27 Nisan 2013 Cumartesi 14:25
TÜRKİYE’NİN KENDİNİ MİLLETİNE BORÇLU HİSSEDEN AYDINLARA İHTİYACI VAR,TBB’NİN DE
Eleştirilerimi madde madde izninizle sunayım:

ELEŞTİRİ 1- SAYIN VEDAT AHSEN COŞAR’A HÜKÜMET TARAFINDAN YAPILAN “AKİL ADAM” ÖNERİSİ KONUSU:

Sayın başkan ‘Akil Adamları’ haklı olarak eleştiriyor, yerden yere vuruyor: ” … akillikleri kendinden menkul.  Ne akili? (…)Akil adamlar listesinde, bugünkü siyasal iktidarla tam uyum halinde, ideolojik birlik halinde olan bir grup var. (…)Buradan “akil” bir şey çıkmaz.” diyor,

Sayın V. Ahsen Coşar’ın akil adamlığı sorulunca da: Beşir Atalay bunu teklif edince; Ahsen Coşar da “bunu yönetim kurulunda tartışmam gerek” diyor. Bu konuyu Yönetim kuruluna getirdiğinde oy birliği ile ret ediliyor.  (…)Bu konuda spekülasyonlar yapılıyor ama spekülasyon yapılacak bir durum yok.” diyor.  

Sayın Başkan, V. Ahsen Coşar’a gelince birden değişiyor, ‘yumuşuyor’.

“Beşir Atalay, bana böyle bir teklif yapmıyor da neden Vedat Ahsen Coşar’a yapıyor?”, demek ki o’nu ‘uygun’ görmüşler, demek ki kendi ideolojilerinden olduğunu biliyorlar. ÖYLE OLMASAYDI ZATEN AHSEN BEY YÖNETİME GÖTÜREYİM FALAN DEMEDEN TEKLİFİ REDDERDİ, DERHAL REDDERDİ.” demesi gerekmez miydi?.

Kendisine devrimci diyen, Deniz Gezmiş’in posteri önünde konuşma yapan birisinin görüşünün ‘BULANIK’ değil, ‘BERRAK’ ve ‘NET’ olması gerekmez mi?

Peki niye öyle değil… 

ELEŞTİRİ 2- SEÇİME 20-25 GÜN VAR BAŞKAN’DAN ÜÇ ADAY DA MAVİ BONCUK:

… Ahsen beyle de, diğer adaylardan biriyle de yapabiliriz.”

“ Buraya her üç arkadaşımız da geldi, hepsine de söyledik, biz kimseye hayır demiyoruz ama evet de demiyoruz.”

Sayı Başkan’a sorulmaz mı ki, “ Üstadım, seçime 20-25 gün kaldı, ‘evet’, ya da ‘hayır’ demek için daha ne kadar bekleyeceksiniz; yoksa ‘kız evi taktiği mi’ var?

Ama Başkan bu kez diyor ki “Listelerine bakacağız.” Elbette bakacaksınız. Ama, baş başa vererek, ‘sen-ben’, ‘ora-bura’ demeden, ‘baro-yargı’ , ‘Bölge-Türkiye’ diyerek. 

ELEŞTİRİ 3-SAYIN KOLCUOĞLU İLE SAYIN FEYZİOĞLU DEĞERLEMESİ:

“Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır. Şeklinde düşünülüyorsa o zaman bu mücadele için en uygun aday Kazım Kolcuoğlu’dur.”

“Kazım Beyle Metin Beyi karşı karşıya koyduğunuz da backgrounda baktığınız zaman Kazım Kolcuoğlu daha baskın çıkar.”  

Geçmişteki yaptıklarına baktığınızda, bunları da yapar demektir.”

Peki Sayın Başkanım, hukukçu adaletsizlik yapar mı, Kolcuoğlu’yla Feyzioğlu’nun yaşları bir mi ki geçmişlerini tartıyorsunuz? Veya Feyzioğlu’nun ‘yapamayacağı’ konusunda ‘veri’ var mı elinizde? Yoksa, ‘şüphe’den yararlanmaz mı Feyzioğlu? 

ELEŞTİRİ 4- SAYIN KOCASAKAL ADAY OLSA:

“Çok severim kendisini, o da bilir, o da beni sever,  Ümit Kocasakal’ı TBB başkanı yapsak olur mu? Aday olsa hiç tartışmasız kazanır. Olur, mu olmaz.”

Seçime sayılı günler kala adeta yeni aday ‘çağrıştırmalarında’ bulunmak, ‘bir belirsizlik ortamı varmış gibi’ izlenimler uyandırmaya çalışmak doğru mu? Güvensizlik izlenimine neden olabilecek bu söylemler doğru mu Sayın Başkanım; doğru mu? 

ELEŞTİRİ 5-SAYIN BAŞKANIN BİR EMSALİ OLMAYAN DENEYİMİ

“İddia ile söylüyorum bizim tecrübemizin emsali yoktur. Türkiye’de siyasetin en tecrübeli insanlarıyız biz.”

Buna bakarak Başkanımıza denilemez mi ki, “Doğrudur. Ama Sayın Başkanım, bu deneyiminiz, birikiminiz, görmüş geçirmişliğiniz, sizi, yukarıda sayılan eleştirilere uğratmayacak otomatik bir korunma düzeneğinin sahibi kılmış olması gerekmez miydi? Neden böyle oldu!” 

Yazının "finalini" Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk alıyor: “Büyük olmak için kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, ülke için gerçek amaç ne ise onu görecek, o hedefe yürüyeceksin.

Herkes senin aleyhinde bulunacaktır; herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır. Fakat sen buna karşı direneceksin, önüne sonsuz engeller yığacaklardır. Kendini büyük değil küçük, zayıf, araçsız, hiç sayarak, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu engelleri aşacaksın…”  Yücel,1939, Sayı 57     

Av. Selahattin Sarıoğlu/TBB Delegesi/Malatya Barosu Önceki Başkanı

Son Güncelleme: 27.04.2013 15:47
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Av. M. Turgay Bilge 2013-04-28 09:09:14

Sayın Malatya Barosu Önceki Başkan ve Delegesi'nin (bazen 1. sırada seçilen delege imzasını da atıyor kendisi!) Sayın Gürkan'ın "Deniz Gezmiş'in posteri önünde bulanık konuştuğu" iddiası üzerine aklıma,daha doğrusu hatırıma gelenler oldu. Muğla Baro Başkanı devrimci bir mücadelenin tam içinden bugüne gelmiş ve bu kimliğini halen koruyan tutarlı ve nitelikli bir meslek büyüğümüzdür. Büyük olasılıkla Sayın Gürkan'ın Deniz Gezmiş'in yoldaşı ve hapishane arkadaşı olduğunu bilen ve bunu TBB seçimi için siyasal ajitasyon olarak kullanmaya kalkan Sayın Sarıoğlu'na http://www.itusozluk.com/m/goster.php?t=deniz+gezmi%FE+in+idam%FDn%FD+onaylayan+canl%FD+s%FCr%FCs%FC adresinden "Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamını onaylayan canlı sürüsü"nün içindeki isimlere ve özellikle soyadlara da bakmasını öneriyorum.Sakın ardından "herkes kendinden sorumludur" yanıtı gelmesin,herkes soyadından da,geçmişinden de, destekledikerinden de sorumludur. Deniz'i kullanmak bu kadar ucuz ve işe geldiği gibi olmamalı

Avatar
Genç Avukat 2013-04-28 21:29:24

Sayın Sarıoğlu'nun yazısında Sayın Gürkan'dan için "Deniz Gezmiş'in posteri önünde bulanık konuştu" şeklinde bir ifade ben göremedim. Sarıoğlu : " Kendisine devrimci diyen, Deniz Gezmiş’in posteri önünde konuşma yapan birisinin görüşünün ‘BULANIK’ değil, ‘BERRAK’ ve ‘NET’ olması gerekmez mi? " diyor. Ayrıca Sarıoğlu'nun Sayın Gürkan'ın "meslek büyüğü" sıfatına zarar verecek bir şey yaptığını da düşünmüyorum.1 yıllık Avukat olarak bana göre meslek büyüklerimiz de gerektiğinde eleştirilmeli.Yeter ki saygı sınırları içinde ve yapıcı olsun.Sarıoğlu da zaten böyle.Bu sitedeki yazılarının hepsini okudum. Nezaket dışı denilebilecek tek bir noktaya ya da virgüle rastlamadım.

Avatar
Av. M. Turgay Bilge 2013-04-29 18:55:26

Sevgili Genç Meslektaşım,
Diyorsunuz ki; "bulanık konuştu diye bir ifade görmedim"

Sayın Sarıoğlu da diyor ki; "Kendisine devrimci diyen, Deniz Gezmiş’in posteri önünde konuşma yapan birisinin görüşünün ‘BULANIK’ değil, ‘BERRAK’ ve ‘NET’ olması gerekmez mi?
Peki niye öyle değil…"

Bulanık değil net olmalı, peki niye öyle değil demek "bulanık" demekten farklı mıdır? Sayın Sarıoğlu bile bunu farklı anlamaz!..

Mesleğinizin uzun ve başarılı olmasını dilediğim ilerleyen yıllarında sözcüklerin gerçek anlamlarını daha kolay ve yansız keşfeceğinize inanıyorum.
Saygılarımla,