06 Şubat 2014 Perşembe 17:59
Danıştay  3. Daire 2009/4804 E., 2011/628 K.
Danıştay  3. Daire 2009/4804 E., 2011/628 K.

 

İstemin Özeti: Sürücü kursu işleten davacı şirketin 2007 yılında kursiyerlere düzenlediği hizmet faturaları ile ilan edilen ders ücretlerinin karşılaştırılması neticesinde bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bırakması nedeniyle adına re'sen salınan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, geçici vergi ve gelir (stopaj) vergisi ile kesilen özel usulsüzlük cezasını; ilan edilen kurs ücretinden daha az ücret alınamayacağı yönünde bir düzenleme bulunmadığı göz önüne alındığında serbest piyasa koşullarında daha düşük ücret alınmasının olağan olduğu, adına fatura düzenlenen kişiler nezdinde inceleme yapılmaksızın işin mahiyeti, piyasa durumu araştırılmaksızın bulunan matrah farkında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle kaldıran Kocaeli 1. Vergi Mahkemesinin 12.5.2009 gün ve E:2009/68, K:2009/901 sayılı kararının; ilan edilen ücretin altında ücret alınmasının ticari icaplara uymadığı ileri sürülerek bozulması istenmiştir.

 

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

 

Tetkik Hakimi: A……. K…….. Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, geçici vergi ve gelir (stopaj) vergisine ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, bu hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin reddi; 15.11.2008 tarihinde tebliğ edilen ve uzlaşma kapsamında olmaması nedeniyle onbeş günlük ek dava süresinden yararlandırılması mümkün bulunmayan özel usulsüzlük cezasına karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük yasal süresi içinde açılması gerekirken, kurumlar vergisi, geçici vergi, gelir (stopaj) vergisi ve vergi ziyaı cezası için yapılan uzlaşma başvurusu sonucu uzlaşmanın vaki olmamasından sonra, 19.1.2009 tarihinde açılan davanın özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken, işin esasına girilerek verilen kararın bu kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

 

Savcı: S…….. Ç……… Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

 

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

 

Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü:

 

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar vergi mahkemesi kararının vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, geçici vergi ve gelir (stopaj) vergisine ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

 

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7'nci maddesinde, vergi mahkemelerinde dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde otuz gün olduğu, bu sürenin tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı kurala bağlanmakla, özel yasalarda öngörülen dava açma süreleri korunmuştur.

 

213 sayılı Vergi Usul Kanununun Ek 1'inci maddesinde, ikmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergilerle bunlara ilişkin vergi ziyaı cezalarının (359'uncu maddede yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde tarh edilen vergi ve kesilen ceza ile bu fiillere iştirak edenlere kesilen ceza hariç) tarhiyat sonrası uzlaşma kapsamında olduğu düzenlenmiş, Ek 7'nci maddesinin 4'üncü fıkrasında da uzlaşmanın vaki olmaması halinde mükellef veya ceza muhatabının; tarhedilen vergiye veya kesilen cezaya, uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağın kendisine tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde ve yetkili vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği, bu takdirde, dava açma müddeti bitmiş veya 15 günden az kalmış ise bu müddetin tutanağın tebliği tarihinden itibaren 15 gün olarak uzayacağı kurala bağlanmıştır.

 

Sözü edilen ek dava açma süresi, tarhiyat sonrası uzlaşma başvurusuna konu edilen vergi ve cezalar için öngörülmüş olup, tarhiyat sonrası uzlaşma kapsamında olmayan özel usulsüzlük cezasının ek süreden yararlandırılması mümkün bulunmadığından, 15.11.2008 tarihinde tebliğ edilen özel usulsüzlük cezasına karşı otuz günlük yasal süresi içinde dava açılması gerekirken, uzlaşma başvurusu yapılan vergilere ilişkin olarak tanzim edilen uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanaktan sonra, 19.1.2009 tarihinde açılan davanın bu kısımının süre aşımı nedeniyle inceleme olanağı bulunmadığından, yazılı gerekçe ile özel usulsüzlük cezasını kaldıran vergi mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.

 

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kısmen reddi ile Kocaeli 1. Vergi Mahkemesinin 12.5.2009 gün ve E:2009/68, K:2009/901 sayılı kararının vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, geçici vergi ve gelir (stopaj) vergisine ilişkin hüküm fıkrasının onanmasına, özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz isteminin kabulü ile sözkonusu hüküm fıkrasının bozulmasına, 492 sayılı Harçlar Kanununun 13'üncü maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine 23.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Son Güncelleme: 06.02.2014 18:00
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol