Yeşim
Yeşim
10 Nisan 2016 Pazar 17:06
Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu Kararı:’Avukatın Borçluyu Uyarmasının Taciz Boyutlarına Varması’
Avukatlar özen ve doğruluk kurallarına göre hareket etmek, kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde sadakatle davranmak mesleğin itibarını sarsacak her türlü davranıştan kaçınmak zorundadır.

Şikâyetli avukatın da savunmasında bildirdiği üzere SMS’lerin takip günü ve takibe itiraz sonrasında gönderildiği dosya kapsamı ile tartışmasızdır.

Borçlu yararına olduğu düşünülse dahi takip sonrasında yapılacak bütün yazışmaların İcra Müdürlüğü aracılığı ve karşı taraf vekili ile yapılması, uyarının taciz boyutlarına varmaması gerekir.

Bu nedenlerle Baro Disiplin Kurulu’nun şikâyetli avukatın eyleminin disiplin suçu olduğuna ve Avukatlık Yasası’nın 34, 14 ile TBB Meslek Kuralları 3, 4. maddelere aykırı bulunduğuna ilişkin hukuksal değerlendirme yerinde olmakla itirazın reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

 

TBB DİSİPLİN KURULU KARARI

Tarih – Esas No – Karar No Konu
T. 31.01.2015 E. 2014/814 K. 2015/88 Borçlu yararına olduğu düşünülse dahi takip sonrasında yapılacak bütün yazışmaların İcra Müdürlüğü aracılığı ve karşı taraf vekili ile yapılması, uyarının taciz boyutlarına varmaması gerekir.

(Av. Yas 34,134 TBB Mes. Kur. 3, 4)

 

 

 

İtirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;

Şikâyetli avukat hakkında … Platform vekili sıfatıyla borçlu U.G.A.’tan olan alacağın tahsili için …27. İcra Müdürlüğü’nün 2012/24643 Esas sayılı dosyası ile takipte bulunulduğu, yasal ve icrai işlemlerin bu safhadan sonra görevli İcra Müdürlükleri aracılığı ile yürütülmesinin gereğine aykırı olarak mesaj gönderilmek ve borçlu tarafından takibe yapılan vaki itirazında dikkate alınmayarak işlemde bulunduğu ve bu nedenle Avukatlık Yasası 34, 13 ile TBB Meslek Kuralları 3, 4. maddelere aykırı davrandığı iddiası ile açılan disiplin kovuşturması sonucu eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.

Şikâyetli avukat K.A.U.vekili Avukat S.Y. 13.02.2013 kayıt tarihli savunma dilekçesinde özetle; Borçlu U.G.E. aleyhine …27. İcra Müdürlüğü’nün 2012/24643 Esas sayılı dosyası üzerinden 20.11.2012 tarihinde icra takibi açıldığını, borçluya bu alacakla ilgili olarak 3 adet SMS gönderildiğini, ilk SMS’in 22.11.2012 tarihinde saat 12.25’te takibin açıldığı bilgisi verilmek üzere “… olan borcunuz nedeniyle hakkınızda ıcra-ı tahkikat başlatılmıştır. Lütfen arayınız. Tel: … 7558…” şeklinde bilgilendirme amaçlı bir SMS gönderildiğini, ikinci SMS’in ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği 28.11.2012 günü saat 16.36’da gönderildiğini, tebligat parçasının icra dairesi gibi yoğun ve posta işlerinin de gecikmeli döndüğü göz önünde tutulduğunda tebliğ evrakının dosyaya girmemesinden kaynaklandığın ve tehdit içerikli olmadığını, borçlunun 04.12.2012 günü icra takibine itiraz ettiğini ancak bu itiraz dilekçesinden müvekkilin hemen haberdar olabilmesi mümkün olmadığını bu nedenle borçlunun itiraz dilekçesinden 3 gün sonra 07.12.2012 günü saat 11.02 ‘de borçluya “Sayın abonemiz icra takibinizin üzülerek devam ettiğini bildiririz. Sizin yararınıza olacak şekilde %90 faiz indirim kampanyamız başlamıştır. Tel … 7558…” şeklinde bir SMS daha gönderildiğini bu SMS’in tehdit içerikli olmayıp borçlu yararına olduğunu, kayıtların tetkikinde 08.01.2013 günü gönderilmiş bir SMS kaydı da bulunmamakta olduğunu, disiplin suçu işleme kastı bulunmadığını savunduğu görülmektedir.

İncelenen dosya kapsamından; Borçlu U.G.E. aleyhine …27. İcra Müdürlüğü’nün 2012/24643 Esas sayılı dosyası üzerinden 20.11.2012 tarihinde icra takibi açıldığı,

31.08.2012 günlü “İcra takibi öncesi son uyarı” başlıklı mektup gönderildiği,

Borçlu U.G.E. vekili Şikâyetçi avukat tarafından … 4. Noterliği’nin 20.01.2012 gün ve 4722 sayılı ihtarnamesi ile … Platform İletişim A.Ş.’ye borçlu bulunulmadığı iddia olunan faturaların iptalinin istendiği.

Takip günü, tebliğ günü ve itiraz sonrası SMS gönderildiği,

Şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,

Şikâyetli avukat K.A.U.vekili Avukat S.Y. 13.02.2013 kayıt tarihli savunma dilekçesinde özetle; Önceki savunmalarını tekrarla SMS’lerde tehdit içeriği olmadığını, son SMS’in dahi şikâyetçi yararına faizi indirimi yapıldığının duyurulması amaçlı olduğunu, eylemle ceza arasında adaletli bir denge sağlanmadığını, cezanın itirazen kaldırılmasını talep ettiği görülmektedir.

Avukatlık Yasasının 34. maddesi “ Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler ”

Avukatlık Yasası’nın 134. maddesi   “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”

Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3. maddesi “Avukat mesleki çalışmasını ve kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür”

Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 4. maddesi “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.” hükümlerini amirdir.

Avukatlar özen ve doğruluk kurallarına göre hareket etmek, kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde sadakatle davranmak mesleğin itibarını sarsacak her türlü davranıştan kaçınmak zorundadır.

Şikâyetli avukatın da savunmasında bildirdiği üzere SMS’lerin takip günü ve takibe itiraz sonrasında gönderildiği dosya kapsamı ile tartışmasızdır.

Borçlu yararına olduğu düşünülse dahi takip sonrasında yapılacak bütün yazışmaların İcra Müdürlüğü aracılığı ve karşı taraf vekili ile yapılması, uyarının taciz boyutlarına varmaması gerekir.

Bu nedenlerle Baro Disiplin Kurulu’nun şikâyetli avukatın eyleminin disiplin suçu olduğuna ve Avukatlık Yasası’nın 34, 14 ile TBB Meslek Kuralları 3, 4. maddelere aykırı bulunduğuna ilişkin hukuksal değerlendirme yerinde olmakla itirazın reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

Sonuç olarak Şikâyetli avukat K.A.U.vekili Avukat S.Y.’nın itirazının reddi ile;

1- …Barosu Disiplin Kurulu’nun “Kınama Cezası Verilmesine” ilişkin 09.06.2014 gün ve 2014/D.149 Esas, 2014/578 Karar sayılı kararının ONANMASINA,

2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere,

Katılanların oybirliği ile karar verildi.



http://www.yargininnabzi.com/turkiye-barolar-birligi-disiplin-kurulu-karariavukatin-borcluyu-uyarmasinin-taciz-boyutlarina-varmasi-7385.html

Son Güncelleme: 10.04.2016 17:10
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177