12 Mart 2013 Salı 10:47
Geldik mi? yol ayrımına!
Pekala kimdir Av. Kazım KOLCUOĞLU? KOLCUOĞLU bir 68’lidir. 68’li yıllarda ortaya çıkan tüm gençlik eylemlerinde KOLCUOĞLU vardır. 1965 yılından bu yana CHP  Gençlik Kollarında ve  yerel parti örgütlerinin ilçe başkanlıkları dahil her kademesinde KOLCUOĞLU  vardır.

Halen, 40 yılı aşkın bir süredir bir CHP örgüt emekçisi olarak KOLCOĞLU vardır. Daha çiçeği burnunda bir Üniv. Öğrencisiyken TÜRK DEVRİM OCAKLARI yöneticisi olarak KOLCUOĞLU vardır. DÜNYA GENÇLİK TEŞKİLATI ve AVRUPA KONSEYİ  Merkezi’ne üye Türkiye Milli Gençlik Teşkilatı(TMGT-Bilenler bilir biz ona TIMGIT derdik.)Genel Başkanı olarak  KOLCOĞLU vardır.

Samsun’dan  başlayıp Ankara’da sonlanan-rahmetli Denizlerin de içinde olduğu- BAĞIMSIZLIK YÜRÜYÜŞÜNDE KOLCUOĞLU vardır.1978-1983 döneminde ünlü hukukçumuz, efsanevi baro başkanımız O.APAYDIN’nın yönetiminde İst. Barosu YK üyesi olarak KOLCUOĞLU vardır. 1998-2001 döneminde TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ(TBB)Y.K. üyesi olarak KOLCUOĞLU vardır.2002-2008 döneminde 6 yıllık süreyle İst. Barosu Başkanı olarak KOLCUOĞLU  vardır. Son olarak. Sabih KANADOĞLU üstadımızın başkanlığını yaptığı TÜRK HUKUK KURUMU Y.K.  üyesi olarak KOLCUOĞLU vardır.

FEYZİOĞLU İLE YOL AYRIMI MI?


Başından beri birlikte hareket eden İstanbul ve Ankara Barosu TBB seçim sürecinde yol ayrımına girmek üzeredir. İşte bu süreci ve gelişmeleri   tüm ülke barolarımızın  ve delegasyonlarının  doğru bir biçimde bilmesinde  yarar vardır. Biz öteden beri İstanbul Barosu mensupları olarak Başkentimizin  barosunu  çok önemser ve çok ciddiye alırız. Bu sebeple sevgili başkan METİN hocaya karşı oldukça  net /açık bir sempatimiz vardır. Kendisinin hem bir meslektaşımız ve hem de baro başkanımız olması dışında CHP parti meclisinde siyasal görev almasını bir partili olarak ayrıca sevinçle karşıladım. Kendisinin Ankara Baro seçimlerinde ve sevgili ÜMİT hocamızın da İst. Barosu seçimlerinde önemli başarılara imza atmış olmalarından çok mutlu ve umutlu oldum. Uzunca bir süredir 12 Eylül depreminin gerçekleştirdiği TUSUNAMİ ortamında uygulanan depolitizasyon POGRAMININ ülkemiz siyasetini nasıl kısırlaştırdığının üzüntüsünü yaşadığımız şu günlerde bu iki değerli akademisyen meslektaşımızın biz 68’lilere yeniden bir umut ışığı yaktığını görüp sevinmişizdir. Tek isteğimiz bu sevincimizin devam etmesidir. Sevincimizin engellenirse biz 68 liler ÖFKELENİRİZ. Bu konuda herkesten  duyarlı olmasını beklemeyi kendime hak görürüm.
          Gerçekten de İst. barosu olarak Anıt Kabir ziyareti için Ankara ya gittiğimizde sevgili baro başkanımız METİN  hoca bizi son derece mutlu eden bir ev sahipliği  göstermiş, konuk etmiş, yakından tanışıp görüşmemizde bizlere çok değerli katkılarda bulunmuştur. Bu ortamda gelecek TBB seçimlerini de ele alıp konuşma imkanı bulmuş ve bu görüşmelerin sonucunda net olan şu mutabakata varmıştık:

