Yeşim
Yeşim
30 Aralık 2015 Çarşamba 10:57
Av. Özgür Urfa yazdı: Feyzioğlu ve Kocasakal'a açık mektup

"Anayasanın askıya alındığı, yaşam hakkının yok sayıldığı, hak ve özgürlüklerin ortadan kalktığı günlerde onbinlerce üyesi olan İstanbul Barosu ve Barolar Birliği Başkanları olarak sözünüzü söylemediniz, gereğini yapmadınız. Adalet mücadelesi vermesi gereken, yaşam hakkı başta olmak üzere hak ve özgürlüklere sahip çıkması gereken sizler sustunuz. Sizler sustukça arttı ölümler, yıkım korkunç boyutlara ulaştı. Ve sonunda bozdunuz sessizliğinizi."

Av. Özgür Urfa (Adalet İçin Hukukçular)

Ülkemizin kan gölüne döndüğü, darbe uygulamalarının her gün birkaç yurttaşımızı katlettiği günlerde, aylardır süren sessizliğinizi bozmuş olmanıza hiç sevinemedik doğrusu. 

Sizler sessizliğe bürünmüşken aralarında 6 aylık bebeklerin bulunduğu 50 çocuğun, onlarca kadın ve erkeğin evleri önünde dururken katledildiği günler yaşadık. Tankların kuşattığı şehirler bombalanırken, taş üstünde taş kalmayan evlerdeki buzdolaplarında çürüyordu minicik bedenler.

Haftalar süren sokağa çıkma yasaklarının yaşandığı günlerde, ensesinden vurularak katledildi Tahir Elçi yasaklı sokakların hemen yanı başında.

Anayasanın askıya alındığı, yaşam hakkının yok sayıldığı, hak ve özgürlüklerin ortadan kalktığı günlerde onbinlerce üyesi olan İstanbul Barosu ve Barolar Birliği Başkanları olarak sözünüzü söylemediniz, gereğini yapmadınız. 

Adalet mücadelesi vermesi gereken, yaşam hakkı başta olmak üzere hak ve özgürlüklere sahip çıkması gereken sizler sustunuz. Sizler sustukça arttı ölümler, yıkım korkunç boyutlara ulaştı.

Ve sonunda bozdunuz sessizliğinizi. 

Sayın Kocasakal kimse sizden barikatların, hendeklerin yanında durmanızı beklemiyordu. Evleri topa tutan tanklara, bebekleri katleden keskin nişancılara karşı çıkmanız yeterdi yaşam hakkını savunmak adına. Valilerin keyfi kararıyla onlarca gün süren sokağa çıkma yasaklarına itiraz edip, dava açabilirdiniz mesela siyasi analizler yapmak yerine. 

Sayın Feyzioglu bunca sessizliğin ardından sizin ilk sözünüz ise "Davutoğlu'na el uzatmak milli vazifedir" oldu.

Uzattığınız elin sahibi siyasi iktidardı. Roboski'nin, Reyhanlı'nın, Suruç'un, Ankara'nın failiydi o el. O el, Gezi günlerinde katledilen Ali İsmail'in, Berkin'in, Medeni'nin ve tüm yitirdiğimiz gençlerin katiliydi. O eller ki milyarlarca lira parayı ayakkabı kutularına doldurarak sıfırlayan ellerdi.

Pek Sayın Baro Başkanları, söylediğiniz sözler bu ülkeyi uçuruma doğru hızla itmekten başka bir işe yaramıyor. 

Uzandığınız eller ise kirli ve kanlı. Unutmayın ki o kirli elleri tutarsanız, kir sizlerin de eline bulaşacaktır. 

Yüzünüzü iktidara değil halkınıza dönün, elinizi barışa ve kardeşliğe uzatın...

 

http://ilerihaber.org/av-ozgur-urfa-yazdi-feyzioglu-ve-kocasakala-acik-mektup/27890/

 

Son Güncelleme: 30.12.2015 10:58
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol