakanın Teknik Üniversitesine gittiği zaman orada yaptığı hareketten dolayı takibata uğmyanlardan bir tanesidir. Öcal Okay : T. i. P. Gençlik Teşkilâtı üyesi, öndar Aktosun, Rafael Avido : Teknik Üniversitesi Fikir Kulübü Üyesi,

Rahmi Aydın : Fikir Kulüpleri Federasyonu istanbul Sekreteri,

Rafi Erdem : Türkiye Millî Gençlik Teşkilâtından.

Kâzım Kolcuoğlu : Birkaç tane mahkemeye gitmiş durumu var eski hâdiseler dolayısiyle-.

Rifat Çaldırık, Savaşkan Oral : T. i. P. Kadıköy İlçesi Üyesi,

Salâhattin Okur: Devrimci öğrenci Birliği Kurucusu, Fikir Kulüpleri Federasyonu Üyesi, işsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği Üyesi.

Süleyman Balkan : Keza,

Şevket Açıkelli, Taner Kutlay : Fikir Kulüpleri üyesi.

Taner Mersin, Torygun Eraslan : T. i. P. li,

Turhan Celayir : FKF ve T. i. P. Üyesi,

Ümit Şen : Keza,

Yücel Yaman : FKF Üyesi.

Bunlardan bir kısmını arz ettim. Müsaade ederseniz sloganları da tescil ettirmek istiyorum. Ankara'da İstanbul^da izmir'de çeşitli yerlerdeki mitinglerde : «Amerika, NATO defol», «Amerikan gâvuruna yuh». «Amerikan gâvuru defol». «Amerikan ayısı Morison'un dayısı»,«Amerikan emperyalizmine karşıyız». «Amerikan emperyalistlerini kovalım, sosyalist Türkiye'yi kuralım». «Amerikalı it evine git». «Ağa babaları kim? USA». «Ağa, komprador çocuklarına özel hak verilmez». «İşçi - gençlik, halk - köylü elele». «Geliyoruz, geleceğiz, yakındır ». «Bağımsız Türkiye»  «Sosyalist Türkiye » «Gerçek bağımsız Türkiye» «Bir gün işyeri işgal edilirse sorumlusu Foster'dir.». «Boş olan yerlere tohumlarımızı ekeceğiz.» «Halka dönük eğitim». «Halk ordusu», «İşçi üniversitesi » «Büyük yemin, büyük hesap, büyük seçimn». «Bu bir hak yoludur emek istismarcılarının sonudur.». «Devrim için eğitim». «Demrimciyiz ». «Demokratik millî devrim». «Emekçiler tek kurtuluş yolu sosyalizmdir. ». «Emperyalizmi kovacağız.». «Ezilen uluslar, ezenleri bir gün ezecektir.», «Faşist idareye paydos. », «Fabrika işçinin, toprak köylünün.». «Fakir halklar emperyalizm zincirini - kıracaktır. ». «Halka dönük üniversite». «Hoşt Amerika», «Her çabanın çocuğu, çoban, ağanın çocuğu, ağa, beyin çocuğu bey mi olacak?». «ikinci kurtuluş savaşımızı emekçi halk yapacaktır. » «ikinci kurtuluş savaşı» konusu üzerinde malûm, 'çok işlenmektedir slogan. Birinci Kurtuluş Savaşını Atatürk yaptı ama tamamlıyamadı her halde. Sosyalizm aşamasını komünizme doğru götüremediği için «ikinci kurtuluş savaşı» şimdi aşırı solun en fazla kullandığı slogandır.

