23 Şubat 2014 Pazar 23:45
 “Biz savcıyız, Başbakan bile olsa istediğimizi ifadeye çağırırız“
 İstanbul Adliyesi'nde görev yapan bazı TMK savcılarının ağzından "Biz savcıyız, Başbakan bile olsa istediğimizi ifadeye çağırırız" sözlerinin çıktığını kulaklarımla duyup gözlerimle gördüm. Savcı olmak ve adaleti temsil etmek ayrı bir durum ama bu söz ettiğim savcıların bu cümleleri sarfederken ki ruh halleri "adalet" saikiyle değil, başka bir tavırla ortaya konulan bir haldi. Adliyenin 7. katında özel kartla girilen turnikeli koridorda bir birlerine güvenmeyen bu 23 TMK savcısı, "Türkiye gündemini ve siyaseti biz yönlendiriyoruz" fikrindeler. Biraz derin devlet kitabı okumuş bir insan, savcıların bu ruh halinin Hasan Sabbah'ın fedailerinin ruh hali olduğunu anlayabilir. Ama ne yazık ki savcıların içinde bulunduğu durum hiç iç açıcı değil.

Gün geçmiyor ki bir savcı skandalı ortaya çıkmasın. Özellikle daha önce Beşiktaş adliyesinde görev yapmış savcıların hukuksuz kararları bir bir ortaya çıkıyor. Adliyenin TMK bloğundaki 23 savcı şu an diken üstünde. HSYK'nın yapısının değişmesiyle beraber çıkacak yeni kararnameyle taşlar yerinden oynayacak. Yargıda adeta bir deprem olacak. Özellikle özel yetkili mahkmeler ve TMK savcılarını etkileyecek bu değişimler öncesi birçok savcı adliyede iş yapmaktan çok gündemi konuşuyor. Geçtiğimiz günlerde kendi gözümle gördüğüm bir kaç TMK savcısı arasındaki diyaloğu aktarmak istiyorum. Savcılardan biri gazetelerde çıkan haberlerden rahatsızlık duyduğunu aktarıyor. Diğer bir savcı, "Biz hukuk adamıyız, Başbakan bile olsa eğer bize göre suçluysa ifadeye çağırırız" diyor. "Hukuk adamı olmak böyledir zaten" diyor diğer bir savcı. Basında ortaya çıkan haberleri sert bir şekilde eleştiren bu savcılar, HSYK'nın yapısının değişmesinden oldukça rahatsız olduklarını söylüyorlar.

HSYK'nın haklarında çıkan haberleri dikkate alıp görev yerlerinden edilme korkusu ve soruşturma geçirme endişesi yaşayan savcıların yanı sıra, medyadaki haberlerin kurul tarafından dikkate alınmayacağını savunanlar da var. Cemaatten söz açılmasıyla beraber bir savcı "Cemaat kurumlarından geçmeyen mi var" diyor.

Diyalog bu şekilde devam ederken, hukuk ve adletin teslim edildiği savcıların aslında siyasetin maşası olduğunu görüyorum. HSYK değişikliği ve TMK'ların kaldırılması gündemde olduğundan ellerindeki dosyalarla ilgili işlem yapmayan savcılar, bu sıralar siyaset konuşmakla hayli meşguller. Bir yandan da kendini bu ortamdan uzak tutan ve sadece işine yoğunlaşan savcıların da olduğunu söylemek gerek.
Son Güncelleme: 23.02.2014 23:51
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol