Rahmi
Rahmi
11 Aralık 2015 Cuma 22:33
İşte bir ağır ceza mahkemesi kararı

Maddi ve hukuki hatalar:

İddianamedeki suç tarihi 2011...
Firmanın iflas tarihi 2012...
Suç tarihindeki 2011 defterleri değil 2012 defterlerinin iflas müdürlüğüne ibraz edilmemesi gerekçeli kararda hileli iflas suçunun kanıtı olarak gösteriliyor. Kaldı ki 2012 yılı defterleri kararda yazılanın aksine iflas müdürlüğüne teslim edilmiştir.

Kararda iflasın tasfiyesinin tamamlandığı yazılı, oysa iflasın tasfiyesi ilgili iflas müdürlüğünde devam etmektedir.

İflas müdürlüğünün görevlendirdiği bilirkişi hileli iflas suçunun oluşmadığı görüşünü belirtiyor, mahkemenin görevlendirdiği bilirkişi hileli iflas suçu oluşmuştur görüşünü belirtiyor, avukatlar çelişkilerin giderilmesi için dosyanın yeni bilirkişi heyetine gönderilmesini talep ediyor, mahkeme bu talebi değerlendirmiyor.

Gerekçeli kararda toptancı bir ifade ile aktiflerdeki varlıkların iflas müdürlüğüne teslim edilmediği, yerlerinin bildirilmediği yazılı, iflas müdürlüğü ise ikinci kez dosyayı bilirkişiye gönderme yazısında eksik olmadığını belirtiyor. İflas müdürlüğündeki belge ve bilgilere göre teslim edilmeyen bir varlık yoktur.

Gerekçeli kararda müdafilerin savunmalarında zararın oluşmadığını savunduğu yazılıdır. Oysa avukatlar böyle bir savunma yapmamışlardır, aksine zararın oluşmasının suçun unsuru olmadığını, hileli iflas suçunda özel kast olan zarar verme kastının esas olduğunu savunmuşlardır.

Mahkeme hileli iflas suçunu düzenleyen TCK’nin 161. maddesinin özüne ve sözüne, Yargıtay’ın yerleşik kararlarına ve doktrine aykırı bir şekilde hileli iflas suçunda zararın oluşmasını suçun unsuru kabul etmektedir.

Gerekçeli kararda iflas erteleme kararının bir yıl için verildiği, bir yılın sonunda iflas kararı verildiği yazılıdır, oysa iflas erteleme bir yıl değil tam üç yıl devam etmiştir.

 Maddi hatalarla dolu, özensiz, hatalı hukuki tanımlamalarla oluşturulmuş  dehşet bir mahkeme kararı..

İşte o karar:


 HİLELİ İFLAS GEREKÇELİ KARAR

 

YARGILAMA SONU         :BERAAT + MAHKUMİYET

 

Yukarıda suç ve açık kimlikleri yazılı bulunan sanık hakkında …….. Cumhuriyet Başsavcılığınca ittihaz olunan.........Tarih ve ...........Esas sayılı iddianame ile sanığın tecziyesine karar verilmesi istemi ile kamu davası açılmış ve yapılan açık yargılama sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

 

İDDİA: ……… Cumhuriyet Başsavcılığının 04/10/2013 tarih,………. soruşturma no, ……….Esas no ve ……….İddianame numarası ile yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı bulunan sanıklar……………………, …………………,……… hakkında TCK' nun 37/1, 158/1-h, 53, 161/1, a-b, 53/1 maddeleri ( her üç sanık hakkında ayrı ayrı tatbiki)  gereğince cezalandırılmasını istemiyle mahkememizde kamu davası açılmıştır.

 

SANIK ………. SAVUNMASINDA : "Ben …….. .. san.nin yönetim kurulu başkanı idim.  şirketimizin mali durumu zorlaşmıştı. Önce iflasın ertelenmesi için mahkemeye müracaat ettik. Bir yıl süre ile iflasın ertelenmesine karar verildi daha sonra da şirketin iflasına karar verildi. iflasın ertelenmesine karar verildiğinde şirkete kayyum da atanmıştı. Şirketi kayyum yönetiyordu bana da kayıtları ve belgeleri ibraz etmek için tebligat yapılmadı. Ben yüklenen suçu kabul etmiyorum. Dedi. İddialar soyut iddialardır. Şirkette hangi makinelerin olduğu ve sonrasında hangilerinin yok olduğu konusunda bir bilgi yoktur. Biz iflas masasına avukatımız vasıtasıyla istenilen bilgileri bildirdik.dedi"şeklinde savunmada bulunmuştur.

