ela
ela
13 Ocak 2017 Cuma 15:41
Avukatın reklam yasağına ilişkin disiplin kararları ve yönetmelik

Resmi Gazete Tarihi: 21.11.2003 Resmi Gazete Sayısı: 25296


BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam ve Dayanak

Amaç

Madde 1 — Bu Yönetmeliğin amacı; bu Yönetmelik kapsamında olanların, iş elde etmek için reklam sayılabilecek her türlü girişim ve eylemde bulunmalarının önlenmesidir. Avukatların mesleklerini özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmelerini, avukatlık sıfatının gerektirdiği saygı ve güvene yakışır şekilde hareket etmelerini, yargılama faaliyetindeki yerlerini ve işlevlerini olumsuzlaştıracak ve yargının görünümünü bozacak davranışlardan kaçınılmasını sağlamaktır.

Kapsam

Madde 2 — Bu Yönetmelik; avukatları, avukatlık ortaklıklarını, avukatlık bürolarını, avukat stajyerlerini ve dava vekillerini kapsar.

Hukuki Dayanak

Madde 3 — Bu Yönetmelik 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 55 inci maddesi gereğince hazırlanmıştır.

İKİNCİ BÖLÜM

Genel Hükümler

Büro

Madde 4 — Mesleki faaliyetlerin yürütüldüğü büro; bu amaca elverişli ve mesleğin saygınlığına yaraşır nitelikte olmalıdır.

Tabela

Madde 5 — Bu Yönetmelik kapsamında olanlar kullanacakları tabelada; avukatlık unvanı ile ad ve soyadı, varsa akademik unvanı, büronun bulunduğu kat ve büro/daire numarası telefon numarası, internet adresi ile e-posta adresi yer alabilir. Tabelada bu Yönetmelikte belirlenenlerin dışında unvan, deyim, şekil, amblem ile Türkçe dışında yabancı dillerde ifade ve sair şekiller, işaret, resim, fotoğraf ve benzerlerine yer verilemez.

Aynı büroda birlikte çalışma halinde, avukatlardan birinin veya bir kaçının adı ve soyadı veya sadece soyadı yanında "avukatlık bürosu" ibaresinin ve avukatlık ortaklığı halinde de; ortaklık sözleşmesinde belirtilen ortaklığın adı ve unvanı yanında "avukatlık ortaklığı" ibaresinin de yer alması zorunludur.

Tabela, fiziki imkansızlık dışında, büronun bulunduğu binanın giriş kapısının yanına, giriş holü veya koridoruna, büro giriş kapılarının yanına asılabilir.

Bina cephelerine, büro balkonu ve pencerelerine birden fazla tabela asılamaz, benzeri yazılar yazılamaz. Tabela yerine ışıklı pano kullanılamaz, tabela ışık verici donanımla süslenemez. Tabelada en çok iki renk kullanılabilir.

Tabela (70 cm x 100 cm) boyutunu geçemez. Ancak birden fazla avukata ya da avukatlık ortaklığına ait tabelalar ile yüksek katlarda kullanılacak tabelalarda bu boyut (100 cm X 150 cm) ye kadar arttırılabilir.

Basılı Evrak

Madde 6 — Başlıklı kağıtlar, kartvizitler ve diğer basılı evrak, reklam niteliği taşıyacak aşırılıkta olamaz.

Başlıklı kağıtlarda, kartvizitlerde ve diğer basılı evrakta; sadece avukatlık unvanı, varsa akademik unvan, adı ve soyadı, adres, telefon-faks numaraları, internet ve e-posta adresleri ile bağlı bulunulan; Baro ve Türkiye Barolar Birliği sicil numaraları, vergi dairesi ile vergi sicil numarası yer alabilir.

Birlikte çalışma halinde; "avukatlık bürosu" ibaresi, avukatlık ortaklığı halinde "avukatlık ortaklığı" ibaresi ve ortaklıkta yer alan avukatların ad ve soyadlarının yer alması da zorunludur.

Ortaklığa mensup avukatların, başlıklı kağıtlarında, kartvizitlerinde ve diğer basılı kağıtlarında; büro ya da ortaklığın adı yanında, kendi ad ve soyadlarını da kullanmaları zorunludur.

Başlıklı kağıtlarda, kartvizitlerde ve diğer basılı kağıtta avukat unvanı ve akademik unvan dışında; emekli yargıç, emekli savcı, emekli noter, hukuk uzmanı, marka- patent vekili, sigorta uzmanı, bilirkişi, Bakan, Milletvekili ve benzeri sıfatlar kullanılamayacağı gibi kamu kurum ve kuruluşu ile özel kurum ve kuruluşlardaki, siyasi partilerdeki geçmiş ve mevcut görevler belirtilemez. Barolar ve Türkiye Barolar Birliği organlarında geçmişte görev alan avukatlar bu unvanlarını kullanamazlar. Halen görevli olanlar bu unvanlarını; ancak bu görevin ifasında ve bu görevleri ile sınırlı olmak kaydıyla kullanabilirler.

Başlıklı kağıtlarda, kartvizitlerde ve diğer basılı evrakta; avukatın veya avukatlık ortaklığının ad ve unvanını belirtme amacını aşan her türlü yazı, deyim, resim, kayıtlı bulunduğu baro veya Türkiye Barolar Birliği amblemi dışında amblem ve şekiller yer alamaz.

Avukatlık hizmeti, hiçbir unvan altında marka tesciline konu olamaz; bu yolda başvuruda bulunulamaz.

Telefon Rehberi

Madde 7 — Bu Yönetmelik kapsamında olanlar, telefon rehberinin "meslekler" kısmına alfabetik sırada dizilmiş olmak ve diğer avukatlardan, avukat bürolarından ve avukatlık ortaklıklarından ayırt edici her hangi bir ifade, sembol, işaret ve saire kullanmamak koşulu ile; adı, soyadı, büro adresi, telefon ve faks numaraları, internet adresi ve e-posta adresini yayınlatabilirler.

Medya İlişkileri

Madde 8 — Bu Yönetmelik kapsamında olanlar;

a) Adres değişikliğini, büro açılışını ve altı ayı aşan ara vermeden sonra yeniden mesleğe dönüşünü; avukatlık ortaklığına girişini ve çıkışını, reklam niteliğini taşımayacak şekilde, gazete ve sair yazılı basın yolu ile bir kez duyurabilirler. Avukatlık ortaklığının tescil ya da sona ermesi ya da ortaklardan birinin ayrılması ilan yolu ile duyurulabilir,

b) Yaşamları, kazançları, mesleki faaliyeti hakkında "reklam niteliğinde" yayınlarda bulunamaz, halen ya da eskiden takip ettiği, devam eden veya sonuçlanmış bir dava hakkında; dava ile özdeşleşip tarafların sözcüsü gibi hareket edemez, davanın hukuki boyutları içinde kalmak kaydıyla ve zorunlu haller dışında yazılı, işitsel ve görsel iletişim araçlarına ve internet'e görüntü, bilgi, demeç veremez, açıklama yapamazlar,

c) Yazılı, işitsel ve görsel iletişim araçlarında ve internet'te röportaj, sohbet, konuşma, tartışma ve benzeri programlara katıldıklarında; reklam sayılabilecek her türlü davranıştan, avukatlık mesleğini zedeleyici her türlü açıklamadan kaçınmak zorundadırlar,

d) Avukat unvanı kullanarak yazılı, işitsel, görsel iletişim araçlarında ve internet'te yönetmen, düzenleyici, danışman ve sair sıfatlar ile dizi, sürekli yayın, süreli ya da süresiz programlar hazırlayamaz, sunamaz, yönetemez, hazırlanmasına, sunulmasına ve yönetilmesine katılamazlar,

e) Gerek mahkemede temsil görevini yerine getirirken, gerek yazılı, işitsel ve görsel iletişim araçları ve internet ile ilişkisinde kendisini veya üzerinde çalışmakta olduğu hukuki işi reklam olabilecek nitelikte ön plana çıkaramazlar.

Internet

Madde 9 — Bu Yönetmelik kapsamında olanlar, internet dahil, teknolojinin ve bilimin olanak tanıdığı her tür ortamda avukatlık mesleğinin onur ve kurallarına, avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene, Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen "Avukatlık Meslek Kuralları"na aykırı olmayacak şekilde kendisini ifade etme hakkına sahiptir.

Mesleki faaliyetlerini internet üzerinden sürdürmek, müvekkillerini bilgilendirmek, mesleki makalelerini ve bilimsel çalışmalarını yayınlamak amacıyla yalnızca [av.tr] uzantılı internet sitesi açabilir. Tabelada, basılı evraklarında ve internet sitesinde sadece av.tr uzantılı veya Türkiye Barolar Birliğinin ya da bağlı bulunduğu barosunun verdiği e-posta adreslerini kullanabilir. Internet sitesi üzerinden mesleki faaliyetini yürütürken avukatlık mesleğinin onur ve kurallarına, avukat unvanının gerektirdiği saygı ve güvene aykırı olmamak şartı ve gerekli güvenlik tedbirlerini alarak sır saklama yükümlülüğüne uygun davranmak kaydı ile internet'in kendine özgü araçlarını ve sadece ilgili kişinin ulaşabileceği, şifre-algoritma ile korunan internet sitesinin geri planında kişiselleştirilmiş "sanal ofis" benzeri uygulamaları kullanabilir. Bu uygulamalar ilgilisinin dışındakilerin kullanımına açılamaz.

Bu Yönetmelik kapsamında olanlar açacakları internet sitelerinde;

a) Site sahibi ya da sahiplerinin adı soyadı varsa akademik unvanı, avukatlık ortaklığı ise tescil unvanı, avukatlık bürosu ise büro unvanı, fotoğrafı, Türkiye Barolar Birliği ve baro sicil numaraları, mesleğe başlama tarihi, mezun oldukları üniversite, bildikleri yabancı dil, mesleki faaliyetin yürütüldüğü büro adresi, telefon ve faks numaraları, e-posta adresi gibi bilgilerin bulunmasını sağlar,

b) İş sağlama amacına yönelik olmamak ve meslektaşlarıyla haksız rekabete yol açmamak kaydıyla internet sitelerini arama motorlarına kayıt ederken anahtar kelime (keyword) olarak; "adı ve soyadı", "avukatlık ortaklığı unvanı","avukatlık bürosu unvanı", "bulunduğu şehir ve kayıtlı oldukları baro" "avukat, hukuk, hukukçu, adalet, savunma, iddia, eşitlik, hak" dışında bir sözcük ya da tanıtım tümcesi kullanamaz,

c) İş sağlama amacına yönelik ve meslektaşlarıyla haksız rekabete yol açacak şekilde, internet kullanıcılarını kendi sitesine veya kendi sitesinden bir başka siteye yönlendirecek internet kısa yolları kullanamaz, kullanılmasına izin veremez ve reklam veremez ve alamaz.

İşbirliği

Madde 10 — Bu Yönetmelik kapsamında olanlar, ülke içinde ve dışında işbirliği yaptıkları ve başka kentlerdeki avukatları, ortak avukat bürolarını ve avukatlık ortaklıklarını; "İrtibat Bürosu" ve benzeri tanımlarla, işbirliğini genelleştirecek ve süreklilik kazandıracak biçimde açıklayamazlar, duyuramazlar.

Yükümlülükler

Madde 11 — Bu Yönetmelik kapsamında olanlar; salt ün kazanmaya yönelik her tür girişim ve eylemlerden kaçınmak, iş elde etmek için reklam sayılabilecek her hangi bir girişim ve eylemde bulunmamak, üçüncü kişilerin kendileri için reklam sayılabilecek bu tür eylem ve davranışlarına izin vermemek, engel olmak için gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Yönetmelik Hükümlerine Aykırılık

Madde 12 — Bu Yönetmelik hükümlerine aykırılık tespiti halinde barolar tarafından resen soruşturma açılır.

Yürürlükten Kaldırılan Mevzuat

Madde 13 — 14/11/2001 tarihli ve 24583 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.

Geçici Madde 1 — 14/11/2001 tarihli ve 24583 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliğinin 9 uncu maddesi uyarınca halen kullanılmakta olan "gen.tr" uzantılı internet adresleri iş bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde "av.tr" uzantılı şekle dönüştürülür.

Yürürlük

Madde 14 — Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 15 — Bu Yönetmelik hükümlerini Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu yürütür

Reklam yasağına aykırılık, genellikle biçimsel olarak işlenen bir disiplin suçu olup, kast unsuru bu suçun oluşumunda dikkate alınmaz.

TBB DİSİPLİN KURULU KARARI
Tarih - Esas No - Karar No Konu

T. 23.03.2014
E. 2014/22
K. 2014/202

Reklam yasağına aykırılık, genellikle biçimsel olarak işlenen bir disiplin suçu olup, kast unsuru bu suçun oluşumunda dikkate alınmaz.