«Köylü işçi, dert ortağı; tüccar Amerika kâr ortağı», «Kahrolsun emperyalizm.». «Millî güçler birleşelim.». «NATO'ya hayır.». «NATO'suz tam bağımsız Türkiye». «Okullarımız tüketici diplomalılar ordusu değil, üretici millî halkımızın ordusunu yetiştirmelidir.»... Hulâsa arkadaşlar, bütün bunlar tesbit edilmiştir. Bir kısmını sizlere arz etmek imkânını buldum. Zaman bir hayli ilerlemiş durumda. Zannediyorum ki, istanbul hâdiselerinin nedenini ve iç yüzünü arz etmeye gayret sarf ettim. Son olarak şunları tekrar ifade ve arz etmek istiyorum :

iktidar olarak, iktidar grupları olarak ve A. P. olarak - çünkü suçluluk oraya kadar da teşmil edildi - kuruluşumuzdan bugüne kadar muhalef et devremizde ve iktidar devremizde daima milletin itimat ve teveccüh ve temayüllerine uygun olarak hareket etmeye gayret ettik. Hür demokratik nizamın müdafii olduk. Halk ve hürriyetlerin, muazzez olan hürriyetlerin tecavüze

uğramaması ve özüne dokunulmaması hususunda büyük gayretler gösterdik, büyük fedakârlıklar yaptık. Hiçbir zaman gayrimeşruun yanında olmadık, gayrimeşruyu  tasvibetmedik.

Hiçbir zaman zorun vo kaba kuvvetin müdafii olmadık, ona müsaade etmedik, ona yeşil ışık tutturmadık. Daima, kanun hâkimiyeti, kanun rehberliği bizim icraatımızın temel felsefesi olmuştur. Millî bütünlüğümüz üzerinde fevkalâde hassasiyet göstermişizdir. Burada bu önergeyi veren zatın kafasının arkasında millî M. Meclisi B : 64 14 . 3 . 1969 O : 1 bütünlüğü zedeleyici hareketler vardır. Buna hiç kimse müsaade etmiyecektir. Biz, Türk Milletinin Misakı Millî hudutları içerisinde yaşıyan her vatandaşın, millî Türk tarihi içerisinde büyük hizmeti, büyük emeği ve kanı vardır ve Türk vatandaşıdır, tefriksiz Türk vatandaşı muamelesi görür; fırsat ve imkân eşitliği vardır ve bu eşitlik icraatımızla, faaliyetlerimizle, dört yıla yakın Hükümet programlarımızla, plânlarımızla, tatbikatımızla ortaya koymuşuzdur. Kim ne derse desin, Türk Milletinin bütünlüğünü bozmaya kimse kaadir olamıyacaktır. Son büyük Türk Devletini yılanak için kötü niyet besleyen kimse muvaffak olamıyacaktır. Çünkü, Türk Milleti uyanıktır ve millî tarih şuuru uyanıklığı içerisinde kimin ne olduğunu bilir ve en güç zamanlarında kendisini idare edecekleri, rehberlerini bulur. Millî tarihimiz de, Cumhuriyetimiz de bu büyük felsefenin ve bu tarih anlayışının bir neticesidir. İdareciler, Devlet adamları, münevverler büyük milletin hadimleri ve hizmetkârlarıdırlar, hiç kimse kendisini onun üstünde göremez ve daima onu idare eden insan olarak göremez. İşte bu anlayışlarla idare ediyoruz ve İçişleri Bakanı olarak, bütün kanun dışı hareketlerde ve toplum hâdiselerinde bu anlayış içerisinde hizmet görmeye gayret ettik. Bu hizmeti görürken hizmette vazife gören her kes bu kanun anlayışı, bu hizmet felsefesi içerisinde hizmet vermiştir. Türk zabıtası, kanunların tatbikatında son senelerde büyük şerefli hizmet görmüştür. Bunu tekrar tekrar beyan etmek bizim için vecibedir.

Hepinize en samimî hürmetlerimi, sabırlarınız için teşekkürlerimi sunarım. Karar Yüce   Meclisindir. (A. P. sıralarından «Bravo» sesleri, alkışlar.)

İSMET İNÖNÜ (Malatya) — Sayın Başkan, bana ait geçmiş hâdiseleri değerlendirirken yanlış sözler oldu. Gerçeği söylemeye mecburuz, müsaade buyurursanız.

TUTANAĞIN TAMAMI İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKE TIKLAYINIZ
http://www.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/MM__/d02/c035/mm__02035064.pdf

 

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol