03 Ocak 2014 Cuma 16:04
Feyzioğlu kendisine ve Türkiye Barolar Birliği’ne yakışan çözüm önerileri sunuyor

Bazı sözlerin, bazı yazıların üzerine söylenecek söz bulamazsınız.   adaletbiz yöneticisi Yeşim Turan bana “Feyzioğlu’nun basın açıklaması üzerine bir yazı yazmalısın” deyince ben de yazı yazmak için masama oturdum ve Feyzioğlu’nun basın açıklamasını tekrar okudum.  

Feyzioğlu mevcut krizi boş eleştirilerle, puan toplayacak konuşmalarla geçiştirme yerine yapıcı ve olumlu çözümler sunuyor. Baktım bu basın açıklaması üzerine söylenecek söz yok. Tek cümle ile içimden harikasın başkan demek geldi.

Başkan Türkiye Barolar Birliği’ne ve kendisine yakışan bir basın açıklaması yapmış, açıklamakla da kalmamış devlet erkanına çözüm önerilerini sunmak için harekete geçmiştir. Dün Cumhurbaşkanı Gül ile görüştü,  yarın başbakan Erdoğan ile görüşecek ve sonra TBMM başkanı Cemil Çiçek ile görüşecek.

FEYZİOĞLU'NU SOSYAL PAYLAŞIM SİTELERİNDE ELEŞTİRENLER

Görüyorum ki sosyal paylaşım sitelerinde Feyzioğlu'nu eleştiren avukatlar var. Diyorlar ki; "sen bırak devleti düzeltmeyi, avukatların sorunları ile ilgilen"

Bu arkadaşlara göre avukatların sorunlarının çözüm yeri siyaset değil, avukatların sorunları kanarya sevenler derneklerinde çözülecek sanki.. Sanki avukatlar bu ülkede yaşamıyorlar, yargıya olan güven dibe vurunca bundan avukatlar etkilenmeyecek, sanki Türkiye kaybederse bu arkadaşlar kaybetmeyecekler.

Başkanın söylediklerinden önemli gördüklerimi buraya tekrar aktarıyorum.

TASFİYE HALİNDEKİ ÖZEL GÖREVLİ MAHKEMELERİN KESİN OLARAK KALDIRILMASI VE VERDİKLERİ MAHKÛMİYET KARARLARININ BOZULMASI

-6352 sayılı Kanunla kaldırılan özel görevli ağır ceza mahkemelerinin, davalar kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar ellerindeki işlere bakmaya devam edeceklerine dair kanun maddesi (Geçici 2. madde) derhal kaldırılmalıdır.
- Bu mahkemelerin henüz kesinleşmemiş kararlarını kapsayacak şekilde bir düzenleme yapılmalı ve mahkûmiyet kararlarının sırf bu nedenle, görev yönünden bozulabilmesi kanun hükmüne bağlanmalıdır.

-Böylece, antidemokratik ve insan haklarına aykırı olduğu gerekçesiyle kaldırılmış olan özel görevli mahkemelerin, henüz kesin hükümle sonuçlanmamış davalarda adil yargılanma hakkına aykırı uygulamalarına devam etmeleri önlenmiş olacaktır.

-Özel görevli mahkemeleri kaldıran 6352 sayılı Kanun'un Resmi Gazete'de yayımlandığı 05.07.2012 tarihinden itibaren, bu mahkemelerin adil yargılanma hakkının evrensel ölçütlerine göre meşruiyetinin sorgulanabilir olduğu doğrudan yasama organı tarafından kabul edilmiş durumdadır. Şu halde, özel görevli mahkemelerce verilmiş ve kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerine dair yeniden yargılama zorunluluğu kanunla getirilmelidir.

-Özel görevli mahkemeler anayasal dayanaktan yoksun oldukları ve amaç kişi hak ve özgürlüklerini korumak olduğu için, önerilen kanuni düzenlemelerin hiçbiri Anayasa'ya ve AİHS'ne aykırı olmayacaktır. Tam aksine, anti demokratikliği ve adil yargılanma hakkına aykırı usul ve uygulamaları sabit olan bu mahkemelerce verilmiş mahkûmiyet hükümlerinden dolayı doğmuş bireysel mağduriyetler ve kamusal zarar, bu şekilde telafi edilmiş olacaktır.

-Özel görevli mahkemelerin kesin olarak kaldırılmasından sonra, davalarınyine özel görevli olan terörle mücadele mahkemelerinde görülmesi, yurttaşların hukuki güvenlik ve adil yargılanma hakkına dair endişelerini gidermeyecektir. Terörle mücadele mahkemelerinin yargılama konularına bakıldığında, bu mahkemelerin ihtisas mahkemesi olmadıkları görülmektedir. Buna karşın, yargılama usulleri itibariyle savunma hakkını sınırladıkları, dolayısıyla maddi gerçeğe ulaşılmasında zaafa neden olup, toplumun adalet duygusunu zedeledikleri ortadadır. Şu halde, terörle mücadele mahkemeleri de, Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. maddesi ilga edilmek suretiyle kaldırılmalıdır. Böylece, ülkede çift başlı ceza yargısı düzenine son verilmiş olacaktır. Bundan sonra yargılamaların tamamı, genel mahkemelerde yapılmalıdır.

- Bir sonraki aşamada ise, Terörle Mücadele Kanunu ivedilikle kaldırılmalıdır.

 

- Anayasamıza göre mahkemelerin ve hakimlerin bütün kararları gerekçeli olmak zorundadır.
- Kanun maddelerinin tekrarı ve soyut ifadeler, kuşkusuz gerekçe değildir.
- Gerekçesiz verilen mahkumiyet hükümleri ve tutuklama kararları,keyfiliktir.
- Bu keyfilik sebebiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince ve Anayasa Mahkemesince bireysel başvuru sonucunda hükmedilen tazminatlar için, kusuru bulunan hakimlere rücu edilmelidir.
- Böylece, adil yargılanma hakkını ve bireysel özgürlükleri koruyan düzenlemelerin yargı organlarınca süratle benimsenmesi sağlanabilir.
- Buna ilaveten, tutuklamada gerekçe gösterme zorunluluğunu hayata geçirmek için, CMK md. 100/3'de yer alan katalog suçların da kuşkusuz kaldırılması gereklidir.

ADLİ KOLLUK TEŞKİLATININ KURULMASI

- Yargı güvencesinin sağlanmasına ilişkin çok önemli bir adım olarak Cumhuriyet Başsavcılığına bağlı “adli kolluk teşkilatıö oluşturulmalı ve bu teşkilat mensuplarının tayin- terfileri dahil tüm özlük işlemleri güvence altına alınmalıdır.
- Bu şekilde kolluğun Cumhuriyet Savcısının emirlerini yerine getirmeme, savsaklama, soruşturmayı savcıdan bağımsız yürütme uygulamaları da son bulacaktır.

Son Güncelleme: 03.01.2014 16:41
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177