(Av. Yas. 34, 55,134, Reklam Yasağı Yönetmeliği 6, TBB Mes. Kur. 7,8 )

Yazdırmak için tıklayınız

İtirazların süresinde olduğu anlaşıldığından gereği görüşülüp düşünüldü;

Şikâyetli avukatlar hakkında “... avukatlık bürosu avukat ve personel tanıtım ve bu suretle Avukatlık Yasası 34, 55,134, Reklam Yasağı Yönetmeliği 6, TBB Meslek Kuralları 7, 8. maddelere aykırı davrandıkları iddiası ile re’sen açılan disiplin kovuşturması sonucu şikâyetli Avukatlar hakkında ayrı ayrı “Kınama cezası verilmesine” karar verilmiştir.

Şikâyetli Avukatlara disiplin soruşturma ve kovuşturma aşamalarında savunmalarını sunmak üzere tebligat yapılmış ise de, savunma sunulmadığı görülmüştür.

Şikâyetli Avukatlar itirazlarında özetle, disiplin cezasının konusunu teşkil eden ve reklam yasağı kapsamında değerlendirilen kitapçığın 15-20 gibi sınırlı sayıda basıldığını, kamuya açık dağıtılmadığını, aile içinde bir kaç kişiye verilmesinin dışında tamamının dağıtılmadığını, amacın reklam niteliğini taşımadığını, sadece bilgilendirme amaçlı olduğunu, disiplin kurulunu katılanların oybirliği ille karar verildiğini bu cezayı verirken şikâyetli kitapçığın nerede, nasıl ve kimin tarafından elde edildiğine ilişkin herhangi bir bilgilendirmede bulunmadığını, 3 ortak olarak başlayıp mesleki faaliyeti devam ettiren bir hukuk bürosu olduklarını, kitapçık bastırma düşüncesinin fikir babasının şu anda hayatta olmayan genç avukat M.G. olduğunu, bunun yanlış olacağını kesinlikle böyle bir şey yapmaması konusunda kendisini uyardıkları halde tamamen rıza ve bilgileri dışında bu düşüncesini icraata geçirdiğini, anılan dosyanın kendilerine ait herhangi bir imza içermediği gibi kendileri tarafından dağıtılmak sureti ile reklam yapıldığına dair herhangi bir delilin de olmadığını, mevcut dosyada resen soruşturma konusu edilen tanıtım dosyasının dağıtıldığından yahut kar elde etmek amacıyla sürekli olarak reklam vasıtası yapıldığından söz edilmesinin mümkün olmadığını, günümüz koşullarında internet ortamında avukatlara ait büroların tamamının görsel olarak bulunduğunu, hatta 360 derece uygulamalar ile ofislerin gezilmesinin dahi mümkün olduğunu, avukatların öz geçmişlerinin bu internet sitelerinde yer aldığını, çalışılan kuramların ise “referans” başlığı altında yer aldığını, Anayasa’nın eşitlik ilkesi gereği düşünüldüğünde, bugün artık her bireyin ulaşımına uygun vaziyetteki internet siteleri aracılığı ile avukatlık bürolarının tanıtıldığı, bu büroların fiziksel yapısının dahi sanal ortamda gezilebildiği bir gerçeklik iken bunun basılı bir belge üzerinde gösterilmesinin de aynı kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, eldeki dosyanın dağıtılarak reklam yapıldığına dair herhangi bir delil yok iken bu internet sitelerine direkt ulaşım imkânı olan milyonlarca insan olduğunu, bu iki halden birine disiplin cezası uygulanması ancak internet ortamındaki sınırsız reklam serbestîsine izin verilmesinin açıkça Anayasa’ya aykırı olduğunu belirtmiş; haklarında verilen kararın kaldırılmasını talep etmişlerdir.

İncelenen dosya kapsamından; Dosyada örneği bulunana “... Avukatlık Bürosu” başlıklı “Avukat ve Personel Tanıtım Dosyası” adlı kitapçığın içeriğinden; Ön yazıda “... ili merkezinde bulunan ve aynı bina içerisinde toplam üç kattan oluşan büromuzda altı personel ve üç avukat olarak çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Çalışmalarımızın yoğunluğu özel hukuk bakımından icra hukuku ve tazminat hukuku alanlarına yönelmiş olup ayrıca ceza hukuku departmanımız da mevcuttur. Büromuz teknolojik altyapı bakımından 2010 yılı ve geleceğe yönelik gelişmelere uygun biçimde ekipmanlar ile donatılmış olup dünyanın her yerinden büro serverine bağlantı sağlayacak şekilde yapılandırılmıştır. Bu sayede günün 24 saati özellikle icra takip işlemlerine ilişkin takip yapılabilmesi ve dosyalardan bilgi alınabilmesi imkânımız mevcuttur. Büromuz icra hukuku portföyünde ... Vakıflar Bölge Müdürlüğü alacakları, ... Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi alacakları, ... ilindeki çeşitli tarım kredi kooperatifleri alacakları, özel şirket alacakları ve şahıs alacakları mevcut olup bu yönde ulusal manada faaliyet gösteren müvekkil portföyüne de sahip olma çaba ve isteklerimiz mevcuttur. Kurumunuz ile çalışma imkânı tanınması düşünülür ise kurumunuzun marka ve müşteri memnuniyeti değerlerine zarar vermeden hukuka uygun olarak alacak portföyünün tasfiyesi bakımından en hızlı hizmeti sunabileceğimiz kanısındayız. Bu bağlamda ekli özgeçmişlerimizi de görüş ve takdirlerinize sunarız.” Şeklinde ifadelerin bulunduğu, kitapçıkta her bir avukatın fotoğrafının altında özgeçmişlerinin yer aldığı, diğer sayfalarda büro personeli ile büro fotoğraflarının bulunduğu ve son sayfada da personel listesi başlığı altında personelin adlarının ve özgeçmişleri ile görev tanımlarının yer aldığı,

Şikâyetli avukatların disiplin sicil özetinde ceza bulunmadığı, görülmektedir.

... Baro Başkanlığı adına Baro Başkanı Avukat M.Ç. tarafından yapılan itirazda, şikâyetli avukatların eylemlerinin ağırlığı, kolektif itibara verdiği zarar sebep olduğu haksız rekabet sonucu baro mensubu diğer serbest avukatların mesleki çıkarlarına verdiği zarar nazara alındığında ayrıca basılı kitapçıkta ... avukatlık bürosu isminin de mevzuata uygun olmadığı dikkate alınarak kınama cezasının hafif kaldığını, şikâyetli avukatların para cezası ile cezalandırılması gerektiğini belirterek karara itiraz ettiği görülmektedir.

Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu yönetmeliğin amacı; bu yönetmelik kapsamında olanların iş elde etmek için reklam sayılabilecek her türlü girişim ve eylemde bulunmalarının önlenmesidir. Avukatların mesleklerini özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmelerini, avukatlık sıfatının gerektirdiği saygı ve güvene yakışır bir şekilde hareket etmelerini, yargılama faaliyetindeki yerlerini ve işlevlerini olumsuzlaştıracak ve yargının görünümü bozacak davranışlardan kaçınılmasını sağlamaktır.” olarak belirtilmiştir.

Bu amaç doğrultusunda Yönetmeliğin 6/1. Maddesinde, “Basılı kâğıtlar, kartvizitler ve diğer basılı evrak, reklam niteliği taşıyacak aşırılıkta olamaz.” hükmü getirilmiştir.

Reklam yasağına aykırılık, genellikle biçimsel olarak işlenen bir disiplin suçu olup, kast unsuru bu suçun oluşumunda dikkate alınmaz. Yasayı bilmemenin tüm yurttaşlar için bir mazeret olarak kabulünün mümkün görülmediği hukuk düzenimizde, şikâyetli avukatın “isteyerek, bilerek ve kasıtlı yapmadım” şeklindeki savunması, ne denli iyi niyetli olarak yapılırsa yapılsın, kabul edilemez.

Avukatların iş elde etmek için reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve harekette bulunmaları yasaktır.

Avukat salt ün kazanmaya yönelen her türlü gereksiz davranıştan titizlikle kaçınmalıdır. Avukatın vasıtalı veya vasıtasız yollarla reklam yapması yasak olduğu gibi, genel olarak da mesleğin reklama ihtiyacı yoktur.

Bu nedenlerle eylemin Avukatlık Yasası 34, 55,134, Reklam Yasağı Yönetmeliği 6, TBB Meslek Kuralları 7,8. maddelere aykırı olmakla disiplin suçu olduğuna ilişkin Baro Disiplin Kurulu’nca yapılan hukuksal değerlendirme ve disiplin sicilinde ceza olmaması nedeniyle takdir olunan cezada isabetsizlik görülmemiş ve itirazların reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

Sonuç olarak Şikâyetçi ... Barosu Başkanlığı ve Şikâyetli Avukatlar C.D. ve B.Y.’ın itirazlarının reddine, ... Barosu Disiplin Kurulu’nun ayrı ayrı “Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına” ilişkin 18.11.2013 gün ve 2013/5 Esas, 2013/12 Karar sayılı kararının ONANMASINA, katılanların oybirliği ile karar verildi.

TBB DİSİPLİN KURULU KARARI
Tarih - Esas No - Karar No Konu

T. 19.12.2008
E. 2008/387
K. 2008/513

*Reklam yasağına aykırılık
(Av.K. m.55; TBB Meslek Kuralları m.7,8; TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği m.9,11)
Şikayetli avukatların, açtıkları http:www…..av.tr. adresli internet sitelerinde Avukatlık Yasasının 55 ve Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliğinin 9, 11, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 7 ve 8. maddelerine aykırı davrandıkları gerekçesi ile Muğla Barosu tarafından re’sen açılan disiplin kovuşturması sonucunda Baro Disiplin Kurulunca eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.

Şikayetli avukatlar savunmalarında özetle, internet sitesinin reklam yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiğini, içeriğinde reklam yasağına aykırı olabilecek bir düzenleme bulunmadığını ve özellikle buna dikkat edilerek düzenlendiğini, Reklam Yasağı Yönetmeliğinde avukatların internet ortamında kendilerini tanıtma hakkının kabul edildiğini, sundukları başka web sitelerinde de benzer özellikler bulunduğunu bildirmişlerdir. Ayrıca Şikayetlilerden Avukat G.K., büroda sigortalı avukat olarak çalıştığını, sitenin düzenlenmesine veya değiştirilmesinde yetkisinin olmadığını, Avukat G.V aynı savunmaya ilaveten, disiplin soruşturması açılmadan önce bürodan ayrılarak kendi bürosunu oluşturduğunu savunmuştur.

Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliğinin 9. maddesi “ internet dahil teknolojinin ve bilimin olanak tanıdığı her türlü ortamda” avukatların hangi sınırlar içerisinde kendilerini ifade edebileceklerini düzenlemiştir. Bunlardan biri (av.tr.) uzantılı internet sitesi açılması gereğidir. Kovuşturma konusu sitenin bu gerekliliğe uyduğu açıktır. Ancak, bu gereklilik yerine getirildikten sonra uyulması gereken sınır ve şartların en önemlisi, Kurulumuzun çeşitli kararlarında da açıklandığı gibi; avukatlık mesleğinin onur ve kurallarına, avukatlık ünvanının gerektirdiği saygı ve güvene aykırı olmamak, sır saklama yükümlülüğüne uygun davranmak, iş sağlama amacına yönelik olmamak, meslektaşları ile haksız rekabete yol açmamak hususlarıdır. Ayrıca bu nitelikleri sağlamak için internet sitelerinde bulunabilecek bilgiler sayılmıştır.

Kovuşturma konusu web sayfasının incelenmesinde, Reklam Yasağı Yönetmeliğindeki “iş sağlama amacına yönelik olmamak ve meslektaşları ile haksız rekabete yol açmamak” ilkesinin korunduğunu kabul etmek mümkün görülmemektedir. Web sayfasında şikayetli avukatların tanıtımında lise veya fakülteden “şeref derecesi” ile mezun oldukları yönündeki açıklamalar, “uluslar arası hukuk departmanı” başlığı altında bir avukatın bu yönde özel uzmanlık eğitimi olduğu izlenimi vermeye yönelik açıklamalar, Şikayetli Avukatlardan G.V.’nin Reklam Yasağı Yönetmeliğinin 6/6. maddesine aykırı olarak İstanbul Barosundaki görevinin, kendisinin özel uzmanlığının dayanağı gibi gösterilmesi, büro ile ilgili tanıtımda kendilerin farklı ve özel bir görev anlayışı ve icra biçimi olduğunu ifadeye yönelik üslubu karşısında duyurulmak istenen hususun müvekkillerini bilgilendirmek ve kendilerini ifade etmekten öteye, kendilerini başka avukatlardan farklı olarak tanıtmayı hedeflediği, böylece iş sağlama ve haksız rekabete yol açmama ilkesinin ihlal edildiği kanaatine varılmıştır.