TBB konusu dahil önemli konularda İstanbul ve Ankara bir araya bir araya gelip  ortaklaşa bir karar ve görüş oluşturmadan hiç bir baro tek başına bir görüş, karar ve eylem   oluşturmayacaktır. Ne yapılacaksa bu iki baro birlikte hareket edecektir. Mümkünse  aynı görüşteki diğer baroları da  bu orta tavır eylemlere çekerek yanına alacak ve en geniş katımla bu konulara yaklaşılacaktır.
         Ancak TBB seçimlerine daha aylar var iken  sevgili başkanı Metin Hocamızın bu anlaşmaya hiç bir neden ve gerekçe göstermeden  uymadığını görmek bizi elbette üzmüştür. Neydi bu acelecilik ve neydi bu telaş halen anlayabilmiş değilim. Önce Ankara delegasyonu yaptığı bir toplantıyla –Uygulamada delegasyon kendi kendine toplanmaz. Genelde başkanın isteği ve çağrısı ile toplanır- Kendisine başkan adaylığı önerilmiştir. Bir süre sonra da kendisi bir basın toplantısıyla  -delegasyonunun aldığı karar gereğince -TBB başkanlığına aday olduğunu açıklamıştır. Pekala bu durumun  gerek mesleki kurallar  ve gerekse de siyasal etik açısından ŞIK olduğunu söyleyebilmek olası mıdır?

Yanıt ortada olsa gerektir.ŞIK olmamıştır. Burada  sevgili başkan Metin hocamızın bir acelecilik/acemilik  içine düştüğünü üzülerek söylemeliyim. Ayrıca diğer bir konuda burada önem kazanmaktadır. Başkan METİN hoca gibi İst. Barosu Başkanımız ÜMİT HOCA’nın da doğal olarak ilk bakışta başkan adayı olması hakkıdır. Nitekim gerek İst. delegasyonundan  ve gerekse diğer barolardan  kendisine başkan adayı olması için  önemli sayıda önerinin geldiğinin bilmekteyiz.

 

Ancak sevgili başkan ÜMİT hocamız bu önerileri  doğrusunu yaparak  yönetim ve delegasyonun gündemine getirmiş bizimle paylaşmış ve tartışmamızı sağlamıştır. Kaldı ki kendisinin hiçbir şekilde başkanlığı aday olduğu yolunda bir açıklaması da olmamıştır. Sadece kendisine başkanlık önerilerinin olduğunu bizimle paylaşmıştır. Çok uzun süren tartışmalar sonucunda yönetim ve delegasyon; İst. Barosu başkanlığının hukukun üstünlüğü, hukuk devletinin yaşama geçirilmesi ve genelde demokrasi mücadelesi bakımından şu aşamada terk edilmesinin doğru ve geçerli olmadığını, Ankara Barosu bakımından da   aynı nedenlerin  geçerli olduğunu, her iki baro başkanının kazanılmış bu iki önemli kaleyi seçildikleri makamlarında kalarak  korumalarını, bu durumun ülkemizde hak ve özgürlükler için verilecek DEMOKRASİ mücadelemize daha etkili katkılar sunacağı düşünülüp bu yolda delegasyon/yönetimce oy birliğiyle karar alınmıştır.
      
Gelinen bu noktada; eğer Ankara barosu ve sevgili başkan METİN hocayla daha önce doğru olarak kararlaştırıldığı gibi iki baro olarak bir araya gelebilseydik; en azında  68'lilere mensup kıdemli ve deneyimli meslektaşlar olarak biz başkan ÜMİT Hoca’nın hangi nedenlerle Baro başkanlığında kalmasının doğru ve geçerli olduğu konusunda ortak görüş oluşturabilmişsek, umuyor ve inanıyorum ki  başkan METİN hocayla da ortak bir görüş oluşturabilirdik. Halen de bu yol kapalı değildir. İstanbul ve Ankara Baro yöneticileri, delegasyonu bir araya gelip bu sorunu konup çözebilmesi her zaman mümkündür.


İLK SÖZÜM; Henüz  gelmedik   YOL AYRIMINA!

İnanıyor ve umut ediyorum ki SON SÖZÜ  söylemek zorunda kalmayız. Yazının başlığında GELDİK Mİ? YOL AYRIMINA! demiştim. 

Asla bu noktaya gelmek istemediğimizin bilinmesini  isterim. Yapılması gereken iş yanlışları aşarak, bireysel hırslarımızı aklımızın üstünden altına veya yanı başımıza çekebilir ve ülkemizin özverili, erdemli, onurlu  yurtsever  avukatları  olarak ortak akılda birleşebilirsek TBB başkanı adaylığını teke indirip ortak ve tek bir adayda birleşmek  kaçınılmaz bir görevimiz olmalıdır.

Tüm bu görüş ve önerilerimize karşın birileri biz 68 lileri ÜZER ve de eğer GELİRSEK YOL AYRIMINA gerçekten de o zaman biz 68 liler çok KIZAR ve ÖFKELENİRİZ. Bu durumda biz de birilerini OLDUKÇA çok ÜZERİZ.

İşte o zaman tarih TEKERRÜR etmek zorunda kalırsa  kaybeden bu kez hep biz 68 liler değil, başkaları da   ve  doğal olarak  ÜLKEMİZ olur.


AV. Mustafa KÖKÇELİ
TBB İstanbul  DELEGESİ.

 


Son Güncelleme: 15.03.2013 18:20
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Selahattin Sarıoğlu 2013-03-13 23:28:56

Saygıdeğer okuyucu, saygıdeğer TBB delegesi,
Sayın meslektaşım, üstadım Mustafa Kökçeli’nin yukarıda basılı yazısını dikkatlice okudum.
Sayın Kökçeli, Sayın Kazım Kolcuoğlu’nun mücadelesini anlatıyor. 68’lileri anlatıyor, yüceltiyor. (Ki katılmamak olası değil. Eli öpülesi 68’lileri de ben anayım bir 78’li olarak.)
İstanbul ve Ankara Baro Başkanlarının bağımsız yargı, hukuk devleti ve genel olarak demokrasi mücadelesi için ‘kalelerini’ terk etmemeleri gerektiğini söylüyor.
Sayın Metin Feyzioğlu’nun aday olmakla “acelecilik/acemilik” gösterdiğini söylüyor; eğer oturup konuşabilseydik başkanlıkta kalmaya ikna ederdik, halen de bu yol kapalı değildir diyor…
Meslektaşımın bu yazıyla ‘neyi murat ettiğini’ anlamak için düşündüm.
‘Ana düşüncesini’ anlamak için düşündüm.
Bende oluşan kanı şu oldu: 68’li üstadım, “Nasıl ederiz de Metin Feyzioğlu’nu çekilmeye zorlarız?” “Hangi argümanlar ileri süreriz de TBB delegelerinin kafasını karıştırırız?”
Yazının amacı bundan ibaret.
AÇIKLAYAYIM:

Avatar
Selahattin Sarıoğlu 2013-03-13 23:31:25

1. Sayn Kolcuoğlu’nun mücadele emeği önünde saygıyla eğilirim, ama Sayın Feyzioğlu’nun, duruşu, savaşımı, başarısı azımsanabilir mi? 68 kuşağından olsaydı onun da Sayın Kolcuoğlu’yla aynı duruşu sergilemeyeceğini kim söyleyebilir? Bu gün için METİNLER, ÜMİTLER GİBİ AYDIN DURUŞUNDA OLMAKLA KAHRAMNLIK ARASINDA, 68’LİLİK, 78’LİLİK ARASINDA NE FARK VAR Kİ?
2. TBB başkanı İstanbul’dan olmalı, Ankara’dan olmalı, yaklaşımının 68, 78 dahası 2008 kuşağına yaraşır bir yanı var mı ki?
3. Yine, adaylığını önce açıkladı, sonra açıkladı, bize danıştı, danışmadı yaklaşımı da öyle değil mi? Süreç içinde biçimsel eksikliklerin olması kaçınılmazdır. Özü biçime feda mı edeceğiz?

Avatar
Selahattin Sarıoğlu 2013-03-13 23:33:16

4. İstanbul, Ankara Baro Başkanlıklarını bırakıp TBB Başkanı olmak ‘kaleyi terketmektir’ demenin özde neresi gerçek ki? İki başkanımız da ezici çoğunlukla seçimlerini kazanmadılar mı? Şimdi, Metin Feyzioğlu’nun TBB Başkanı seçilmesi ile Ankara Baro Başkanlığının kaybedilmiş olacağı savına kim inanabilir ki? Metin Feyzioğlu’ndan sonra Ankara Barosu’nda Başkanlığı kazanabilecek Atatürkçü avukatın, hem de çok sayıda olduğunu söyleyebilmenin zor yanı var mıdır?
5. Sayın Meslektaşımın,“Tüm bu görüş ve önerilerimize karşın birileri biz 68 lileri ÜZER ve de eğer GELİRSEK YOL AYRIMINA gerçekten de o zaman biz 68 liler çok KIZAR ve ÖFKELENİRİZ. Bu durumda biz de birilerini OLDUKÇA çok ÜZERİZ.” anlatımının, nesnellik değil öznellik, doğru bir noktada buluşma değil dayatma ve tehdit, en azından duygusallık içerdiği açıkça belli değil mi?

Avatar
Seahattin Sarıoğlu 2013-03-13 23:37:00

Sonuç olarak derim ki:
Genel olarak Türkiye’nin, özel olarak da Yargı’nın (daha özeli TBB’nin) BAŞINA BUNCA ÇORAP ÖRÜLÜRKEN, küçük burjuva sayrılıkları içinde yapmacık biçem tartışmaları içinde gelen fırsatları kaçırmakta olduğumuzu biz kim anlatacak?
Halkı hata yapmakla, kolayca kandırılmakla, oyuna gelmekle suçlarız çoğun, TBB sürecine bakarak diyorum ki: HATAYI YAPAN HALK MI, AYDINLAR MI?
Bunun bir çaresi vardır.
İstanbul’uyla, Ankara’sıyla, tüm ilerici, kendini aşmış avukatlarıyla omuz omuza verip bu sorunu aşacak istenç ve inisiyatifi göstereceğimizden kuşkum yoktur.
Ereğim ve dileğim, sayın Kolcuoğlu’nu emekleriyle öpüp başımızın üzerine koyup, TBB Seçimi yolunda epey emek harcamış ve epey yol almış; ana sütümüz gibi helal olan Sayın Metin Feyzioğlu önderliğinde birleşmemizdir.

Kayısı Ülkesinin en içtenlikli saygılarıyla.

Av. Selahattin Sarıoğlu sarioglu@selahattinsarioglu.com
TBB Delegesi(En çok oy alarak)
Malatya Barosu Ö.Bşk.(2008-10)

Avatar
görkem alyanak 2013-03-14 00:48:08

Arkasına sadece Ankara Barosu delegelerinin desteğinin tamamını almakla kalmamış olup; bütün anadolunun desteğini almış iddia edildiği gibi aniden değil uzun süre çok sayıda baro gezip delegelerin fikirlerini aldıktan sonra adaylığını ilan etmiştir. sadece hukukun üstünlüğüne inanan bir başkan adayı olarak; Türkiye Barolar Birliği Başkanı Sayın Prof.Dr.Metin Feyzioğlu olmalıdır.

Avatar
Onur KILIÇ 2013-03-15 14:49:13

1) Av. Kazım Kolcuoğlu'nun geçmişi büyük başarılarla dolu... Onun gibi üstadlar umuyorum hep başımızda olur. Varlıklarıyla bize hep yol gösterir; danışılacak(*) kişiler olurlar.

Ancak konu, TBB'ye kimin başkan olacağı ve bizlerin haklarını kimlerin nasıl koruyacağı ile ilgili. Daha geçen sene yeni Avukatlık Kanunu ile değişecek hususların bizleri ne derece ehliyetsizleştireceğini, vasıfsızlaştıracağını duymadık mı? Yabancı hukuk firmalarına yol açmak isteyenler, ağır ceza mahkemelerinde on yıllık kıdem olmalıdır demediler mi? Genç avukatların kendilerini idame ettirmeleri bir aksiyon/macera filmi tadına varmışken üstüne bir de iş alanımızı daraltma çabaları da neyin nesi oluyor yahu demedik mi? Biz bunların hepsini bangır bangır söyledik, dinlettik,duyurduk… Ve taslak içerisinde buna benzer nice hukuk dışı bulgulara karşı durduk. Bu duruşu sergileyen en önemli Barolardan biri Ankara Barosu O'nun Başkanı Metin Feyzioğlu idi.

Avatar
ONUR KILIÇ 2013-03-15 14:57:00

2) Mesleğimizin içindeki bu güncel ve önemli konu içinde İstanbul Barosu'ndan aday olan Meslektaşımın bir haberine rastlamadım. Üstelik, Kazım Kolcuoğlu'nun Oğlu'nun avukatlık birüsonun internet sitesine baktığımda, kendisinin avukatlıktan ziyade danışmanlık yaptığı fark ettim (http://www.kolcuoglu.av.tr/counsel).

Bu meslek grubunun, dinamik ve güncel sorunlar ile yakından ilgilenecek bir başkana ihtiyacı vardır. Takdir TBB Delegeleri'nindir.

Güzel bir seçim olmasını tememenni ederim.