19 Eylül 2014 Cuma 23:50
İlhan Cihaner'in avukatı Yargıtay hakimlerini topa tuttu

 CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner ve emekli Orgeneral Saldıray Berk'in de aralarında yer aldığı 14 sanığın "terör örgütü üyeliği" suçundan yargılandığı davada, Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Cihaner hakkında 6. defa zorla getirme müzekkeresi yazılmasına karar verdi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu salonundaki duruşmaya, sanık İlhan Cihaner ve duruşmadan vareste tutulan Saldıray Berk katılmazken, bazı sanıklar ve sanık avukatları hazır bulundu. CHP İzmir Milletvekilleri Rıza Türmen ve Mustafa Balbay, Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün ve Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin de seyrettiği duruşmada, Daire Başkanı Hüseyin Eken, celse arasında dosyaya giren belgeleri tutanağa geçirdi.

Buna göre, İlhan Cihaner'in zorla getirilmesine ait müzekkereye Başkent Ankara Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 1 Temmuz 2014'te yanıt verdiği, yanıt ekinde TBMM Başkanlığının, "Anayasanın 83. ve 87. maddelerinde zorla getirme kararının milletvekiline tebliğ edilmesi ve tertip edilecek tebliğ- tebellüğ belgesinin yetkili makama gönderilmesi konusunda bir hüküm olmadığı, bu halde başkanlıklarınca yapılacak olan bir işlem bulunmadığına" ait yazısına yer verildiği açıklandı .

Erzincan Emniyet Müdürlüğünün, bazı gizli tanıkların ve yakınlarının koruma tedbirlerinin uzatılıp uzatılmaması konusunu daireye sorduğu tutanağa geçirildikten akabinde sanık avukatlarına söz verildi. Cihaner'in avukatı Turgut Kazan, koruma tedbirleri uzatılıp uzatılmayacağı sorulan gizli tanıkların bu davayla ilgisi bulunup bulunmadığını bilmediklerini kaydederek, "Klasörlere bakmamız gerek . Beyanda bulunmak için zaman istiyoruz" diye belirtti .

Sanık avukatlarından Zeynel Yüksel de gizli tanıkların birçoğunun kimlik bilgilerinin ortaya çıktığını ortaya koyarak , gizli tanık sıfatlarının uzatılmasında yarar görmediklerini belirtti .

Avukat Deniz Aksoy ise gizli tanıklara baskı yapıldığından bahisle bazı kişiler hakkında Erzincan Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldığını ve gizli tanıkların kimliklerinin açığa çıktığını kaydederek, "Emniyetçe koruma önlem kararları uzatılması istenen son iki tanığın dosyamızda ifadeleri yok. Bunlarla alakalı Erzincan'daki tutanakların getirtilmesi halinde bu kişilerin bu davanın da gizli tanıkları olup bulunmadığı anlayabileceğiz" diye açıkladı .

Sanık avukatlarından Mustafa Güler, gizli tanıklar Takvim ve Cesur'un bu dosyada beyanı bulunmadığını söyleyerek, Avukat Aksoy'un talebine kısmen katılmadıklarını belirtti .

Cihaner'in avukatı Turgut Kazan, 2 karara işaret etti

Cihaner'in avukatı Kazan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, önceki günlerde verdiği takipsizlik kararı ile Anayasa Mahkemesinin, eski Yargıtay Daire Başkanı Hasan Erdoğan kararlarının, bu davayı yakından ilgilendirdiğini belirtti . İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, takipsizlik kararında, "hukuka makul delil" tartışmasının uzunca yapıldığını belirtti . Kazan, kararda, "ucuz yoldan" dinleme kararı alınabilmesi için suç örgütü suçlaması yöneltildiği, ancak tahkikat sonucunda örgüte ulaşılamadığının anlatıldığını aktararak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"(Bu dinleme kararları, örgüt olmadığını için hukuka muhaliftir ) deniliyor. Bu sebepten ötürü yargıç kararıyla yapılmış o dinlemelerin kullanılamayacağını ortaya koyarak , takipsizlik kararı veriyor. Savcılık böyle bir tartışma yaparak, takipsizlik kararı veremez. Bunu ancak mahkeme yapabilir. Anayasa Mahkemesinin Hasan Erdoğan kararına göre de Adalet Başmüfettişinin dinleme isteme yetkisi olmadığı için onun isteği üzerine verilmekte olan dinleme kararı hukuka aykırı yoldan sağlanmış delildir, değerlendirmesinde bulunuluyor. Yani, 'Yargıç kararıyla yapılsa dahi bu dinlemeler geçerli değildir, kullanılamaz' deniliyor. Hukuk yalnız yargıtay daire başkanı ve AKP- AK Parti kurucusu için mi geçerlidir? Öyleyse bu soruşturmada başsavcı hakkında tahkikat yapma yetkisi olmayan Osman Şanal tarafından delil diye önünüze sunulanları nasıl kullanacaksınız?"

Yurt Atayün'ün cevabı

Kazan, olağan davanın, "kumpas" tartışmasının ilk halkası olduğunu ileri sürerek, "Müvekkilimin, başsavcılık odasından yaka paça götürülmesiyle kumpasın ilk adımı atılmıştır. Zira kumpas, ele geçirilen Emniyet ile beraber yargıyı, MİT'i ve silahlı kuvvetleri ele geçirme planıydı" diye açıkladı .

"Emniyet, yargı ve savcı üçlüsünün, önceki zamanda suç örgütüne dönüştüğünü" savunan Kazan, Cumhuriyet Savcısı Osman Şanal'ın İstanbul Emniyet Müdürlüğüne, bazı isimlerin "terör örgütüyle bağlantısının araştırılması" için yazdığı yazının beş gün içinde cevaplandığını, cevabın verenin, önceki günlerde gözaltına alınarak, tutuklanan dönemin İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürü Yurt Atayün olduğunu anlattı.

Kazan, Ergenekon davası sanık olanlardan Veli Küçük'e selam verenlerin Ergenekon üyeliğiyle suçlanırken, Fahri Kasırga'nın " sürat ile yükseldiğini, sürat ile geliştiğini" belirtti . Bu davanın dayandığı delillerin hiçbirisinin hukuka makul bulunmadığı iddia eden Kazan, "Hiç başka bir yargılama faaliyeti yapmadan, müvekkilimin sorgusunu almaya ihtiyaç duymadan ivedi bir biçimde beraat kararı verilmesini arzu ediyorum " diye belirtti .

Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Beytullah Metin, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin "Ergenekon" ana davasına ait gerekçeli kararının incelenmesinin sürdüğünü ifade etti . Sanık avukatlarının, gizli tanıklarla alakalı karşılaştırma ve incelemeye ait zaman istemlerinin kabulünü talep eden Metin, eksiklerin giderilmesi isteminde de bulundu.

Cihaner hakkında bir defa daha zorla getirme müzekkeresi

Daire, sanık Cihaner'in savunması alınamaması ve dosyanın yer aldığı aşama nedenleriyle ivedi bir biçimde beraat kararı verilmesi talebini reddederken, Cihaner'in gelecek celse duruşmada hazır edilmesi için hakkında tekrardan zorla getirme müzekkeresi yazılmasını kararlaştırdı.

Kimi sanık avukatlarının gizli tanıklarla alakalı taleplerinin de reddine karar veren daire, dosya içeriğine göre, gizli tanıklar Can ve X hakkındaki koruma tedbirlerinin sürdürülmesini, bunlarla alakalı yazışmaların Yargıtay Başkanlığınca yapılabileceğinin Erzincan Emniyet Müdürlüğüne bildirilmesini kararlaştırdı.

Diğer gizli tanıklar Cesur ve Takvim'in dosyada gizli tanık olarak ifadelerine rastlanmadığı sebebiyle bu tanıklarla alakalı yazışma yapılamayacağının bildirilmesini kararlaştıran daire, gizli tanık Can'ın ağabeyi, eşi ve çocukları ile gizli tanık Göyne'nin korunmasına ait önlem kararının, ağır ve ciddi bir tehlike olmadığı sebebiyle kaldırılmasına karar verdi.

Gizli tanık Fırat ile Fatih Kutbay ve Avukat Kazan'ın bundan önce dinlenmesini istediği Yozgat nüfusuna kayıtlı, 1977 doğumlu Dursun Çiçek ve Ferhan Murat'ın tanık olarak dinlenip dinlenmeyeceğinin daha akabinde karara bağlanmasına hükmeden daire, sanıkların savunmaları tamamlandıktan akabinde hükme asıl olabilecek veri (bilgi) ve belgelerin okunması ile tanıkların dinlenmesinin değerlendirilmesini kararlaştırdı. Duruşma, 12 Aralık 2014'e sonraya bırakılarak ertelendi .

Son Güncelleme: 19.09.2014 23:53
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol