27 Eylül 2014 Cumartesi 13:32
Av. Hakan Canduran; ‘Faşizan bir yargı geliyor’

Canduran : "Hukukun katledildiği bir durumla karşı karşıyayız. Faşizan bir yargı geliyor"

Yargının ve yargı mensuplarının iktidar tarafından itibarsızlaştırıldığına dikkat çeken Avukat Hakan Canduran, ” önümüze iktidar yargısı diye bir yargı gelmiştir “dedi.

Ankara barosu seçimleri için çalışmalarına hız veren Demokratik Sol Avukatlar Grubunun adayı Hakan Canduran, hakimlerin, avuktaların Adalet Bakanının memuru olmadığını ifade ederek, Demokratik Sol Avukatlar olarak hukukun evrensel değerlerinden ödün vermeyeceklerinin altını çizdi.

Baro başkanlığı için girdiği ön seçimi açık ara kazanan Ankara Barosu Demokratik Sol Avukatlar Grubu’nun adayı Avukat Hakan Canduran, Ekim ayında yapılacak baro seçimleri öncesi SÖZCÜ’ye konuştu.

Ankara Barosu’nun Sema Aksoy’un başkanlığı sürecinde siyasallaştığını ve Barolar Birliğinin vesayeti altında kaldığını savunan Hakan Canduran şöyle konuştu :

ÖNÜMÜZE İKTİDAR YARGISI DİYE BİR YARGI GELMİŞTİR

” Özellikle genç avukat arkadaşlarımızdan Sema Aksoy’a gelen tepkiler üzerine geçmişteki baro tecrübem üzerine benim aday olmamı istediler. Ben de düşünüyordum zaten. Başkan olursam eğer meslek ve meslektaşlarımızın sorunlarını çözmek olacak. Avukatlık mesleğini itibarsız bir meslek haline getiriliyor. Burada iktidarın çok büyük bir katkısı var. Burası bir meslek örgütüdür. Avukatlık kanunun verdiği yetki ile toplumsal olaylara bakış zorunluluğumuz var. Ülkede ortaya çıkan hukuksuzluklar, insan haklarına aykırı davranışlar, yargının idarenin tekeli güdümü altına girmesine kesinlikle karşı olacağız. Barolar Birliği Başkanının adli yıl açılış konuşmasının sınırlandırılmasına en sert tepkiyi biz verdik. Yargıtayda bölünmeler, hükümetçi kanat, paralelci yapı, sosyal demokratlar diye ayrıştırılıyor. Yargı tektir. Yargının içinde siz siyasal görüntüyü verdiğiniz takdirde her siyasal yapı kendi yargısını kurmaya çalışır. Bağımsız yargının yapacağı hiç kimsenin ırkından, cinsiyetine, kimsenin görüş ve düşüncesine tabi olmayarak hukukun üstünlüğünü ortaya koymak olmalıdır.

Önümüze iktidar yargısı diye bir yargı gelmiştir, Yargıtayı, Danıştayı, hakim atamalarını kontrolleri altına almaya çalışmaktadırlar. Bir buçuk ay hakimler görev yapamaz oldular. Hepsi idari izinli Türkiyeyi bütün hakimler dolaşıyor. Hakimlik görevleri nerede kaldı ? Biz diyoruz ki bağımsız olmalı HSYK. Evrensel hukuka bakış bunu gerektirdiği için yapılan bu yanlışlara karşı duracağız.

HAKİMLER ADALET BAKANININ MEMURU DEĞİLDİR

Hiç bir hukukçu üstünde bir makam tanımamalıdır. Özellikle avukat ve hakimler hiç bir şekilde üst bir otorite tanımamalıdırlar. Hakimler Adalet Bakanının memuru değildir. Eğer hakim bakan önünde eğilerek fotoğraf veriyorsa yargının siyasallaşması burada oluşmuştur. Bu yapılan yanlışlara karşıyız. Diyarbakır Baro Başkanı büyük bir hata yapmıştır.

Biz Ankara barosu olarak haksızlıkların, hukuksuzlukların karşısında olacağız. Hangi iktidar gelirse gelsin hukuka aykırı olan her şeyin karşısında olacağız. Şuandaki hükümeti yargının siyasallaştırması konusunda baş aktör olarak görüyorum. 2002 yılından beri yargı törpülene, törpülene yok edilerek iktidarın yargısı haline geldi. Bütün yargı kuruluşlarına baskılar yapıldı. Bunun kimse aksini iddia edemez. Biz de bunun karşısında olduk ve olmaya devam edeceğiz.

AVUKATLARIN SORUNLARI KONUSUNDA YAPACAKLARIMIZ

Geçmiş baro yönetimlerinde tecrübem çok yüksek bir hukukçuyum. Biz 42 proje ile geliyoruz. Bu projelerin yarısına yakını iş avukatlara yönelik projeler. Ankara barosunun yüzde 37′si genç avukatlardan oluşmaktadır. Bu arkadaşlarımızı eğer kollamazsak doğal seleksiyona bırakmış olacağız. Piyasa ekonomisi bu arkadaşlarımızı kendi şartları içinde eritecek. Bütün genç avukat arkadaşlarımıza eşit imkanlar sunmak için baronun imkanlarını da onlara seferber edeceğiz. Örneğin, büro projesi dediğimiz bir proje. Bu genç avukat arkadaşlara küçük bürocuklar kurup toplatı salonları, bir sekreterin 10 büroya hizmet etmesi, faxs, internet v.s çok uygun fiyatlar bir yıl boyunca onların ekonomik konularda baronun onların yanında olduklarını hissettirerek ekonomik destek vereceğiz. 0-5 yaş dediğimiz süreçte genç meslektaşlarımıza bir meclis kuracağız ve o arkadaşlarımız kendi meclislerinde aldıkları kararları biz yönetim kurullarında değerlendireceğiz. O kararları en çok önem verdiğimiz konu yapacağız. Taban sorunu getirecek biz çözeceğiz. Genç avukat arkadaşlarımıza ucuz kredi sağlamaya çalışacağız. Gerek kendi imkanlarımızla, gerekse bankalar aracılığı ile bulmaya çalışacağız. Bazı paralı kurullarımız var. Bu genç arkadaşlarımızı öncelikle oralarda çalıştırarak ekonomik katkıda bulunacağız. Gelincik projemizi daha da geliştireceğiz. Kadına ve çocuğa şiddet konusunda bütün belediyeler ile işbirliği yapacağız ve şiddete maruz kalmış kişilerin evine kadar hizmet götüreceğiz. Belediyelerden maddi ve bina imkanı sağlamalarını isteyeceğiz. Hukuki imkanları ise biz sağlayacağız. Biz uluslararası avukat değişimine çok sıcak bakıyoruz. Ankara borosunu dünyanın demokrat ve köklü baroları ile ilişki içine sokmaya çalışaçağız. Örneğin, Almanya, Londra, Moskova v.s dünyadaki hukuk işleyişlerini görüp bir şeyleri değiştirmemiz lazım. Evrensel hukuku günü gününe takip edeceğiz.

ÇOK ŞEFFAF BİR BARO OLACAĞIZ

Bu konuda hiç bir sıkıntımız yoktur ve projelerimizden birisi de budur. Ankara barosunun tüm gelir ve giderlerini kalem kalem haftalık raporlar halinde internet sitemizde yayınlayacağız. Kimseden bir şey saklamadan, kapalı kapılar arkasında bir şeylere fırsat vermeden detayı ile ortaya koyacağız. Arkadaşlarımız bizim nereye para harcadığımızı görsünler yanlış olduğumuz yerlerde bizi eleştirsinler ki biz kendimizi toplayabilelim. Biz yapılan tartışmalarımızı Baro TV’den yayınlamak istiyoruz.

MESLEKTAŞLARA ONLİNE HİZMET

Elektronik bir sistem geliştirdik. Duruşma saatlerini baro akıllı telefonlarımıza yolluyor, duruşmaya giren meslektaşlarımız çıkarken , ” ben duruşmadan çıktım ” diye bildiriyor. Bunu yaptığımızda o beklemelere son vererek meslektaşlarımız sırasını saatini her şeyini bileceği bir sistem. Dosyaların kime verildiği konusunda ise bir gün önce dosyanın durumu belli oluyor. Duruşmaya gelemeyecek hakim bildiride bulunuyor, adalet komisyonu dosyaların hangi mahkemelere dağıtılacağına karar veriyor. Biz bunu baro olarak onlardan alacağız ve meslektaşlarımıza hemen duyuracağız. Toplumu ilgilendiren davalarda duruşma günlerinde avukat arkadaşların araçları ile geldiklerinde adliyenin hangi yollarının kapalı ve açık olduğunu da bu sistemle bildireceğiz.

FAŞİZAN BİR YARGI GELİYOR

Avukatlık mesleğinin itibarsızlaştırılmasını önleyeceğiz. Bugün devlete şoför alınırken dahi yazılı, sözlü sınava alınarak giriyor. Mesleğe girişte sınav isteyeceğiz. Hükümetin burada bir yanlışı var. Barolar birliği bir yönetmelik hazırladı, Bu yönetmelikle bir sınav getiriyor ve akabinde torba yasa ile bu yönetmelik kaldırıldı. Daha torba yasa bitmedi karşımıza çok şeyler gelecek. Avukatların dosya incelemesinde hakimin iznine tabi tutulacak. Savunmaya engel bir durum. Hakim, ” Ben tipinizi beğenmedim bu dosyayı sana vermiyorum. inceletmem ” diyebilecek. Hükümet adamınız varsa alın davanızı adamınız yoksa kusura bakmayın diyecek. Başta söylediğim doğal seleksiyon durumunu yaratacak. Yani faşizan bir yargı geliyor. Hukukun katledildiği bir durumla karşı karşıyayız.”


http://sozcu.com.tr/2014/gundem/fasizan-bir-yargi-geliyor-610727/

Son Güncelleme: 27.09.2014 14:45
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177