Rahmi
Rahmi
25 Ocak 2015 Pazar 07:23
SAVCI CELAL KARA: 17 ARALIK DOSYASI KAPANMAZ
 

Görevden alınan 17 Aralık Soruşturması Savcısı: Takipsizlik kararı verilen 17 Aralık dosyası kapanmaz. Çünkü, bu konuda kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadığına göre yarın yeni bir dilekçe, suçla ilgili yeni bir ifade ya da belge o dosyanın yeniden açıl

Celal Kara... 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasını yürüten savcılardan birisiydi. Yolsuzluk operasyonundan sonra görevden alınarak önce İstanbul’dan Afyonkarahisar’a gönderildi, ardından da açığa alındı. Kara, suçlanan 4 eski bakanın Yüce Divan’a neden gönderilmediğini böyle açıkladı ve ekledi: 17 Aralık dosyası kapatılamaz. Gelecekte bir dilekçeyle, bir şikayetle açılır…

İşte Sözcü Gazetesi'nden Saygı Öztürk'e konuşan Savcı Celal Kara'nın açıklamaları;

‘DOSYA İKİ GÜN TUTULDU’

“Benim elimden dosya alındığı gün, dosyanın nereye gideceği belliydi. Cumhuriyet Savcısı Mustafa Erol yazılı olarak bu dosyada görev almak istemediğini bildirdi. Aslında Ekrem Bey de önce istemedi. Görevden ayrılmadan önce Reza Zarrab’ın suçtan elde ettiğini düşündüğümüz mal varlığına tedbir koydurmuştuk. Bunu kaldırdılar. Ben de itirazda bulundum. İki gün dosya tutuldu ve ben görevden alındım.”

‘SUÇUN ÖZNESİ BAKAN ÇOCUĞU’

“Bakanların konuşmaları dinlenemez deniliyor. Evet, doğru söyleniyor. Biz de zaten bakanları dinlemiş değiliz. Ama suçun öznesi bakanın oğlu olunca, babasıyla yaptığı konuşmalarda dinlenmiş oluyor. Bu konuşmalar da suçla ilgili olduğu için dosyaya konuldu. Reza Zarrab’la banka genel müdürü Süleyman Aslan arasında bir sürü rüşvet konuşması var. Konuşmaları dosyadan çıkarıp atarsanız olmaz.”

‘DOSYADA BİR YIĞIN BELGE VAR’

“Dosyada bir yığın düzenlenmiş suç unsuru taşıyan belgeler var. Peki, bunun için Cumhuriyet Savcısı niçin dava açmasın? Zarrab’ın, bakanın oğlu Barış Güler’le yaptığı dünya kadar telefon konuşmaları, rüşvet konuşmaları var. Bunun için neden dava açılamasın? Reza Zarrab’ın, Zafer Çağlayan’ın oğlu Salih Kaan Çağlayan’la yaptığı rüşvet konuşmaları için niçin gereği yapılmıyor?”

‘KONUŞMALAR ÇIKARILIRDI’

“Takipsizlik kararına gerekçe olarak ‘bakanlar dinlenemez’ deniliyorsa, bakanların yaptığı telefon konuşmalarının tapeleri dosyadan çıkarılıp, diğerleriyle ilgili suç unsuru taşıyan dünya kadar konuşma için dava açılamaz mıydı? Bizim bu davadaki birinci hedefimiz Zarrab’dı. Onun telefon konuşmaları dinlenirken, banka genel müdürü Süleyman Aslan’a, bakan çocuklarına ulaşıldı. Reza dinlendiği için onun bakan çocuklarıyla, bakanlarla yaptığı rüşvet, yolsuzluk konuşmaları da dosyaya girmişti. O dinleme kararları 32. Sulh Ceza Mahkemesi’nden alınmıştır. Onların hiçbirisi hukukçu değil, siz hukukçusunuz?

Kamuoyu şunu biliyor: Milletvekillerinin önemli bir bölümü kanaatlerine göre oy kullanamıyor. Muhalefet milletvekilleri 4 eski bakan için ‘Yüce Divan’a gitsin’, iktidar partisi milletvekilleri ‘gitmesin’ diye oy kullandı. Böyle kanaat olur mu? Eğer bu dosya salt hukuki olarak düşünülse, benim baktığım dosyadaki isimlerin Yüce Divan’a gönderilmesi gerekirdi. Kararın, TBMM Genel Kurulundan da bazı fireler verilerek böyle çıkacağını tahmin etmiştim. Çıkan bu sonuca üzüldüm ama hayret de etmedim.”

‘REZA ZARRAB DA ANLATIRDI’

“TBMM Genel Kurulu’nda, eski bakanlar için yapılan Yüce Divan oylamasından bir şey çıkmayacağını biliyordum. Siz, kendinizi Reza Zarrab’ın yerine koyun. O, bu olayda sadece kendisine bir şey olsa, ‘Günah keçisi sadece ben miyim?’ diyecek ve bildiklerini yavaş yavaş anlatacaktı. O yüzden hiç birisine bir şey olmaması gerekirdi. Çünkü, bu 17 Aralık dosyasında herkes birbiriyle bir şekilde ilişkili. Oylamada, birisini feda etmeye çalışsalardı, olur muydu? Olmazdı.”

Son Güncelleme: 25.01.2015 13:00
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177