25 Ocak 2016 Pazartesi 11:10
Vergi davalarında re'sen araştırma ilkesi

  VERGİ DAİRESİ GENEL KURULU       

 

2011/521 E.  ,  2013/211 K.

 

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ, İKMALEN TARHİYAT,

MAHKEME ISRAR KARARI

 

"İçtihat Metni"

 

Özeti :1- Vergi Usul Kanunu’nun 3'üncü maddesinin (B) bendi ile İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20'nci maddesindeki resen araştırma ilkesi karşısında, takdir komisyonu kararının dayanağı olmadığı gerekçesiyle vergilendirmenin kaldırılmayacağı,

            2- Veraset yoluyla intikal eden ticari araçlara ilişkin emsal bedellerinin ortalama fiyat ve maliyet bedeli esaslarına göre tespiti, olayın özelliği itibarıyla olanaklı bulunmadığından, emsal bedellerinin tespiti için takdir komisyonuna gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; ancak, emsal bedellerinin ticari araçların değerleme gününde satılmaları halinde haiz olacağı gerçek değerlere uygun olup olmadığının meslek kuruluşları nezdinde yapılacak araştırmayla saptanması ve ticari işletmeye dâhil diğer servet unsurlarının emsal bedellerinin de bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle vergilendirmenin hukuka uygunluğunun incelenmesi gerektiği hakkında.

 

Temyiz Eden  : Rıhtım Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü

 

Karşı Taraf      : …

Vekili              : Av. …

 

İstemin_Özeti: …'dan veraset yoluyla intikal eden ticari araçlara ve ticari özsermayeye ilişkin olarak, takdir komisyonu kararı esas alınarak davacı adına ikmalen salınan vergi ziyaı cezalı veraset ve intikal vergisi davaya konu yapılmıştır.

            Davayı inceleyen İstanbul 3. Vergi Mahkemesi, 15.11.2007 günlü ve E:2005/1876, K:2007/2745 sayılı kararıyla; 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun 1'inci ve 10'ncu maddeleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3'üncü ve 31'inci maddelerine göre vergi tarhının amacı, yükümlülerin beyan dışı bıraktıkları intikallerin değerini gerçeğe en yakın biçimde saptayabilmek olduğundan, matrah takdir edilirken gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması ve ilgili kriterlerin somut olarak ortaya konması gerektiği, takdir komisyonunca matrah saptanırken takdirin müstenidatı gösterilmediği, sadece dosyanın tetkiki ve haricen yapılan araştırmaların kriter olarak alındığı ve bu hususlar da karara dayanak olabilecek somut bilgi ve belgelerle desteklenmediği gibi ara kararına idarece verilen cevapta da hiçbir somut tespit bulunmadığı, mükellefçe beyan dışı bırakılıp komisyonca tespit edilen matrahlara nasıl ulaşıldığı ihtimalden ve varsayımdan uzak bir şekilde araştırılarak ortaya konması gerekirken bu yola başvurulmadığı görüldüğünden, yeterli ve somut tespitler içermeyen, bu haliyle de hukuken itibar edilemeyecek nitelikte olan takdir komisyonu kararı dayanak alınarak yapılan tarhiyatın hukuka uygun görülmediği gerekçesiyle kaldırmıştır.

 

            Vergi idaresinin temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesi, 21.10.2010 günlü ve E:2008/1920, K:2010/4867 sayılı kararıyla; 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun 10'uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 267'nci ve 292'nci maddelerine değindikten sonra, ticari araçlara ilişkin emsal bedellerinin ortalama fiyat ve maliyet bedeli esaslarına göre tespiti, olayın özelliği itibarıyla olanaklı bulunmadığından, emsal bedellerinin tespiti için takdir komisyonuna gidilmesi yerinde olmakla birlikte, takdir komisyonunca belirlenen emsal bedellerin, ticari araçların değerleme gününde satılmaları halinde haiz olacağı gerçek değerlere uygun olup olmadığının saptanmasının zorunlu olduğu, intikale konu taşıtların, özellikle çalıştıkları hatlar da göz önünde bulundurulmak suretiyle, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği veya Umum Şoförler ve Otomobilciler Derneği gibi meslek kuruluşları nezdinde yapılacak araştırmayla; ticari işletmeye dahil diğer servet unsurlarının emsal bedellerinin de, bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle tespitinden sonra takdir komisyonu kararının hukuka uygunluğunun saptanması gerekirken, takdir komisyonu kararında dayanak bulunmadığı gerekçesiyle verilen kararda isabet görülmediği gerekçesiyle kararı bozmuştur.

 

            Bozma kararı üzerine İstanbul 3. Vergi Mahkemesi, 14.04.2011 günlü ve E:2011/721, K:2011/1334 sayılı kararıyla; ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe ile ısrar etmiştir.

 

            Israr kararı vergi idaresi tarafından temyiz edilmiş ve takdir komisyonu tarafından intikal eden araçların ve işletme hissesinin emsal bedelleri esas alınarak yapılan vergilendirmede hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenmiştir.

 

Savunmanın Özeti         : Savunma verilmemiştir.

 

Danıştay Tetkik Hakimi: Murat Güngör

 

Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulüyle, ısrar kararının Danıştay Yedinci Dairesinin bozma kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

 

            Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

 

            Veraset yoluyla intikal eden ticari araçlara ve ticari öz sermayeye ilişkin olarak, takdir komisyonu kararı esas alınarak davacı adına ikmalen salınan vergi ziyaı cezalı veraset ve intikal vergisinin kaldırılmasına ilişkin ısrar kararı vergi idaresi tarafından temyiz edilmiştir.

            Vergi Usul Kanunu’nun 3'üncü maddesinin (B) bendinde; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu ve yemin dışındaki her türlü delille ispatlanabileceği öngörülerek vergilendirmede serbest delil sistemi benimsenmiştir. Aynı bentte, vergiyi doğuran olayla ilgisi doğal olmayan ya da yeterince açık bulunmayan tanık anlatımı dışında kalan her türlü kanıtın ispatlama aracı olacağı da düzenlenmiştir.

            İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20'nci maddesinde, idare ve vergi mahkemeleri ile Danıştay'ın bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeleri, tarafların herhangi bir isteminin varlığı aranmaksızın kendiliklerinden yapması, gerek gördükleri belgelerin gönderilmesini ve bilgilerin verilmesini sadece taraflardan değil, ilgili gördükleri diğer yerlerden isteyebilecekleri öngörülmek suretiyle idari yargı yerlerine, re'sen araştırma yetki ve görevi verilmiştir. Verilen bu yetki ve görev, hukuka uygunluk denetiminin gerektirdiği her çeşit incelemeyi kapsamaktadır. Aynı Yasa’nın 31'inci maddesinin 2'nci fıkrasında ise İdari Yargılama Usulü Kanunu ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na gönderme yapılan haller saklı kalmak üzere vergi uyuşmazlıklarının çözümünde, Vergi Usul Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Bu nedenle vergilendirmeye karşı açılan davalarda ilgililer adına yapılan vergilendirmenin hukuka uygunluğu konusunda bir yargıya ulaşabilmek için idari yargı yerlerince, kendilerine tanınan re'sen araştırma yetki ve görevinin sınırlarının Vergi Usul Kanunu’nun ilgili hükümleri de gözetilerek belirlenmesi gerekmektedir.

            Murisin eşi olan davacı ile diğer varislerin, 15.08.2005 tarihinde veraset ve intikal vergisi beyannamesi vererek, uyuşmazlığa konu olan ticari ve özel taşıtlar için 820.000,00 YTL beyan ettiği, bunun üzerine vergi idaresinin 15.08.2005 günlü ve 830 sayılı takdire sevk fişi ile muristen varislere ivazsız olarak intikal eden ticari ve özel taşıtlar ile işletme hissesinin intikal tarihi itibarıyla emsal bedelinin Vergi Usul Kanunu’nun 291 ila 294'üncü maddeleri uyarınca takdirinin istendiği, takdir komisyonunun 16.08.2005 günlü ve 838 sayılı kararı ile ticari ve özel taşıtlar ile işletme hissesinin emsal bedelinin 2.361.535,00 YTL takdir edildiği ve davacı adına hissesi oranında ikmalen tarhiyat yapıldığı anlaşılmaktadır.

            7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun 10'uncu maddesinin birinci fıkrasında, veraset ve intikal vergisi matrahının, intikal eden malların Vergi Usul Kanunu’na göre bulunan değerleri olduğu; ikinci fıkrasında, mükelleflerin, ilk tarhiyatta nazara alınmak üzere veraset ve intikal vergisi mevzuuna giren malları, maddede belirtilen değerleme ölçülerinden, belirtilmeyenler bakımından ise Vergi Usul Kanunu’nun servetleri değerleme ile ilgili 3'üncü bölümündeki esaslara göre değerlemek ve beyannamelerinde göstermek zorunda oldukları; bu fıkranın (c) bendinde de, ilk tarhiyata esas olmak üzere, menkul mallar ve gemilerin rayiç bedelle değerleneceği öngörüldükten sonra, aynı maddenin dördüncü fıkrasında, beyanname üzerine tarh edilen vergilerin, intikal eden malların Vergi Usul Kanununa göre bulunacak değerlerine göre ikmal edileceği; 4'üncü fıkrasında ise, ilk tarhiyatta nazara alınmak üzere mükellefler tarafından, gayrimenkuller hariç, bu maddedeki esaslara göre beyan edilen miktar ile idarece aynı değerleme ölçülerine göre bulunan miktar arasındaki farka ait verginin vergi ziyaı cezasının yarısı ile birlikte alınacağı kurala bağlanmıştır.

            Vergi Usul Kanunu’nun Üçüncü Kitabının Birinci Kısmının "Servetleri Değerleme" başlıklı üçüncü bölümünde yer alan 292'nci maddesinde ise, vergilendirilecek bir servete dahil ticari sermayenin unsurlarından bulunan emtianın, gemiler ve taşıtların, tesisat ve makinelerin, demirbaş eşya ve diğer menkul malların emsal bedelleri ile değerleneceği öngörülmüştür.

 

            Emsal bedel; Vergi Usul Kanunu’nun 267'nci maddesinde, gerçek değeri belli olmayan veya bilinmeyen veyahut doğru olarak tespit edilemeyen bir malın, değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı değer olarak tanımlanmış ve sırasıyla ortalama fiyat esası, maliyet bedeli esası ve takdir esasına göre tayin olunacağı belirtilmiştir. Ticari araçlara ilişkin emsal bedellerinin ortalama fiyat ve maliyet bedeli esaslarına göre tespiti, olayın özelliği itibarıyla olanaklı bulunmadığından, emsal bedellerinin tespiti için takdir komisyonuna gidilmesi yerinde olmakla birlikte, takdir komisyonunca belirlenen emsal bedellerin, ticari araçların değerleme gününde satılmaları halinde haiz olacağı gerçek değerlere uygun olup olmadığının saptanması zorunlu olduğundan, intikale konu taşıtların, özellikle çalıştıkları hatlar da göz önünde bulundurulmak suretiyle, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği veya Umum Şoförler ve Otomobilciler Derneği gibi meslek kuruluşları nezdinde yapılacak araştırmayla; ticari işletmeye dahil diğer servet unsurlarının emsal bedellerinin de, bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle takdir komisyonu kararının hukuka uygunluğunun saptanması gerekirken, takdir komisyonu kararında dayanak bulunmadığı gerekçesiyle vergilendirmenin kaldırılmasına ilişkin ısrar kararı hukuka uygun görülmemiştir.

            Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile İstanbul 3. Vergi Mahkemesinin, 14.04.2011 günlü ve E:2011/721, K:2011/1334 sayılı ısrar kararının bozulmasına, yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri yönünden hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 29.05.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

            X- Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

KARŞI OY

            XX- Veraset yoluyla intikal eden ticari araçlara ve ticari özsermayeye ilişkin olarak, takdir komisyonu kararı esas alınarak davacı adına salınan vergi ziyaı cezalı veraset ve intikal vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davada mahkemece, takdir komisyonu kararının somut tespitler içermediği dayanaksız olduğu açıklanıp bu haliyle tarhiyat yapılamayacağı belirtilerek veraset ve intikal vergisinin kaldırılmasına karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine Danıştay Yedinci Dairesince karar bozulmuş ancak mahkemece önceki kararda ısrar edilmiştir. Israr kararının temyizi üzerine Vergi Dava Daireleri Kurulunca, intikale konu taşıtlar için ilgili birlik ve derneklerden araştırma yapılması, diğer servet unsurlarının emsal bedellerinin ise bilirkişi incelemesi yaptırılarak takdir komisyonu kararının hukuka uygun olup olmadığının saptanması gerektiği açıklanarak ısrar kararı bozulmuştur.

 

            Dosyada bulunan belgelerin tetkikinden, takdir komisyonu kararının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 31. Maddesine aykırı olduğu, matrahın belirlenmesi esnasında hiçbir şekilde bir inceleme ve araştırmanın yapılmadığı, sadece araçlara ait plakalar ile model ve markanın yazılmasından sonra nasıl tespit edildiği belli olmayan bir değerin belirtildiği, aynı takdir kararında "işletmeye ait hissenin takdiri" yazılıp karşısında bir değerin belirtildiği görülmektedir. Dolayısıyla, yasada bulunması öngörülen "müstenidat" takdir kararında yer almamaktadır.

 

            İdarenin matrahın belirlenmesi esnasında usule ilişkin olarak yaptığı hatalar, yargılama sırasında çeşitli denetimler ile ortadan kaldırılamayacağı gibi idarenin usule aykırı olarak yaptığı belirlemelerin dayanağı da yargı tarafından belirlenemez. Zira açıklanan nitelikte yapılacak araştırmalar taraflardan birinin lehine birinin aleyhine sonuç ortaya çıkaracak şekilde idarenin yerine geçilip işlem tesis edilmesi sonucunu verir. İdarenin usulüne uygun işlem tesisinden sonra tesis edilen bu işlemin denetimi sırasında ilgili derneklerden, birliklerden araştırma yapılabilir ve bilirkişi incelemesine başvurulabilir. Mahkeme ısrar kararının, bu gerekçenin de dikkate alınarak onanması gerekeceği kanaati ile çoğunluk kararına katılamıyorum.

 

T.C.

D A N I Ş T A Y

DOKUZUNCU DAİRE

Esas             No : 2015/5600

Karar No : 2015/8646

 

Temyiz İsteminde Bulunan Taraflar: 1-

Gültepe Mah. Başer Sk. No:11/5 - İzmit/KOCAELİ

 

2- - İzmit/KOCAELİ

 

Vekili          : Av. M.Sarper Öztürk - Aynı yerde.

 

İstemin Özeti             : Davacı adına, 2011 yılına ilişkin yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2011/Ocak-Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/2. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı, kısmen kabul eden, kısmen reddeden Kocaeli 1. Vergi Mahkemesi'nin 03/03/2015 tarih ve E:2014/895 K:2015/140 sayılı kararının, taraflarca dilekçelerde ileri sürülen sebeplerle karşılıklı olarak bozulması istenilmektedir.

Cevapların Özeti      : Davacı tarafından cevap verilmemiştir. Davalı idarenin cevabı yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

Tetkik Hakimi Tahsin Tosun'un Düşüncesi : Vergi Mahkemesi kararının, bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması, diğer hüküm fıkralarının ise onanması gerekeceği düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dava dosyasının tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek işin esasına geçildi.