 

SANIK ……. SAVUNMASINDA : "Ben olay tarihnden önce ………………..san.nin yönetim kurulu üyesi idim. 24/12/2006 da yönetim kuruluna seçildim. 21/12/2009 tarihinde de ayrıldım.  Şirkette fiilen görev almadım. Eski türk ticaret kanunda en az üç kişinin olması zorunlu olduğundan ben de yönetim kurulunda görev almıştım. Her hangi bir imza yetkim yoktu diğer ……………. da benim babamdır.dedi." şeklinde savunmada bulunmuştur.

 

SANIK…………..SAVUNMASINDA :"Ben suç tarihinden önce şirketin yönetiminde görev almıştım Ticaret kanuna göre en az üç kişinin olması gerekiyordu. Şirkette imza yetkim de yoktur. Eylül 2009 yılında da bu görevden ayrıldım.dedi." şeklinde savunmada bulunmuştur.

 

DELİLLER:

1- Sanıkların adli sicil ve nüfus kaydı örneği,

2- Sanıklar savunması,

3- Şikayet başvuru ve ekleri,

4- İddianame,

5-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığına sunulan 03/08/2011 tarihli kayyım heyeti raporu,

6-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığına sunulan 12/12/2011 tarihli bilirkişi heyet raporu,

7-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/901 Esas sayılı dava dosyasının sureti,

8- 06/11/2014 tarihli bilirkişi raporu,

9- 10/07/2015 tarihli bilirkişi ek raporu,

10- Tüm dosya kapsamı,

CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "sanıklardan ……………………….. ürünleri san. Tic A.Ş. Ninyeönetim kurulu başkanı ve imza yetkilisi olduğu, suç tarihlerinde şirketin mal varlığını eksiltmeye yönelik hileli tasarruflarda bulunarak hileli iflas suçunu işlediği anlaşılmakla;

 

Sanık …………….  eylemine uyan 5237 Sayılı TCK nun 161/1, 53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi,

 

………………. Ürünleri San. TicA.Ş'nin yönetim kurulu üyeleri olan sanıklar …………………ve ……………….da sanık ………….. ile birlikte suç tarihlerinde hileli iflas suçunu işlediği iddiasıyla eylemlerine uyan 5237 Sayılı TCK nun 161/1,53 maddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırılmaları talebi ile kamu davası açılmış ise de ;

 

Yapılan yargılama sonucu sanıklar …………… ve …………. Sanık………………. eylemlerine katıldığına dair savunmalarının aksini gösterir mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin somut ve inandırıcı delil elde edilememesi nedeni ile sanıklar ……………. ve ……………. hileli iflas suçundan ayrı ayrı beraatlerine,

 

Diğer yandan sanıklar ……………..,  ……………. ve ……….. suç tarihlerinde şirketin yönetiminde yer alarak ticari faaliyetleri sonrasında hileli davranışlarla alacaklılarının zararına olacak şekilde eylemleri ile kendilerine yarar sağlayarak aynı zamanda nitelikli dolandırıcılık suçunu da işledikleri iddiasıyla eylemlerine uyan 5237 Sayılı TCK nun 37/1 maddesi delaleti ile  158/1-h,53 maddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırılmaları talebi ile kamu davası açılmış ise de;

Yapılan yargılama sonucu sanıkların üzerilerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibari oluşmadığı anlaşılmakla;

 

Sanıklar  ………….,  ………………..ve ………….. nitelikli dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur.dedi."şeklinde mütalaa etmiştir.

 

DEĞERLENDİRME VE KABUL:

Deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

Sanıkların yönetim kurulu üyesi oldukları iddia edilen ………………….. San. ve Tic. A.Ş' nin 27/10/2008 tarihinde …………………… açtığı iflas erteleme davasında şirketin  borca batık olduğundan bahisle sunulan iyileştirilme projesi kapsamında faaliyetine devam ettiği takdirde iflas halinden kurtulabileceği iddiasıyla açılan davanın …………….3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/59 Esasında görüldüğü, mahkemenin iflas erteleme talebini kabul ederek şirketin iflasın 1 yıl süre ile ertelendiği, yargılama sırasında tüm alacaklıların davaya katılımının sağlandığı,  verilen kararın temyiz incelemesi sırasında 1 yıllık erteleme süresinin dolduğu,  mahkemenin iflas ertelemenin  uzatılması talebinin incelemesi amacıyla dosyanın yeniden  ele alınmasına müteakip yapılan yargılama sırasında alınan raporlar ve kayyum denetim raporu ile mahkemenin kabulüne göre; ibrazı gerektiği bildirilen  ara bilanço, gelir tablosu, ara dönem gider yansıtma hesapları vesaire belgeleri kayyum denetim raporuna esas olmak üzere  mahkemeye ibraz etmek, finansal kiralamaya konu makinaların ve şirketin başlangıç  bilançosunda kayıtlı diğer makinaların bulunduğu yerleri bildirmek üzere verilen kesin  süreye rağmen herhangi bir belge sunulmadığı gibi bilgi de verilmediği, şirketin faaliyetini sonlandırdığı, mahkemenin iflasın 1 yıllık süre ile ertelenmesine dayanak teşkil eden iyileştirme projesine uygun olarak faaliyet gösterip öngörülen hedeflerin  gerçekleştirilmediği, böylece alacıklıların durumlarının iflas erteleme davasının açılış  tarihine göre inceleme tarihinde daha iyi durumda olmadığı, şirketin davanın başlangıç aşamasındaki aktif mal varlığını koruyup koruyamadığının belirlenemediğinin ve kararda  belirlenen diğer nedenlerle iflas ertelemenin 1 yıl süre ile uzatılması şartlarının bulunmadığından bahisle mahkemenin yapılan yargılama sonucunda 13/03/2012 tarih 2012/140 Karar sayılı kararı ile  davacı ………………….. San. ve Tic.  A.Ş nin  iflas ertelemenin  uzatılması talebinin reddi ile  şirketin iflasına karar verildiği ve bu kararın 17/01/2013 tarihinde  kesinleştiği anlaşılmıştır.

Kesinleşen iflas kararının   …………1. İcra (İflas) müdürlüğünün …………….. Esas sayılı  iflas  dosyası  ile  tasfiyesinin  yapıldığı anlaşılmıştır.

 

Yargılama aşamasında dosya üzerinde  bilirkişi incelemesi yapılmış,  bilirkişi tarafından sunulan 06/11/2014 tarihli  rapor ve  14/04/2015 havale tarihli  ek rapor içeriğine göre;  şirketin  bilançosunda  aktif değerlerde gözüken  ticari mevcutların  iflas masasına teslim edilmemesi ve 2012 yılına ait yasal defterlerin yapılan  tebligata  rağmen süresinde  iflas müdürlüğüne teslim edilmemesi eylemlerinin hileli iflas suçunu oluşturduğu mütalaasında bulunulmuştur.

 

Gerek Bakırköy ………………………..Esas  sayılı  dosyasına sunulan rapor ve kayyum denetim raporları gerek ise, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ve ek  raporu içeriğine göre;   şirket tarafından  iflas erteleme  talebinde bulunulduğu  tarihe göre sahip olduğu  aktif mevcudunun  ve  şirket borcuna göre  aktif oranının  iflas kararı verildiği tarih itibari ile şirketin  durumunun şirket pasifleri  lehine değiştiği, alacaklıların durumlarının aradan geçen süre zarfında daha da kötüleştiği,  aktif - pasif  dengesinin ve oranının aktif aleyhine  değiştiği  anlaşılmıştır.

Sanıklar müdafi savunmasında; şirketin iflas tasfiyesinin halen devam ettiği, şirket alacıklılarının tahsilatının tamamlanmadığı, bu aşamada henüz zarar unsurunun   gerçekleşmediği, aciz vesikası alınmadığı, bu nedenle suçun  unsurları itibari ile  gerçekleşmediğinden bahisle sanıkların beraatine karar verilmesini talep etmişse de,  dosyaya sunulan  bilirkişi raporları, dönemsel bilanço  ve …………….. San ve Tic A.Ş' nin  sıra  cetveline göre  katılan  şirket alacaklarının  sıra  cetvelinin 6. ve  7. sırasına kaydının yapıldığı, şirket  bilançosunda belirtilen  aktif ve  pasifin oranı ile  alacaklıların alacak miktarları göz önüne alındığında zararın doğması muhakkak olup  zarar unsurunun  gerçekleştiği kabul edilmiştir.

 

Her ne kadar iddianamede tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerin dolandırıcılığı suçundan da  sevk maddesi  düzenlenmişse de sanıklardan ………….. eylemlerinin bir bütün halinde hileli iflas suçunu oluşturduğu, diğer sanıkların suç tarihinde  yönetimde olmadıkları gibi şirketin sevk ve idaresinin sanık ………. tarafından  gerçekleştirildiği anlaşılmakla sanık……………. hileli iflas suçundan  cezalandırılmasına, diğer sanıkların beraatine  dair  aşağıdaki  şekilde karar vermek gerektiği sonucuna varılmıştır.

 

HÜKÜM:

1-…………………………. hakkında hileli iflas ve dolandırıcılık suçlarından dolayı kamu davası açılmış ise de; sanıkların eylemleri sabit görülmemekle CMK 223/2-e maddesi gereğince sanıkların  AYRI AYRI BERAATLERİNE,

2-Her ne kadar sanık………….. hakkında nitelikli dolandırıcılık ve hileli iflas suçlarından dolayı ayrı ayrı cezalandırılması talebi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de; sanığın eyleminin bütün halinde hileli iflas suçunu oluşturduğu anlaşılmakla;

Sanık …………………hileli iflas suçundan eylemine uyan  5237 sayılı TCK nun 161/1 maddesi gereğince  suçun işleniş  şekli nazara alınarak 3 yıl hapisle cezalandırılmasına ,

Sanığın  sosyal ilişkileri ve  cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak TCK nun 62/1 maddesi uyarınca  cezadan takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 2 YIL 6 AY HAPİSLE CEZALANDIRILMASINA,

            Sanığın 5237 sayılı TCK 53/1-a,b,d,e bentlerinde sayılan haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya, 5237 sayılı TCK 53/1-c maddesinde yazılı haklardan ise anılan maddenin 3 fıkrası uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilmelerine, diğer kişilere yönelik bu hakları bakımından da aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca cezaların infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına,

 

Beraat eden sanıklar ……………………….hakkında yapılan yargılama gideri çıktıktan sonra geriye kalan ( 474 ) TL yargılama giderinin ………………… tahsiline,

Beraat eden sanıklar ………………………….kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince ayrı ayrı 3.000,00  tl vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklara ayrı ayrı verilmesine,

Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince  3.000,00  tl vekalet ücretinin sanık ………………..alınarak katılan şirkete verilmesine,

Talebe uygun, C.Savcısınınhuzurunda  Sanık ………………ile Sanık ……………..ve…………………. ………………..ile Sanık ……………….ile Sanıklar ………………..ve ……………..müdafi ……………Yasa ile Katılan şirket vekili  ……………yüzüne karşı, sanıklar …………..ve …………yokluğunda  CMK 291 maddesi gereğince  yokluklarında  karar verilenler  açısından  hükmün tebliğinden itibaren, yüzüne karşı karar verilenler açısından tefhim tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine  bir beyanda bulunulması sureti ile Yargıtay  nezdinde temyizi kabil olmak üzere oybirliğiyle verilen karar  açıkça okunup anlatıldı.08/10/2015

Rahmi Ofluoğlu

Hukukçu


www.rahmiofluoglu.com

rahmi68@hotmail.com

 

 

 

 

Son Güncelleme: 11.12.2015 22:34
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177