Şikayetli avukatlardan G.K’nin büroda sigortalı çalıştığı ve web sayfasına müdahale yetkisinin olmadığına yönelik savunması Avukatlık Yasasının 55. maddesindeki açıklık karşısında yerinde görülmemiş, Şikayetlilerden Avukat G.V’nin, soruşturma başlamadan önce bürodan ayrılmış olduğuna ilişkin savunması da oluşmuş bulunan disiplin suçunu etkileyen bir husus olarak kabul edilmemiştir.

Şikayetli avukatlar itiraz dilekçelerinde duruşma talebinde bulunmuşlardır. Ancak Avukatlık Yasasının 157/7.maddesi uyarınca uyarma cezası tayini ile ilgili kararlara itirazda duruşma yapılmasına yasal olanak bulunmadığından, şikayetlilerin duruşma taleplerinin de reddine karar vermek gerekmiştir.

Bu nedenlerle, Baro Disiplin Kurulunun değerlendirmesinde de hukuksal isabetsizlik bulunmamış ve aleyhe itiraz olmadığından kararın onanması gerekmiştir.

Sonuç olarak, şikayetli avukatların itirazlarının reddine, Muğla Barosu Disiplin Kurulunun, şikayetlilerin ayrı ayrı uyarma cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin kararının ONANMASINA oybirliği ile karar verildi.

TBB DİSİPLİN KURULU KARARI
Tarih - Esas No - Karar No Konu

T. 07.02.2009
E. 2008/509
K. 2009/94

* Reklam yasağına aykırılık
* Abartılı ve reklam niteliğini taşıyacak tarzda adres değişikliği bildirimi yasağı
(1136 sayılı Av. K. m. 34, 55, 134; TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği m. 1, 8/a-b, 11; TBB Meslek Kuralları m. 7, 8)
Yazdırmak için tıklayınız

Şikayetli avukat hakkında Tourism Today dergisinin Temmuz 2006 tarihli 4. sayısının 92-95. sayfalarında yayınlanan haber ve röportajla Avukatlık Yasası’nın 34, 55, 134. maddeleri ile Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 2/2, 8/1 ve 11. maddelerine aykırı davrandığı iddiasıyla açılan disiplin kovuşturması sonucu eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.

Şikayetli avukat 16.06.2006 tarihinde ……….. adresinde 800 metrekare alana kurulmuş ve 25 kişinin rahatça çalışabileceği açık ve kapalı ofis, muhasebe bölümü, toplantı salonu, bekleme ve VIP bekleme salonları vs. gibi unsurları taşıyan büro açtığını, amacının kurumsallığın ön plana çıktığı motivasyonun ve güven duygusu yaratacak bir ortamda avukatlık mesleğine yakışır bir hizmet sunulmasını temin olduğunu, üst düzey bürokratların da katılımı ile yapılan açılışın ilgi çekmesi sebebiyle basının ilgisini çektiğini, şahsı ve mesleğin sorunları ve olması gerekenler hakkında kısa röportaj yaptığını, mesleğin olması gerekenlerini, kurumsal yapısı, insani ilişkiler ve çalışma şartları konusunda bilgi verdiğini, amacının yasa, yönetmelik ve meslek kurallarına aykırılık olmadığını savunmuştur.

İncelenen dosya kapsamından Tourism Today dergisinin Temmuz 2006 tarihli 4. sayısının 92-95 sayfalarında yayınlanan haber ve röportajda “ÇAĞDAŞ HUKUKA AÇILAN PENCERE” başlığı altında özetle “Ankara Hukuk Fakültesi mezunu deneyimli avukat A.Ö.’nün 15 yıllık mesleki tecrübesini daha da ileri taşımak amacıyla böyle bir işe imza attığı… A.Ö. avukatlık bürosunun açılışında bir araya gelen başarılı avukatlar çağdaş hukukun çağdaş bir Türkiye demek olduğunun altını çizdiler… Avukat A.Ö. Türkiye’de çağdaş hukuk sisteminin değerlerini korumanın ve hukuka sahip çıkmanın temel görev olduğuna inandığını söyledi (Bu bir ilandır)…Şehrimizin özellikle turizmden kaynaklanan dinamik bir yapısı var, ekonomik olarak güçlü ve etkin; bu sebeple de özellikle kurumsal destek ve çözümlere ihtiyaç duyuluyor…hukuki ihtilafların oluşmalarından sonra çözüm yerine, ortaya çıkmalarını engelleyecek uzman görüş açısı ile müdahale etmek ve bu bağlanma hukuki koruma ve ihtilaflardan korunma olduğuna inanıyorum…bu anlamda hedefimiz;gelişimin işareti olan kurumsallığın hukuk alanında ülkemizde yaygınlaşmasına öncü olmak, hızlı verimli, profesyonel bir ekiple müvekkillerimize hukuki hizmet sunmak olacaktır..” gibi sözlerin yer aldığı, tam sayfa büro ve çalışan fotoğraflarının yer aldığı görülmektedir.

Disiplin kovuşturmasına konu olayla ilgili yasal düzenlemeye bakıldığında;

Avukatlık Yasası’nın 55. maddesi, “Avukatların iş elde etmek için, reklâm sayılabilecek her türlü teşebbüs ve harekette bulunmaları ve tabelalarında ve basılı evrakta avukat unvanı ile akademik unvanlardan başka sıfat kullanmaları yasaktır. Bu yasak, ortak avukat bürosu ve avukatlık ortaklığı hakkında da uygulanır. Yukarıdaki yasaklara ilişkin esaslar Türkiye Barolar Birliğince düzenlenecek yönetmelikte belirtilir.”

TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1. maddesi, “Bu yönetmeliğin amacı; bu Yönetmelik kapsamında olanların iş elde etmek için reklâm sayılabilecek her türlü girişim ve eylemde bulunmalarının önlenmesidir. Avukatların mesleklerini özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmelerini, avukatlık sıfatının gerektirdiği saygı ve güvene yakışır bir şekilde hareket etmelerini, yargılama faaliyetindeki yerlerini ve işlevlerini olumsuzlaştıracak ve yargının görünümü bozacak davranışlardan kaçınılmasını sağlamaktır.”, 8/a maddesi, “Adres değişikliğini, büro açılışını ve altı ayı aşan ara vermeden sonra yeniden mesleğe dönüşünü; avukatlık ortaklığına girişini ve çıkışını, reklâm niteliğini taşıyamayacak şekilde, gazete ve sair yazılı basın yolu ile bir kez duyurabilirler.”, 8/b maddesi, “Yaşamları, kazançları, mesleki faaliyeti hakkında “reklâm niteliğinde” yayınlarda bulunamaz, halen ya da eskiden takip ettiği, devam eden veya sonuçlanmış bir dava hakkında; dava ile özdeşleşip tarafların sözcüsü gibi hareket edemez, davanın hukuki boyutları içinde kalmak kaydıyla ve zorunlu haller dışında yazılı, işitsel ve görsel iletişim araçlarına ve internete görüntü, bilgi, demeç veremez, açıklama yapamazlar.” 11. maddesi, “Bu yönetmelik kapsamında olanlar salt ün kazanmaya yönelik her tür girişim ve eylemlerden kaçınmak, iş elde etmek için reklâm sayılabilecek her hangi bir girişim ve eylemde bulunmamak, üçüncü kişilerin kendileri için reklâm sayılabilecek davranışlarına izin vermemek, engel olmak için gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler.”, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 7. maddesi, “Avukat salt ün kazandırmaya yönelik her türlü gereksiz davranıştan titizlikle kaçınmalıdır. a) Avukat, yalnız adres değişikliğini reklâm niteliği taşımayacak biçimde ilan yolu ile duyurabilir. b) Avukatın kâğıtları, kartvizitleri, büro levhaları reklâm niteliğini taşıyabilecek aşırılıkta olamaz. c) Avukat telefon rehberinde meslekler kısmında adres yazdırabilir. Bunun dışında farklı büyüklükteki harflere ya da ilan niteliğinde yazılara yer verdirmez. d) Ortak büro kuran avukatlar büronun reklâm aracı olmamasına, hukuk bürosu olma niteliğini yitirmemesine dikkat ederler.”, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 8. maddesi, “Avukat kendine iş sağlama niteliğindeki her davranıştan çekinir.” hükümleridir.

Maddelerin ortak özelliği avukatların adres değişikliği, bürosunun açılışını ve altı ayı aşan ara vermeden sonra yeniden mesleğe dönüşünü, avukatlık ortaklığına girişini ve çıkışını, gazete ve sair yazılı basın yolu ile bir kez duyurabilecekleridir. Ancak bu bildirim asla ve asla abartılı ve reklam niteliğini taşıyacak tarzda olmamalıdır.

Genel olarak reklam, kamunun tümünün veya bir kesiminin ilgisini çekerek yarar sağlamak amacıyla herhangi bir yoldan yapılacak tanıtma faaliyeti olarak ifade edilebilir. Bu sebeple reklam “serbest rekabet” kavram ve kuralları içinde yer alır. Oysa avukatlar rakip değil, adaletin gerçekleşmesinde sav, savunma ve karar üçlüsünde yargının kurucu unsuru olarak görev alan, adaletin yardımcısıdırlar. Nasıl ki hakim ve savcının reklama ihtiyacı yoksa avukatın da yoktur. Avukat kendisini çalışmasıyla, bilgisiyle, işlerine gösterdiği dikkat ve özenle tanıtır. Bağımsızlığı, kendine ve mesleğine olan saygısı, kendisini müşteri aramaktan men eder. Unutulmamalıdır ki, “Avukatlık, ticaret işi değildir. Avukatın reklamını yavaş yavaş kendi fazilet ve bilgisi, kıymetli müdafaaları yapar. Adliye Sarayı, liyakat kazandığı şöhreti kendisine temin eder.” Avukat Ali Haydar Özkent’in bu sözleri, 1940’ta olduğu kadar, bugün de aynen geçerlidir.

Uluslararası mevzuatta da avukatların reklam yapmaları yasaklanmıştır. Amerikan Avukatları Ahlak Yasası’nın 27. maddesi, “Avukatın sirküler veya diğer vasıtalı veya vasıtasız yollarla reklam yapması yasaktır.”, Uluslararası Barolar Birliği’nin 1956 Oslo toplantısının 8. no.lu kararı, “Reklama başvurmak, avukatlık vakar ve şerefi ile bağdaşmaz.”, Vod Kantonu Meslek Kuralları’nın 4. maddesi, “Avukat, reklam sayılabilecek her şeyden kaçınmağa mecburdur. Mesleki faaliyetinin üstüne kamunun dikkatini çekmek için davaları hakkında yayında bulunamaz.”, Paris Barosu İç Yönetmeliği’nin 37. maddesi, “Reklam niteliğindeki her davranış yasaktır.”, Romanya Avukatlık Yasası’nın 88. maddesi, “Avukatın gerek sözle ve gerek mektuplarla, sirkülerle ve sair ilan vasıtaları ile hizmet arz etmesi yasaktır.”

Amaç; bir kamu hizmeti olan avukatlık mesleğini iş temini konusunda meslektaşlar arasında haksız rekabetin yaratılması, mesleğin ticarileşmesi ve avukatın iş sahipleri karşısında bağımsızlığını kaybetme tehlikesine karşı korumaktır.

Bu nedenlerle eylemin disiplin suçu oluşturduğuna ilişkin hukuksal değerlendirme ve tayin olunun disiplin cezasında hukuka aykırılık görülmemiş ve itirazın reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

Sonuç olarak, şikayetli Av. A.Ö.’nün itirazının reddine, Antalya Barosu Disiplin Kurulu’nun kınama cezası verilmesine ilişkin kararının onanmasına oybirliği ile karar verildi.

TBB DİSİPLİN KURULU KARARI
Tarih - Esas No - Karar No Konu

T. 28.11.2008
E. 2008/337
K. 2008/473

*Reklam yasağı
*İş edinme yasağı
(Av. K. m. 55; TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği m. 9)
Yazdırmak için tıklayınız

Şikayetçi Baro Başkanlığı, şikayetli avukatın Didim İlçesinde “…. Hukuk Bürosu-Law Office” yazılı tabela ile büro kurduğunu ve içerisinde yanında çalışan avukatları bulundurduğu, bu durumun tutanak ile tespit edildiğini ileri sürerek şikayetçi olmuştur.

Şikayetli avukat savunmalarında, iddiaların asılsız olduğunu, Didim de şube açmadığını hatta orada bir davaya dahi girmediğini, sadece müvekkili olan danışmanlık firmasının Didim de şubesi olduğunu ve onlara hukuki danışmanlık hizmeti sunduğunu, söz konusu tabelayı ise firmanın kendi bilgisi dışında astığını ve hatta tabelayı kaldırmaları için ihtarname gönderdiğini bildirmiştir.