Uyuşmazlıkta; davacı adına, 2011 yılına ilişkin defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2011/Ocak-Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/2. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına karşı açılan davayı; vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısımları yönünden kabul eden, diğer kısımlar yönünden reddeden Vergi Mahkemesi kararının taraflarca bozulması istenilmektedir.

Vergi Mahkemesi kararının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/2. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrası ile verginin bir katını aşan vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrasının dayandığı hukuki sebepler ve gerekçesi Dairemizce de uygun görülmüş olup, taraflarca ileri sürülen iddialar temyize konu kararın bu hususlara ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.

Vergi Mahkemesi kararının, bir kat ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacının temyiz istemine gelince;

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinde "re'sen vergi tarhı" tanımlanmış, aynı maddenin 3. bendinde, bu Kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmı tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemiş olması halinde maddi delillerin var olmadığının kabul edileceği açıklanmıştır. Madde hükmüne göre, defter ve belgelerin her ne sebeple olursa olsun ibraz edilmemesi halinin, re'sen takdir sebebi sayılacağı kuşkusuzdur.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinin 1/a bendinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri, aynı Kanun'un 34. maddesinin 1. bendinde, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedilmesi şartıyla indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.

Bu hükümler karşısında katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, indirim konusu yapılacak verginin fatura veya benzeri belgeler ile gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmesi ve söz konusu belgelerin kanuni defterlere kaydedilmiş olması gerekmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda re'sen araştırma ilkesi benimsenmiş, aynı Kanun'un 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. Maddesinde, hakimin özel veya teknik bilgiyi gerektiren bir konuda bilirkişi incelemesi yaptırmaya yetkili olduğu belirtilmiştir.

Olayda, defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle re'sen takdire gidilmesi yerinde ise de, davacı tarafından, defter ve belgelerin incelenmek üzere hazır olduğu, istenmesi halinde ibraz edilebileceği hususu dava ve temyiz dilekçelerinde ileri sürüldüğünden, yukarıda sözü edilen re'sen araştırma ilkesi uyarınca Vergi Mahkemesince yükümlünün defter ve belgelerinin istenilmesi, ibraz edilecek olan defter ve belgelerden vergi dairesinin de haberdar edilmek suretiyle söz konusu belgelerin gerçekten alış yaptığı emtialara ait faturalar olup olmadığının araştırılması ve gerçek alış faturaları gözönüne alınarak ödenecek verginin tespiti için bu defter ve faturalar üzerinde gerekirse bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle ortaya çıkacak sonuca göre uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, davalı idare temyiz isteminin reddine, davacı temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, Kocaeli 1. Vergi Mahkemesi'nin 03/03/2015 tarih ve E:2014/895 K:2015/140 sayılı kararının; özel usulsüzlük cezalarına ilişkin hüküm fıkrası ile verginin bir katını aşan vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrasının onanmasına, salınan katma değer vergisi ve bu verginin bir katı tutarındaki vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrasının ise bozulmasına, 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı 3 sayılı tarife uyarınca onanan kısım üzerinden hesaplanacak ilam harcının temyiz isteminde bulunan davacıdan alınmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 11/09/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

 

Başkan Üye Üye Üye Üye

KARŞI OY : Davacı hukuken kabul edilebilir geçerli bir sebep (mücbir sebep) bulunmadan defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden hakkında re'sen matrah takdiri ve cezalı vergi tarhiyatı yapılmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Defter ve belgelerin vergi incelemesi aşamasında vergi inceleme elemanına sunulmayıp, açılan dava sonrasında mahkemeye ibraz edilmesi yönündeki davacı istemi (mücbir sebepler hariç) kabul edilmesi hukuken yerinde bir uygulama değildir. Zira, mahkemelerin karşıt inceleme yapma imkanı bulunmamaktadır. Yukarıda açıkladığım sebepler yönünden temyize konu kararın defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle indirimler reddedilmek suretiyle resen tarh edilen katma değer vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının onanması gerektiğini düşündüğümden, çoğunluk kararının ilgili kısmına katılmıyorum. Üye

Son Güncelleme: 25.01.2016 11:12
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol