Rahmi
Rahmi
22 Eylül 2017 Cuma 23:20
FETÖ davalarında yeni aşama

FETÖ/PDY davalarındaki yaygın hatalar bir yerlerde anlaşılmaya başladı gibi. Gelinen yeni aşamada gözaltı ve tutuklamalar devam ederken mahkemelerin daha titiz ve tempolu çalışacağı anlaşılıyor. Yeni dönemde tahliyeler artarken davalar da hızlanacak.

FETÖ/PDY davalarının iktidarın hedef seçmen kitlesini olumsuz etkilediği tespitleri çoğalmaya başladı.

FETÖ/PDY davalarında görülen çelişkiler ve hatalar

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 1. Derece mahkemesi olarak  FETÖ’dan verdiği mahkumiyet kararı ve temyizen gelen FETÖ davalarındaki onama kararları mahkemeleri ister istemez etkiledi.

Mahkemeler doğal olarak Yargıtay’ın bylock kararını  örnek almaya başladılar. Yargıtay’ın kararını örnek alarak bylocktan hüküm veren mahkemeler farklı cezalar vermeye başladılar. Mahkemelerin çoğu 6 yıl 3 ay hapis cezasına hükmederken, diğer bir kısmı 10 yıl gibi farklı farklı cezalar vermeye başladılar. Oysa 16. Ceza Dairesi aynı koşullarda 6 yıl 3 ay cezaya hükmetmişti.

Bu gelişme anayasanın ve TCK’nın “Ceza Kanununun uygulamasında kişiler arasında ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, siyasal veya diğer fikir yahut düşünceleri, felsefi inanç, milli veya sosyal köken, doğum, ekonomik ve diğer toplumsal konumları yönünden ayrım yapılamaz ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınamaz.” Şeklindeki emredici düzenlemesine aykırılık oluşturmaktadır.

Bir başka çelişki mahkemelerin çoğunun 16. Ceza Dairesinin bylock kararını yanlış yorumlamalarından kaynaklanmaktadır.

Kısaca mahkemeler bir taraftan verdikleri bylock kararları birbirleri ile çelişirken diğer yandan da dairenin kararı ile çelişmektedirler.

Daha da önemlisi 16. Ceza Dairesi bylock kararında TCK’nın yapımcılarından Prof. Dr. İzzet Özgenç’in konu ile ilgili akademik görüşlerine atıfta bulunmuştu. Daire bir yerde verdiği bylock hükmünde Özgenç’in akademik görüşlerini esas almıştı. Oysa daire verdiği hükümde Özgenç’in konu ile ilgili görüşlerine ters düşmüştü. Bu durum daha sonra Özgenç’in yaptığı açıklamalarla netleşti.

Böylesine bir karmaşa içerisinde yürüyen FETÖ davaları nedeniyle haksızlığa uğrayan masum insanların sesi bir yerlerde duyulmaya başladı diye düşünüyoruz.

FETÖ/PDY davalarında şüpheli ve sanıkların en büyük zaafları ekonomik nedenlerle avukat tutamaması veya istediği avukatı tutamaması.

Konu ile ilgili olarak Biz Hukuk Bürosu’ndan Refik Çağlar Dilber avukatlık ücretlerini ciddi oranda revize ettiklerini, gözaltı sorgularından çok düşük ücretler talep ettiklerini belirtti.

Avukatlar özellikle ceza davalarının olmazsa olmazıdır, çünkü bilgisi, deneyi ile tam anlamıyla sanıkların yanında duran avukatlardır.

Av. Rahmi Ofluoğlu

BİZ HUKUK

Son Güncelleme: 23.09.2017 00:08
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
İlker 2017-09-23 12:59:42

Hakkımda örgüt üyeliği suçlaması yok banka hesabı yok kolej yok dersane yok yurt yok yalnızca sendika var oda resmi izinli aidatını 15 Temmuz'a kadar devlet ödemiş sendika kanunları açık hiç kimse sendikanın faaliyetinden dolayı görevine son verilemez diyor örgüt üyesi değilsem mahkeme öyle diyor ben neden ihraç edildim neden hayatımız karardı 1saatte sorgumuz sualsiz atıldık yıllarca adaleti nasıl bekleyeceğim canıma son versem hesabını kim verecek