Rahmi
Rahmi
24 Eylül 2017 Pazar 18:53
BYLOCK HİÇBİR ZAMAN CMK MADDE 217/2 ANLAMINDA DELİL OLARAK KULLANILAMAZ...

Kamuoyundaki genel kanı; ByLock programın olağanüstü gizlilikler içeren ve kesinlikle FETÖ mensupları haricinde kimsenin bu programa sahip olamayacağı konusundadır.

Ancak biz ByLock delilinin elde ediliş şekline itiraz ediyoruz. ByLock bu davalar için delil olamaz. Şöyleki;

1-ANAYASA VE AİHM KARARLARINA AYKIRIDIR...

Bylock verilerinin elde ediliş şekli Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/13 esas,  2017/21 karar sayılı dosyasında yer almıştır.

"Milli İstihbarat Teşkilatınca bu yetkiye dayanarak teşkilata özgü teknik istihbarat usul araç ve yöntemleri kullanılmak suretiyle Bylock uygulamasına ait sunucular üzerindeki veriler ile uygulama sunucusunun ve IP adreslerinin satın alındığı, e-posta adreslerinin içerikleri başta olmak üzere muhtelif veriler elde edildiği, düzenlenen teknik analiz raporu ve dijital materyallerin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ve Emniyet Genel Müdürlüğüne ulaştırıldığı görülmektedir.”

Yani MİT’ in delilleri elde etme şeklinin Anayasanın 20, 22, 38/6 ve CMK 134. maddelerine aykırı olduğu açıktır.

Anayasanın 20. maddesi “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz” derken, 22. maddesi “Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır” demektedir.

CMK 134. maddesi ise “Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada (Ek ibare: 6526 - 21.02.2014 / m.11) “somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve” , başka surette delil elde etme imkanının bulunmaması halinde, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin haline getirilmesine hakim tarafından karar verilir” getirmektedir.

Anayasanın 38/6 maddesi “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez” hükmünü getirmektedir.

AİHM' nin Khan/United Kingdom, 35394/97, 12.05.2000 tarihli davasına konu olan gizlice kaydedilen bilgilerin kullanılması ve delil olarak değerlendirilmesi konusunda verdiği kararda, bu tür bilgilerin kullanılmasının AİHS' nin 6/1. maddesinde yer alan adil yargılanma gereklerine ters düşmediğini belirtmiş ancak bunun için yine AİHS' nin 8/2. maddesinde yorumlandığı gibi, "yasayla öngörülmüş" olma şartına bağlanmıştır. (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları Işığında Ceza Yargılaması, Kurum ve Kavramları S. Cengiz, F. Demirağ, T. Ergül, J. McBride, D. Tezcan s. 159-160)

Buna göre Anayasa ve yasalara göre MİT’ in ByLock delillerini elde etme şeklinin hukuki olmadığı açıktır.

Anayasanın 90. maddesine göre uluslararası sözleşmelerin anayasaya aykırılığı öne sürülemeyeceği gibi sözleşme hükümleri ile iç hukukun çatışması halinde sözleşme hükümlerine uyulması zorunludur.

Sonuç olarak ByLock deliline dayanılarak verilecek hükümlerin AİHM önüne gitmesi halinde mahkemenin sözleşmenin 6/1 maddesine göre hak ihlaline karar vermesi gerekecektir. 

2-TRAFİK KAYITLARININ İSTENİLMESİ İÇİN GEREKLİ BİR YILLIK SÜRE DOLMUŞTUR...

Dava dosyasına ve diğer bu tür dava dosyalarına ilgili internet sağlayıcısından internet trafikleri getirtilmektedir. Bu trafiklerin tarihlerine baktığımızda genellikle 2014 ve 2015 yıllarına ait olduğunu görüyoruz.

Halen yürürlükte olan ve 04.05.2007 tarihinde kabul edilen 5651 sayılı “İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN” bulunmaktadır.

Bu kanunda 2. maddesinde tanımlar yer almış ve tanımlar içerisinde erişim sağlayıcı, trafik, … vs yer almıştır.

5651 sayılı yasa gereğince çıkarılan “İNTERNET TOPLU KULLANIM SAĞLAYICILARI HAKKINDA YÖNETMELİK” te halen yürürlüktedir.

Bu yönetmeliğin 4/1-b ve e bentleri gereğince;

İnternet toplu kullanım sağlayıcıları ”İÇ IP DAĞITIM LOGLARI” nı kendi sistemlerinde kaydetmek ve kaydedilen bilgileri “1 YIL” süre ile saklamak zorundadır.

Mahkemelerin istediği internet trafikleri 2014 ve 2015 yıllarına aittir. Ama yürürlükte olan 5651 sayılı yasa ve yönetmeliğine göre ancak 1 yıllık internet trafikleri istenebilecektir. 

Ayrıca Anayasa Mahkemesi 02.10.2014 tarihli 2014/149 esas ve 2014/151 sayılı kararıyla 5651 sayılı yasanın 3. maddesinin 4. fıkrasını (Trafik bilgisi TİB tarafından ilgili işletmecilerden temin edilir ve hakim tarafından karar verilmesi halinde ilgili mercilere verilir) İPTAL etmiştir. Yani mahkeme ve hakim internet trafiklerini Anayasa Mahkemesinin iptal kararına göre isteyemez. 

Yine internet sağlayıcıları; kesinlikle 1 yıl öncesini geçen internet trafiklerini mahkemelere gönderemez.

İnternet trafiklerinin, internet sağlayıcılarından talep edilmesi hem Anayasaya, hem 5651 sayılı yasaya ve yönetmeliğine hem de CMK m. 217/2’ de yer alan hukuka uygun delil kavramına aykırıdır.

3-MİT KANUNU VE TCK' NA GÖRE BYLOCK KAYITLARININ DAVA DOSYASI  İÇİNE ALINMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR...

 Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/13 esas,  2017/21 karar sayılı dosyasına göre "Milli İstihbarat Teşkilatınca bu yetkiye dayanarak teşkilata özgü teknik istihbarat usul araç ve yöntemleri kullanılmak suretiyle Bylock uygulamasına ait sunucular üzerindeki veriler ile uygulama sunucusunun ve IP adreslerinin satın alındığı, e-posta adreslerinin içerikleri başta olmak üzere muhtelif veriler elde edildiği, düzenlenen teknik analiz raporu ve dijital materyallerin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ve Emniyet Genel Müdürlüğüne ulaştırıldığı…”  açıkça belirtildiği üzere; ByLock delilinin MİT tarafından elde edildiği ve bu bilgileri Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına, Emniyet Genel Müdürlüğüne verdiği açıkça bellidir.

Ancak;

2937 sayılı DEVLET İSTİHBARAT HİZMETLERİ VE MİLLİ İSTİHBARAT HİZMETLERİ KANUNU’ nun 4. Maddesinin i, d ve g maddelerine göre; MİT dış istihbarat, millî savunma, terörle mücadele ve uluslararası suçlar ile siber güvenlik konularında her türlü teknik istihbarat ve insan istihbaratı usul, araç ve sistemlerini kullanmak suretiyle bilgi, belge, haber ve veri toplamak, kaydetmek, analiz etmek ve üretilen istihbaratı gerekli kuruluşlara ulaştırmak yanında görevlerini yerine getirirken gizli çalışma usul, prensip ve tekniklerini kullanabilir. Ayrıca telekomünikasyon kanallarından geçen dış istihbarat, millî savunma, terörizm ve uluslararası suçlar ile siber güvenlikle ilgili verileri toplayabilir.

2937 sayılı MİT Kanununa 17.04.2014 tarih ve 6532 sayılı yasanın 11 maddesiyle eklenen EK MADDE 1’ e göre; MİT uhdesindeki istihbari nitelikteki bilgi, belge, veri ve kayıtlar ile yapılan analizler, TCK. nun 2. Kitap 4. Kısım 7. Bölümünde yer alan suçlar hariç olmak üzere, adli mercilerce istenemez…

TCK; İKİNCİ KİTAP, DÖRDÜNCÜ KISIM (Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler) YEDİNCİ BÖLÜM (Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk-Devletin güvenliğine ilişkin belgeler) ise TCK m. 326-339. Maddeler arasıdır.

Sanıklar ise TCK m. 314/2’ den dolayı yargılanmaktadır.

Bu durumda CMK m. 217/2’ de yer alan DELİLLERİ TAKDİR YETKİSİ (Yüklenen suç, HUKUKA UYGUN BİR ŞEKİLDE ELDE EDİLMİŞ HER TÜRLÜ DELİLLE ispat edilebilir) hükmüne göre MİT’ in elde ettiği veriler bu davada delil olarak kullanılamaz.

ByLock delili yukarda saydığımız 3 nedenden dolayı (Anayasa ve AİHM’ e aykırılık, 5651 sayılı yasaya aykırılım ve 2937 sayılı yasaya aykırılıktan) kesinlikle delil olamaz. Bu nedenle mahkemenizin dava dosyası içinde bulunan ByLock ve internet trafiklerini delil olarak saymamasını talep ediyoruz.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
ömer cenk akpınar 2017-09-25 01:02:11

eeee sonuç ....tutukluluğun devamı, yaşasın adalet ?!

Avatar
Rabia 2017-10-10 22:07:52

Sizin gibi 10 kişi olsun adaletin sırtı yere gelmez

Avatar
Mehmet 2017-09-25 10:45:24

Kusura bakmayın ama bu yazının da hiçbir ehemmiyeti yok fetö yargılamalarının geldiği 1 yıllıl süreçte bylockun gizli bir sistem olduğu herkesin bu sisteme giremediği ve fetöcüler hariç kimsenin bu programın adını sanını duymamış olmaları gözönüne alındığında bylock un varlığı somut bir delildir. Ayrıca bu bylock tespitinin yapılmasında da bir sakınca olmadığı yargıtay kararıyla da kesindir