Yeşim
Yeşim
08 Ocak 2015 Perşembe 09:26
Yolsuzluk soruşturması tapeleri silinecek mi

Celal Ülgen yazdı: Yolsuzluk soruşturması tapeleri silinecek mi?

Yolsuzluk Soruşturmaları ile ilgili dinleme çözümlemeleri (tapeler) legal ise Silemezsiniz çünkü CMK 138/2’nin uygulanması ihtimali var,

Legal değil ise gene silemezsiniz çünkü onlar yasa dışı dinleme yapanlar aleyhine muhafaza edilmesi gereken kanıttır.

TİB’in yasa dışı kayıtlarını silmesinden sonra bu kayıtları geri çağırmak ya da kurtarmak için yurtdışından hacker bile getirmemiş miydiniz?

Üniversitelerin bilişim uzmanlarıyla temas kurmamış mıydınız? 

      * * *

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bir yazı yazılarak 17 ve 25 Aralık soruşturmalarıyla ilgili 15 Aralık 2013 tarihi ve sonrasındaki telefon dinleme-izleme, sinyal bilgileri (HTS) kayıtlarının yok edilmesi talimatı verildiği ve  İstanbul Emniyetinin bu talimat doğrultusunda yasal olarak yapılan tüm bu dinlemeleri ve bilgilerini sildiği ve de Silme işleminin ardından tüm tapelerin yok olduğu ancak HTS kayıtlarının durduğu bir çok yayın organında yer almıştı. Öyle ise şu anda Meclis komisyonun elinde bulunan dinleme kayıtları kopya kayıtlardır. Ve bu kopya kayıtların silinmesi ile ilgili bir CMK düzenlemesi yoktur. 

CMK’nın 135/2. Maddesinde yer alan dinleme yasağı, yani baba ile oğul arasındaki iletişimin tespiti yasağı baba ve oğuldan birinin şüpheli olmaması durumunu yansıtır. Her ikisi de şüpheli ise delil niteliğinde sayılır ve iletişimin tespiti ile elde edilen çözümlemeler soruşturmanın sonucuna kadar iptal edilemez.

      * * *

CMK 137/3. Madde aynı kanunun 135 inci maddesine göre verilen dinleme kararının uygulanması sırasında şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ya da CMK’nın 135/1 fıkrasına göre dinlemeye başlanılmış fakat hâkim onayının alınamaması halinde, bu dinlemeye Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl son verileceğini düzenlemektedir.

Bu durumu kategorize edersek; 

a)   Dinleme kararının uygulanması sırasında şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi,

b)   CMK’nın 135/1 fıkrasına göre dinlemeye başlanılmış fakat hâkim onayının alınamaması

Durumlarında yapılan tespit veya dinlemeye ilişkin kayıtlar Cumhuriyet savcısının denetimi altında en geç on gün içinde yok edilerek, durum bir tutanakla tespit edileceği konusu yasada düzenlenmiştir.

CMK 137/4 maddesi ise Tespit ve dinlemeye ilişkin kayıtların yok edilmesi halinde soruşturma evresinin bitiminden itibaren, en geç onbeş gün içinde, Cumhuriyet Başsavcılığı, tedbirin nedeni, kapsamı, süresi ve sonucu hakkında ilgilisine yazılı olarak bilgi verileceği hükmü yer almaktadır.

Şimdi CMK’nın düzenlediği bu hükümlerden yola çıkılınca aslında AKP’nin temel hedeflerinin başında öncelikle kovuşturmaya yer olmadığı kararını alarak bu (kendilerine göre) yıkıcı ses kayıtlarını bitirmek geliyordu. Burada iki itiraz geliştirmek mümkündür.

Birincisi;Komisyonun böyle bir iptal kararını vermeye yetkili olmadığı, ancak Mecliste geçecek oylamadan sonra çıkacak karara göre bu konuda karar verilmesinin ilgili Cumhuriyet Savcılığına bırakılması gerektiği hususu,

İkincisi ise;CMK 138/2. Maddesinin Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ve ancak, 135 inci maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlardan birinin islendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet Savcılığına derhâl bildirileceği hükmünü taşıdığı için bu madde hükmü uyarınca kayıtların silinmemesi gerektiği hususudur.

Bu arada yasa maddesi içinde sözü geçen 135. Maddede sayılan katalog suçlar içinde “suçtan kaynaklanan mal değerlerini aklama”, “Rüşvet” ve“suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” gibi suç türleri de bulunmaktadır.

Gerçekten soruşturma konusu 4 bakan ve bakan oğlu ile ilgisi olmadığı halde çeşitli kişilerle ilgili kanıtlar da bu dinlemelere takılmıştır. Üstelik bu kişilerin bir kısmı yasama dokunulmazlığına da sahiptir. O halde erken bir imha aslında delillerin karartılması mahiyetinde olacaktır. 

Bir de çözümlenmesi gereken bir olay var. Önce Komisyon ya da Türkiye Büyük Millet Meclisi şuna karar verecektir; ya da en azından imhayı yapacak olan savcı: Bu dinlemeler kanuna uygu ve legal midir? Bir başka deyişle bu dinlemeler mahkeme kararı ile yapılmış ise o zaman LEGAL ses kayıtlarıdır.  Çünkü CMK 137/3. Madde de belirtilen imha ancak legal deliller için söz konusudur. Yani dinleme kararı talep ederek bu çerçevede dinleme tedbirini uygulamak için yetkili mahkemeden karar alan cumhuriyet savcısı soruşturma sırasında kovuşturmaya yer olmadığına (KYOK) ilişkin bir karar verirse bu taktirde yaptığı dinlemeleri 138/2. Madde kapsamına girmemek koşuluyla iptal edecektir.

Eğer Dinlemeler ve kayıtlar legal değilse o taktirde bu kayıtların yasa dışı dinlemelerin suç kanıtı olarak muhafaza altına alınması gerekir.

Örneğin Usulsüz dinlemeler sonucu elde edilen kayıtların imha edildiği haberleri üzerine Adalet Müfettişleri, Ankara Adliyesi’ndeki dinleme kararlarını incelemeye almış, Kayıtların silinme ihtimaline ilişkin de önlemler almıştı. Gerçekten böylece 64 kişi hakkında yapılan usulsüz dinleme kayıtlarının bir kısmını silinmeden kurtarılmıştı.

Ancak, TİB’deki kayıtların büyük bölümü silinmişti. Bu kayıtları Devlet kurtarmak için yurtdışından hacker bile getirmiş, Üniversitelerin bilişim uzmanlarıyla temas kurulmuş, Ancak silinen kayıtların geri getirilmesi mümkün olamamıştı.(Bknz. 64 Kişilik Telekulak Çetesi Soruşturması)

Peki komisyon görüşmeleri sırasında ve TBMM’deki Araştırma komisyonu kurulması yolundaki görüşmeler sırasında iktidar milletvekilleri bu dinlemelerin LEGAL olmadığını söyleyip duruyorlardı. Yandaş medya da bu hususta sürekli yayın yapmaktaydı. Şimdi bu ses kayıtlarının imhası için legaliteyi kabul mu ediyorlar. 

Bu kayıtlar yeter ki silinsin, legal olduklarını bile kabul ederiz mi diyorlar...

Usulüne aykırı dinlemeleri savunmak durumunda değiliz.

Tam tersine usulüne aykırı dinlemelerle suçluluğuna kesin gözüyle baktığımız kimselerin de ceza almasını bir yaptırıma uğramasını istemeyiz.

Delil legal olmalıdır, yasal dışı yollarla elde edilmiş olmamalıdır.

Ancak burada durmak gerekir.

Bir ülkenin İç İşleri Bakanı aleyhine delil bulmak, delil toplamak kolay mıdır? 

Diğer bakanlar aleyhine delil bulmak delil toplamak kolay mıdır?

Öyle ise bu suçlamalara muhatap olan, haklarında meclis araştırma komisyonu kurulmasına karar verilmiş olan 4 bakan etik olarak kendileri yüce divana gitmek istemek durumundadırlar.

Yoksa bu apar topar kaçışın, bu panikleme ile etik değerlerin bir çırpıda silinmesinin hesabını kolay veremezler.

Siz yargıdan kaçarsanız kim kaçmaz?

Avukat Celal Ülgen

Odatv.com

http://www.odatv.com/n.php?n=yolsuzluk-sorusturmasi-tapeleri-silinecek-mi-0801151200

Son Güncelleme: 08.01.2015 09:30
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177