Açılan disiplin kovuşturması sonucunda şikayetli avukatın cezalandırılmasına karar verilmiş, karara şikayetli avukat vekili itiraz etmiştir. Şikayetli vekili itirazında; Disiplin Kurulu kararıyla müvekkilinin kendisini web sitesinde ifade hakkının ortadan kaldırıldığını, oysa müvekkilinin eyleminde avukatlık mevzuatına aykırılık bulunmadığını, kararın gerekçesiz olduğunu belirterek cezanın kaldırılmasını talep etmiştir.

Disiplin kovuşturmasına konu sorun, şikayetli avukatın reklam yasağına ve iş edinme yasağı kuralına aykırı davranıp davranmadığına ilişkindir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden; … … Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti. merkezi ile Avukatın büro adresinin (… Hukuk Bürosu adresinin) aynı yer olduğu, adı geçen şirketin Didim’de şube açtığı, tutulan tutanağa göre aynı yerin hukuk bürosu olarak da kullanıldığı, web sitesinde reklam yasağına aykırı şekilde ilan ve açıklamalara yer verildiği anlaşılmaktadır.

Avukatlık Yasasının 55.maddesinde “Avukatların iş elde etmek için, reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve harekette bulunmaları ve özellikle tabelalarında ve basılı kağıtlarında avukat unvanı ile akademik unvanlarından başka sıfat kullanmalarının” yasak olduğu belirtilmiştir.

Türkiye Barolar Birliği Reklâm Yasağı Yönetmeliğinin 9.maddesinde, avukatların, iş sağlama amacına yönelik ve meslektaşlarıyla haksız rekabete yol açacak şekilde, İnternet kullanıcılarını kendi sitesine veya kendi sitesinden bir başka siteye yönlendirecek internet kısa yolları kullanamaz, kullanılmasına izin veremez ve reklam veremez ve alamaz, hükümlerine yer verilmiştir.

Bu kurallar karşısında Baro Disiplin Kurulunun şikayetli avukatın eylem ve işlemlerini yukarıda belirtilen kuralarla aykırı bularak cezalandırmasında isabetsizlik görülmemiş, kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Sonuç olarak, şikayetli avukatın itirazının reddine, İstanbul Barosu Disiplin Kurulunun “Kınama cezası verilmesine” ilişkin 04.03.2008 tarih ve 2007/481 Esas, 2007/111 Karar sayılı kararının ONANMASINA oybirliğiyle karar verildi.

TBB DİSİPLİN KURULU KARARI

Tarih - Esas No - Karar No Konu

T. 28.07.2006
E. 2006/183
K. 2006/277

* Reklam yasağına aykırılık
* Yurtdışı irtibat büroları
* Baroların resen soruşturma yapma görevi
(Av. K. m. 43, 44/B, 55, 76; TBB Meslek Kuralları m. 7, 8; Av. K. Yön. m. 65; TBB Reklam Yasağı Yön. m. 10;)

Şikayetli avukatlar hakkında kullandıkları antetli kağıtlarda yurt dışında irtibat büroları olduğunu bildirerek Avukatlık Yasası’nın 55 inci ve TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 10 uncu maddesine aykırı davrandıkları iddiasıyla resen açılan disiplin kovuşturması sonucu eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikayetli avukatlar, Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 10 uncu maddesi hükmünün Avukatlık Yasası’nın 55 inci maddesi hükmüne aykırı olarak düzenlendiğini, Avukatlık Yasası’nın 43 üncü maddesinin şube açmayı yasaklamış olup, irtibat büroları ile ilgili bir yasaklama getirmediğini,
Avukatların yurt dışındaki meslektaşları ile irtibat kurmalarına izin verilmediği takdirde, bu durumun Anayasanın 36 ncı maddesinde düzenlenen, “herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde iddia ve savunma hakkına sahiptir.”, hükmüne aykırılık teşkil edeceğini, Türkiye’nin yurt dışında milyonlarca vatandaşının yaşadığını, yurt dışındaki yabancı firma ve kişilerle ticaret, ithalat ve ihracat yapıldığını, bu firma ve kişiler ve bunların yakınları ile olan sorunlar olduğu takdirde doğal olarak Türkiye’de yerleşik “yerli avukatlara” başvuruda bulunduklarını, yerli avukat veya avukat ortaklıklarının yurt dışında irtibat kurmalarına izin verilmediği takdirde, Avukatlık Yasası’nın 44/B hükmü uyarınca Türkiye’de yerleşik “yabancı avukat ortaklıkları” vasıtası ile hak arama zorunda kalacaklarını ve yabancı avukat ortaklıkları lehine kapitülasyon, yerli avukatlar yönünden de haksız rekabet yaratacağını, bunun da Anayasanın 10 uncu maddesinde belirtilen eşitlik ilkesine aykırı olacağını,
Kaldı ki; ilgili hukuk bürolarının unvanlarında hiçbir şekilde bürolarının adının geçmediğini, söz konusu büroların gerçek anlamda “irtibat bürosu” olmayıp, “irtibatlı oldukları bürolar” olduğunu, büro ortaklarından avukat M.U.A.’nın hem İstanbul Barosu’nun …… sicil numaralı hem de Dusseldorf Barosu’nun ……. sicil numaralı ve hem de C.C.B.E.’ nin ……… sicil numaralı üyesi olduğunu, bunların antetli kağıtlarda belirtilmesinin ise malumun ilanı olduğunu, mesleklerini onurlarına uygun bir şekilde zor şartlarda sürdürmeye çalışan avukatların, çalışma şartlarını daha da ağırlaştırıcı durumlarla karşı karşıya bırakmamanın mesleki dayanışma açısından gerekli olduğunu bildirmiş, cezanın kaldırılmasını istemişlerdir
İncelenen dosya kapsamından; D.. & D.. Hukuk Bürosu antetli kağıtlarda, “A….& Partner 40212 Düsseldorf GERMANY, H…. & Partner 60320 Frankfurt am Main GERMANY, M…. & Partner 81675 München GERMANY ve F… & Partner 8803 Zürich, SWITZERLAND” bürolarının, “İrtibat Büroları” başlığı altında yazılı olduğu görülmektedir.
Avukatlık Yasası Yönetmeliği’nin “İhbar ve Şikayet”le ilgili 65 inci maddesi hükmüne aykırı olarak isimsiz ve imzasız ihbar mektubu ile soruşturma başlatıldığı ve bu sebeple soruşturmanın yasaya aykırı olduğu savunulmuş ise de;
Avukatlık Yasası’nın 76 ncı maddesi hükmü uyarınca “Barolar; avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleriyle olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kuruluşu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır”.
Bu sebeple ihbar ve şikayet yasaya aykırı da olsa, Avukatlık Yasası ve yönetmeliklerine aykırı davranışları resen soruşturmak ve sonuçlandırmak Baro Yönetim Kurullarının asli görevidir.
Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 10 uncu maddesinin Avukatlık Yasası’nın 55 ve 43 üncü maddelerine aykırı olarak düzenlenmiş bulunduğu savunulmuş ise de;
TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde, “Bu yönetmeliğin amacı; bu Yönetmelik kapsamında olanların iş elde etmek için reklam sayılabilecek her türlü girişim ve eylemde bulunmalarının önlenmesidir. Avukatların mesleklerini özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmelerini, avukatlık sıfatının gerektirdiği saygı ve güvene yakışır bir şekilde hareket etmelerini, yargılama faaliyetindeki yerlerini ve işlevlerini olumsuzlaştıracak ve yargının görünümü bozacak davranışlardan kaçınılmasını sağlamaktır.” olarak belirtilmiştir.
Bu amaç doğrultusunda Yönetmeliğin 10 uncu maddesinde, “İşbirliği” başlığı altında, “Bu Yönetmelik kapsamında olanlar, ülke içinde ve dışında işbirliği yaptıkları ve başka kentlerdeki avukatları, ortak avukat bürolarını ve avukatlık ortaklıklarını; “İrtibat Bürosu” ve benzeri tanımlarla, işbirliğini genelleştirecek ve süreklilik kazandıracak biçimde açıklayamazlar, duyuramazlar.” hükmü getirilmiştir.
Amaç işbirliğini yasaklamak olmayıp, iş sağlama amacına yönelik ve meslektaşlar arasında haksız rekabete yol açacak şekilde davranışlara yol açmamaktır.
Kaldı ki, Avukatlık Yasası’nın 43/2 nci maddesi, “Bir avukatın birden fazla bürosu olamaz. Birlikte çalışan avukatlar ayrı büro edinemezler. Avukat ortaklığı yurt içinde şube açamaz.” hükmünü amirdir. Maddenin dar yorumu ile, yurt dışındaki irtibat bürolarını yasak kapsamında görmemek, yasa koyucunun da amacına ters düşer.
Avukatlık Yasası’nın 44/B maddesi avukatlık ortaklığını düzenlemekte ve “Yabancı sermayeyi teşvik mevzuatı çerçevesinde Türkiye’de faaliyet göstermek isteyen yabancı avukatlık ortaklıkları, bu kanuna ve avukatlık ortaklığı düzenlemesine uygun olarak kurulmak koşuluyla, yalnızca yabancı hukuklar ve milletlerarası hukuk konularında danışmanlık hizmeti verebilirler. Bu sınırlama yabancı avukatlık ortaklığında çalışan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ya da yabancı avukatları da kapsar. Bu nevi avukatlık ortaklıkları için ortakların baroya kayıtlı olma şartı aranmaz. Bu kuralın uygulanması mütekabiliyet esasında bağlıdır.” hükmünü içermektedir.
Madde metninden de anlaşılacağı gibi, yabancı avukatlık ortaklıkları, sınırlı konularda avukatlık hizmeti verebilmektedir. Yabancı avukatlık ortaklıkları Türkiye’de sadece yabancı hukuklar ve milletlerarası konularda danışmanlık hizmeti verebilme hakkına sahiptir. Kuralın uygulanması için mütekabiliyet esası da şarttır.
Kurucuların kayıtlı bulunduğu baro yönetim kurulu tarafından baro avukatlık siciline yazılması ile tüzel kişilik kazanan bu tür yabancı avukatlık ortaklıkların da Avukatlık Yasası 44/B-4 maddesi, “Ortakların ve ortaklıkta çalışan avukatların mesleki görevlerinden dolayı, Avukatlık Kanunu ve meslek kurallarına göre sorumlulukları saklıdır. Avukatlık ortaklıkları hakkında da bu Kanundaki disiplin işlem ve cezaları uygulanır.” hükmü uyarınca, Baronun gözetim ve denetimi altında bulundukları açık olduğundan, yabancı avukatlık ortaklıları lehine kapitülasyon yaratıldığı ve haksız rekabeti teşvik iddiası yasal dayanaktan yoksun bulunmaktadır.
Avukatlık Yasası’nın 55 ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 8 inci maddesi; “Avukat kendine iş sağlama niteliğindeki her davranıştan çekinir.” hükmünü amirdir. Ortak büro kuran avukatlar, büronun reklam aracı olmamasına, hukuk bürosu olma niteliğini yitirmemesine özenle dikkat etmek zorundadır.
Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin “Basılı Evrak” başlıklı 6 ncı maddesi, “Başlıklı kağıtlar, kartvizitler ve diğer basılı evrak, reklam niteliği taşıyacak aşırılıkta olamaz. Başlıklı kağıtlarda, kartvizitler ve diğer basılı evrakta; sadece avukatlık unvanı, varsa akademik unvan, adı ve soyadı, adres, telefon faks numaraları, internet ve e-posta adresleri ile bağlı bulundukları Baro ve Türkiye Barolar Birliği sicil numaraları, vergi dairesi ile vergi sicil numarası yer alabilir”. hükmünü amirdir.
Bu sebepledir ki, basılı evrakta irtibat bürosu, emekli yargıç, emekli savcı, emekli noter, önceki dönem Baro Başkanı, marka patent vekili, Bakan, Milletvekili ve benzeri sıfatlar yazılamaz, basılı evrak reklam niteliği taşıyacak aşırılıkta olamaz.
Bu nedenlerle eylem, Avukatlık Yasası’nın 34 ve 55 inci, TBB Meslek Kuralları’nın 7 ve 8 inci, TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 1, 6 ve 10 uncu maddelerine aykırı olmakla disiplin suçu oluşturduğundan, Baro Disiplin Kurulu’nca yapılan hukuksal değerlendirme isabetli bulunmuş ve kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç olarak Şikayetli Avukat Y.D. ve Avukat M.U.A’nın itirazının reddine, İstanbul Barosu Disiplin Kurulu’nun kınama cezası verilmesine ilişkin kararın onanmasına oybirliği ile karar verildi.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol