Gerekçeli kararda sanık tarafından yazılan ve Gezi olaylarının anlatıldığı ‘Bireyselleşme ve Demokrasi - Gezi Fenomeni’ adlı kitabın ‘Sloganlar- Duvar Yazıları’ başlıklı bölümünde Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlere yer verildiği belirtildi.

Mahkeme kararında, eleştirinin hangi durumda bir hak olmaktan çıkıp, suç boyutuna ulaştığının belirlenmesinde, eleştiriye muhatap kişinin sıfatı ve sosyo-kültürel durumunun gözetilmesi gerektiği ifade edildi.

Siyasi kimliği bulunan kişilerin diğer bireylere göre kaba, sert ve kırıcı eleştirilere karşı daha hoşgörülü olmasının beklendiğini vurgulayan mahkeme, “Eleştirilen durum ile anlatım biçimi arasında düşünsel bağın bulunmaması ve küçültücü değer yargısı içermesi halinde eylemi hukuka uygun kılan çerçeve aşılmış olur” dedi.

Kitapta yer alan ifadelerin saldırgan bir dil  içerdiğini belirten mahkeme, bu saldırgan dilin tek amacının müştekiyi (Recep Tayyip Erdoğan) aşağılamak olduğunu ifade etti. Mahkeme, kitapta yer alan ifadelerin düşünce açıklamaları şeklinde kabul edilemeyeceğini vurguladı.

Recep Tayyip Erdoğan’ın şeref ve saygınlığına saldırıda bulunulduğunu açıklayan mahkeme, kitaptaki ifadelerin eleştiri sınırının aşıldığını ve hakaret unsuru içerdiğini ifade etti.

Gerekçeli kararda, sanık Özkoray’ın savunmasında “Eserin sahibi milyonlarca halktır. Suç unsuru olabilecek sloganlar ile ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmiyorum. Gezi olaylarında yazılan duvar yazılarını toplumsal hafızanın yok olmaması için kitaba koydum” şeklindeki savunmasına da yer verildi.

Mahkeme, bu savunmayı ‘Hakaret içeren bu sözlerin kim tarafından söylendiği belli olmasa bile kitap yayıncısı olan sanığın bu sözleri kitaba alıp yayınlamak suretiyle sorumluluğu bulunmaktadır” diyerek reddetti.


http://www.aljazeera.com.tr/al-jazeera-ozel/mahkeme-tek-amac-recep-tayyip-erdogani-asagilamak