Rahmi
Rahmi
21 Kasım 2015 Cumartesi 13:10
AYM'den 'ifade özgürlüğü' kararı

 Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Anayasa Mahkemesi, ceza infaz kurumunda yapılan aramada ele geçen ve örgüt dokümanı kabul edilen kitapçık nedeniyle hücreye koyma disiplin cezası verilen kişinin, ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiğine hükmetti.



Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan karara göre, H.S, 2009'da terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma ve el değiştirme suçlarından 15 yıl hapis cezasına mahkum edildi.



Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda H.S'nin bulunduğu koğuşta yapılan aramada terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan tarafından yazılan "Kapitalist Modernitenin Aşılması Sorunları ve Demokratikleşme" isimli kitabın fotokopisi bulundu.



H.S, kitapçık haline getirdiği fotokopilerin kendisine postayla gönderildiğini, bu tür postaların eğitim kurulu tarafından incelendikten sonra hükümlü ve tutuklulara verildiğini söyledi.



Cezaevi Disiplin Kurulu, kitapçığı örgütsel doküman kabul ederek, H.S'yi 15 gün süreyle hücreye koyma disiplin cezasına çarptırdı. H.S, karara yaptığı itirazın reddedilmesi üzerine Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.



Yüksek Mahkeme, başvurucunun Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Kararda, bilgi ve kanaatlere ulaşma özgürlüğünün, ifade özgürlüğünün norm alanı içinde olduğu konusunda hiçbir şüphe ya da anlaşmazlık bulunmadığı belirtildi.



Hükümlü ve tutukluların, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) ortak alanı kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak sahip oldukları anlatılan kararda, disiplin ve güvenliğin sağlanması, düzenin korunması açısından bu haklara makul ve ölçülü sınırlama getirilebileceği ifade edildi.



İfade özgürlüğünün sadece hoşa giden ya da insanları incitmeyen veya önemsenmeyen "bilgi" ve "düşünceler" için değil, aynı zamanda devlet veya toplumun herhangi bir kesimini inciten, şok eden veya rahatsız eden bilgi ve düşünceler için de geçerli olduğu belirtilen kararda, demokratik toplumlar için önemi gözetildiğinde bu hakka yönelik sınırlamaların daha dar yorumlanması gerektiği kaydedildi.



Başvurucuya verilen disiplin cezasına esas 5275 sayılı Kanun'un 48. maddesinin birinci fıkrasında hangi fiillerin disiplin cezası gerektireceğinin belirtilmediği aktarılan kararda, şöyle denildi:



"Hem kişiler hem de idare yönünden belirsiz bir durum yaratan bu düzenlemenin hukuk güvenliğini sağlayacak nitelikte 'öngörülebilir' ve Ceza İnfaz Kurumu idaresinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu nitelikte 'belirli' bir durum yarattığı söylenemez. Nitekim, somut olayda da Ceza İnfaz Kurumu Mektup Okuma Komisyonu'nun denetiminden geçmiş bir kitapçık daha sonra örgütsel doküman kabul edilmiş ve başvurucuya disiplin cezası verilmiştir. Bu durumda başvurucunun, denetimden geçmiş bir kitapçık nedeniyle disiplin cezası alabileceğini öngörmesi de beklenemez."  



Söz konusu fıkranın, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerini sağlamadığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesince iptal edildiği hatırlatılan kararda, aramada ele geçen kitapçık nedeniyle disiplin cezasına çarptırılan başvurucunun, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilen bilgi ve kanaatlere ulaşma özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerektiği belirtildi.

Son Güncelleme: 21.11.2015 13:13
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177