06 Şubat 2014 Perşembe 16:53
Danıştay 2. Daire 2008/4715 E., 2010/814 K.
 Danıştay 2. Daire 2008/4715 E., 2010/814 K.

 

Davalı idarede tahsilat şefi olarak görev yapan davacı tarafından, 1. ve 2. sicil amirlerince yapılan olumsuz değerlendirmeler yönünden 2003 yılına ait sicil ve başarı değerlemesi raporunun iptali istemi.

 

… İsteğin Özeti : Trabzon İdare Mahkemesi'nin 23.01.2008 günlü, E:2007/1012, K:2008/92 sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

 

Savunmanın Özeti : Cevap verilmemiştir.

 

Danıştay Tetkik Hakimi : ...

 

Düşüncesi : Dava konusu sicilin, en geç 13.03.2007 tarihinde davacı tarafından idareye yapılan itirazla öğrenildiğinin kabulü zorunlu olup, bu durumda da 21.05.2007 tarihinde açılan davanın süresinde açılmaması nedeniyle işin esasına girilerek verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.

 

Danıştay Savcısı : ...

 

Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

 

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

 

Hüküm veren Danıştay İkinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

 

Dava; davalı idarede tahsilat şefi olarak görev yapan davacı tarafından, 1. ve 2. sicil amirlerince yapılan olumsuz değerlendirmeler yönünden 2003 yılına ait sicil ve başarı değerlemesi raporunun iptali istemiyle açılmıştır.

 

Trabzon İdare Mahkemesi'nin 23.01.2008 günlü, E:2007/1012, K:2008/92 sayılı kararıyla; bakılan davada, davacı hakkında düzenlenen geçmiş on yıllık sicil raporları ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelerden, davacının eski sicillerinin de 89 ile 98 arasında değişkenlik gösterdiği, kaldı ki idarelerce başarılı sayılan kişilere olumlu sicil notu düzenlenirken 90 ile 100 puan arasında verilecek notun da idarenin takdir yetkisi dahilinde olduğu, ayrıca mahkemeler tarafından, idarelerin takdir yetkisini kaldıracak mahiyette yargı kararı veremeyeceklerinin de açık olduğu, bu durumda da, davacının, 2003 yılı sicilinin 92 olarak düzenlemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatına varıldığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

 

Davacı, İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olmadığını öne sürmekte ve temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

 

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesiyle tanımlanan iptal davasına, İdarenin tek taraflı beyanıyla kişilerin hukuksal durumlarında değişiklik meydana getiren nitelikte ve yürütülmesi zorunlu işlemin konu edilebileceği tartışmasızdır.

 

ÇEDAŞ Trabzon İl Müdürlüğü'nde tahsilat şefi olarak görev yapan davacının, 2003 yılı sicil ve başarı değerlemesi raporundaki 1. ve 2. sicil amirlerinin düşüncesi hanelerinde yer alan olumsuz ibarelerin düzeltilmesi için davalı idareye yaptığı başvurunun 28.03.2007 günlü işlemle reddi üzerine dava, 92 puanla (A) düzeyinde belirlenen 2003 yılı sicil ve başarı değerleme raporunun iptali istemiyle açılmış olmakla birlikte, uyuşmazlık konusu sicil ve başarı değerleme raporunun (A) düzeyinde belirlenmiş olduğu da dikkate alındığında, davalı idare ile davacı arasında sicil başarı ve değerleme düzeyi itibariyle bir ihtilafın olmadığının kabulü gerekir.

 

Bu hale göre uyuşmazlığın, bu sicil ve başarı değerleme raporundaki 1. ve 2. sicil amirlerinin düşüncesi hanelerinde yer alan olumsuz ibareler yönünden incelenmesi gerektiği açıktır. Bu ibareler ise, tek başına hukuki sonuçlar doğuran, davacının hukuki durumunda değişiklikler yapan idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir bir işlem niteliği taşımadığı gibi, sicil ve başarı değerleme raporu bir bütün olup sonucuyla etki doğurduğundan, sicil ve başarı değerleme raporunda yer alan bölümleri ayrıca dava konusu yapma olanağı da bulunmamaktadır. Dolayısıyla idari davaya konu edilebilecek nitelikte olmayan işleme karşı açılan davanın 2577 sayılı Kanunun 15/1-b maddesine göre davanın incelenmeksizin reddi gerekirken işin esasına girilerek davanın reddi yolunda verilen temyize konu Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

 

Öte yandan, iptali istenen 2003 yılı sicil ve başarı değerlemesi raporundaki 1. ve 2. sicil amirlerin düşüncelerini yansıtan hususun, davacının herhangi bir şekilde menfaatini ihlal eden bir idari işleme dayanak alınması durumunda, yargı yerince sözkonusu işlemin sebep unsuru olarak irdelenip değerlendirilebileceği de kuşkusuzdur.

 

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle Trabzon İdare Mahkemesi'nce verilen 23.01.2008 günlü, E:2007/1012, K:2008/92 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1/c. fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanun'la değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkeme'ye gönderilmesine, 02.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Son Güncelleme: 06.02.2014 16:54
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol