18 Nisan 2013 Perşembe 09:58
Anayasa Mahkemesinin E: 2012/2 (Siyasi Parti-İhtar), K: 2013/2 Sayılı Kararı

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:

Esas Sayısı: 2012/2 (Siyasi Parti - İhtar)

Karar Sayısı: 2013/2

Karar Günü: 10.1.2013

İHTAR İSTEMİNDE BULUNAN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

İHTAR İSTEMİNİN KONUSU : Siyasi parti siciline kayıtlı bulunan bir başka siyasi partinin adını ve kısaltılmış adını kullanarak 22.4.1983 günlü, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 96. maddesine aykırı hareket eden Adaletçi Kurtuluş Partisi’ne, bu aykırılığı gidermesi için aynı Kanun’un 104. maddesi uyarınca ihtar kararı verilmesi istemidir.

I- OLAYLAR

A-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Adaletçi Kurtuluş Partisi’ne gönderdiği 6.3.2012 günlü, 376 sayılı yazıyla, 2820 sayılı Kanun’un 96. maddesinin emredici hükmü dikkate alınmak suretiyle Parti’nin aynı ismi taşıyan bir diğer partiden ayırt edilmesine olanak verecek biçimde, adının ve kısaltılmış adının değiştirilmesini ve sonucundan bilgi verilmesini talep etmiştir.

B- Parti, sözü edilen yazıyı 7.3.2012 tarihinde tebellüğ etmesine rağmen öngörülen süre içerisinde cevap vermemiştir.

C- Bunun üzerine Başsavcılık, Parti’ye söz konusu aykırılığı gidermesi için 2820 sayılı Kanun’un 104. maddesi uyarınca ihtar verilmesini talep etmiştir.

D- Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümlerine göre 20.9.2012 gününde yapılan toplantıda, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 53. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince Parti’ye, ihtar istemi ile ilgili savunmasını sunması için süre verilmesine karar vermiştir.

E- Parti, savunmasını 31.10.2012 günlü yazıyla Anayasa Mahkemesine sunmuştur.

II- İHTAR İSTEMİNİN GEREKÇESİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.4.2012 günlü, C.02.0.CBS.0.01.02.03/4 sayılı ihtar istemi şöyledir:

A- Giriş

27.2.2012 tarihinde 30 kurucu üye ile kurularak tüzel kişilik kazanan davalı Adaletçi Kurtuluş Partisi, 4.3.2012 tarihinde gerçekleştirilen tüzük değişikliği sonucu, partinin adının Adalet ve Kalkınma Partisi, simgesinin (Ak Parti) olarak değiştirilmesine ilişkin tüzük hükmünü değiştirerek aykırılığın giderilmesi için ihtar kararı verilmesi talebi ile bu dava açılmıştır.

B- İhtar İsteminden Önceki Süreç

Adaletçi Kurtuluş Partisine 6.3.2012 gün ve 02.04/376 sayılı yazımız ile “2820 sayılı Kanunun anılan 96. maddesinin buyurucu hükmü karşısında; partinizin aynı ismi taşıyan bir diğer partiden ayırt edilmesine olanak verecek biçimde, parti adının ve kısaltılmış adının yazımızın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde değiştirilmesi ve sonucundan bilgi verilmesi, aksi halde 2820 sayılı Kanunun 104. maddesi gereğince Anayasa Mahkemesine ihtar davası açılacağının bilinmesi önemle rica olunur.” denilmiştir.

Davalı parti, ilgili yazımızı 7.3.2012 tarihinde tebellüğ etmesine rağmen, öngörülen süre içerisinde olumlu ya da olumsuz bir yanıt vermemiştir.

C- İhtar İsteminin Gerekçesi

Adalet ve Kalkınma Partisi, 14.8.2001 tarihinde Recep Tayyip Erdoğan ve 73 arkadaşı tarafından kuruluş bildiriminde bulunulup tüzel kişilik kazanmış ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Siyasi Partiler Sicilinin 109. sırasına kayıtlı Adalet ve Kalkınma Partisi ismini almıştır.

Adaletçi Kalkınma Partisi 27.2.2012 tarihinde Özgür Tekin ve 30 arkadaşı tarafından İçişleri Bakanlığına verilen bildirim ile kurulmuş ve 4.3.2012 tarihinde gerçekleştirilen tüzük değişikliği sonucu partinin adı ve kısaltılmış adı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Siyasi Parti Sicilinin 109. sırasına kayıtlı parti (Adalet ve Kalkınma Partisi) ile aynı ismi almıştır. Parti tüzüğünün 1. maddesi “Partinin adı Adalet ve Kalkınma Partisi’dir. Merkezi Ankara’dadır. Simgesi AK PARTİ’dir.” şeklindedir.

2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 96. maddesinin birinci fıkrası, “Anayasa Mahkemesince temelli kapatılan veya siyasi parti siciline kayıtlı bulunan siyasi partilerin isimleri, amblemleri, rumuzları, rozetleri ve benzeri işaretleri başka bir siyasi partice kullanılmayacağı gibi, daha önce kurulmuş Türk devletlerine ait topluma mal olmuş bayrak, amblem ve flamalar da siyasi partilerce kullanılmaz...” buyurucu hükmünü taşımaktadır.

Anılan 96. maddenin gerekçesi ise “Kapatılmış veya feshedilmiş siyasi partilerin isimleri, amblemleri, rumuzları, rozetleri ve benzeri işaretlerin kullanılması, kapatılan ya da feshedilen partinin devam ettiği izlenimini yaratacağından maddenin birinci fıkrası getirilmiş, hürriyetçi demokrasi ilkeleri ile bağdaşmayan adların parti adı olarak kullanılması uygun görülmediğinden ikinci fıkraya yer verilmiştir.” şeklindedir.

Gerekçede sicile kayıtlı partilerin isim. amblem veya işaretlerinin kullanımı ile ilgili bir açıklama bulunmamakla beraber, maddenin amacı, bir partinin başka bir parti izlenimini yaratacak isim, amblem veya işaret kullanmasının önlenmesidir. Madde gerekçesi ile birlikte yorumlandığında, sicile kayıtlı bir partinin amblem veya işaretinin dahi birebir kullanılması gerekli olmayıp, o parti izlenimini yaratacak, seçmeni yanıltacak şekilde başka bir ifade ile karıştırılmaya elverişli amblem veya işaret kullanması yasaklanmıştır.

D- Davada Uygulanabilir Diğer Yasa Hükümleri

2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 121. maddesi uyarınca “Türk Kanunu Medenisi ile Dernekler Kanununun ve dernekler hakkında uygulanan diğer kanunların bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri, siyasi partiler hakkında da uygulanır.” 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1. maddesine göre de “Türk Ticaret Kanunu, Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir cüzüdür.”

Türk Ticaret Kanununun “Hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler” başlıklı 57. maddesinin 5. bendi, “Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak” iyi niyet kurallarına aykırı davranışlar arasında sayılmıştır.

Maddeye göre, başkasının kullandığı işareti iltibasa, hukuk sözlüğüne göre “benzeşime” veya “karışıklığa” yol açacak şekilde kullanmak iyi niyet kurallarına uygun değildir.

4721 sayılı Medeni Kanunun “Dürüst Davranma”' başlıklı 2. maddesinde de “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” kuralı getirilmiştir.

5253 sayılı Dernekler Kanununun 29. maddesinin “Demeklerin, mevcut veya mahkeme kararıyla kapatılmış veya feshedilmiş bir siyasi partinin, bir sendikanın veya üst kuruluşun, bir derneğin veya üst kuruluşun adını, amblemini, rumuzunu, rozetini ve benzeri işaretleri ya da başka bir ülkeye ve daha önce kurulmuş Türk devletlerine ait bayrak, amblem ve flamaları kullanmaları yasaktır.” hükmü ile dernekler arasında herhangi bir yanılgı veya yanlış anlamaya meydan vermeden, faaliyetlerinin sürdürülmesi bu sayede demokrasinin tam olarak gerçekleşmesi amaçlanmıştır.

Davalı partinin ismini ve amblemini değiştirmemesi halinde, ileride giderilmesi olanaklı bulunmayan aksaklıkların yaşanması, hatta hukuki veya demokratik olmayan sonuçların ortaya çıkması kaçınılmaz olacaktır.

E- Sonuç ve İstem

Davalı siyasi partiye, siyasi parti sicilimize kayıtlı olan Adalet ve Kalkınma Partisinden ayırt edilmesine olanak verecek şekilde, parti adını ve kısaltılmış adını düzenleyen parti tüzüğünün 1. maddesinin “Partinin adı Adalet ve Kalkınma Partisi’dir. Merkezi Ankara’dadır. Simgesi AK PARTİ’dir.” hükmünü değiştirmesi suretiyle aykırılığın giderilmesinin sağlanması için 2820 sayılı Kanunun 104. maddesi gereğince ihtar kararı verilmesi arz ve talep olunur.”

III- PARTİNİN SAVUNMASI

Aleyhine ihtar isteminde bulunulan Parti’nin 31.10.2012 günlü, 2012/2 sayılı savunması şöyledir:

KONUSU: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.4.2012 tarihli ihtar başvurusuna karşı cevaplarımızın sunulmasıdır.

AÇİKLAMALAR

1- Adaletçi Kurtuluş Partisi 27.2.2012 tarihinde 30 kurucu üye ile birlikte İçişleri Bakanlığına bildirimde bulunarak tüzel kişilik kazanmıştır.

2- Parti Kurucular Kurulu 4.3.2012 tarihinde yaptığı toplantıda tüzük değişikliğine giderek parti tüzüğünün 1. maddesinin; “Partinin adı ADALET VE KALKINMA PARTİSİ’dir Merkezi Ankara’dır. Simgesi AK PARTİ’dir.” şeklinde değiştirilmesine, tüzük değişikliğinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve İçişleri Bakanlığına bildirilmesine oy birliğiyle karar vermiştir.

3- Tüzük değişikliği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına ve İçişleri Bakanlığına 5.3.2012 tarihinde bildirilmiştir.

4- Ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tüzük değişikliği ile parti adı ve simgesi değiştirilmesine rağmen tüm yazışmalarında parti adını ADALETÇİ KURTULUŞ PARTİSİ olarak yazmakta ve tüm tebligatları da değiştirilen isimle göndermektedir. Eğer Partimizin adı hukuki olarak ve sizlerin nezdinde bu ise oluşmamış bir durum için ihtara gerek yoktur. Bu durumun tarafımıza ve benzer durumda olan diğer partilere açıkça bildirilmesi ve varsa kanuni boşlukların giderilmesi gerekmektedir.

5- Partimizin adı ADALET VE KALKINMA PARTİSİ’dir Simgesi AK PARTİ’dir. Partilerin isim ve simge değişiklikleri gerek Anayasa gerekse de Siyasi Partiler Kanunu’na göre herhangi bir şekilde izne bağlanmamıştır. Bu nedenle yapılan Kurucular Kurulu toplantısı ile değiştirilen tüzük maddelerine göre partinin adının ADALET VE KALKINMA PARTİSİ ve simgesinin de AK PARTİ olduğunda kuşku yoktur.

6- Yapılan bu tüzük değişikliği sonrasında bildirilen isim ve simgenin Siyasi Partiler Sicilini tutmakla görevli Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bu sicile işlenmemesi açıkça kanuna aykırıdır.

7- Parti adının Adaletçi Kurtuluş Partisi olduğunun ve tüzük değişikliğinin yazışmalarda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından fiilen uygulanmadığı durumda Anayasa Mahkemesindeki bu davanın hukuken bir sonuç doğurmaması gerekir.

8- Aksi halde, parti adının ADALET VE KALKINMA PARTİSİ, simgesinin de AK PARTİ olduğu kabul edilmiş olduğundan dava sonucunun hukuken bir sonuç doğurmaması sonucu ortaya çıkmış olur.

9- Partimiz tüzük değişikliğine giderek parti adını değiştirmiş ve tüzükte belirtilen simgeyi almıştır. Partimiz değiştirilen ismi ve simgesini kullanmak istemektedir. Kurucular Kurulumuzun ve partimizin iradesi bu yöndedir.

10- Partimiz ADALET VE KALKINMA PARTİSİ ismi ile öğütlenme çalışmalarına başlamış olup, ülke çapındaki, örgütlenmesini tamamlayarak 2013 yılının sonlarında yapılan Yerel Seçimlere katılmak istemektedir. Bu nedenle örgütlenme çalışmalarımızda sorun yaşanmaması ve herhangi bir isim karmaşası yaşanmaması için bu davanın biran önce sonuçlanması gerekmektedir.

11- Tüm bu nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihtar başvurusunun reddini talep ederiz.”

IV- İNCELEME

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihtar başvurusu ile ekleri, Parti'nin savunması, Raportör Selim ERDEM tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, ilgili Anayasa ve yasa kuralları, bunların gerekçeleri ve diğer belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Adaletçi Kurtuluş Partisi’nce 4.3.2012 tarihinde yapılan tüzük değişikliği ile belirlenen parti adının ve kısaltılmış adının siyasi parti siciline kayıtlı bulunan başka bir parti ile aynı olduğunu, Parti’ye aynı ismi taşıyan başka bir partiden ayırt edilmesine imkân verecek biçimde parti adını ve kısaltılmış adını değiştirmesi için yazı yazılmasına rağmen bu ad ve kısaltılmış adın değiştirilmediğini belirterek ihtar kararı verilmesi isteminde bulunmuştur.

2820 sayılı Kanun’un 104. maddesinde, bir siyasi partinin bu Kanun’un 101. maddesi dışında kalan emredici hükümleriyle diğer kanunların siyasi partilerle ilgili emredici hükümlerine aykırılık halinde bulunması sebebiyle o parti aleyhine Anayasa Mahkemesine, Cumhuriyet Başsavcılığınca resen yazı ile başvurulacağı, Anayasa Mahkemesinin söz konusu hükümlere aykırılık görmesi durumunda bu aykırılığın giderilmesi için ilgili siyasi parti hakkında ihtar kararı vereceği; 96. maddesinin birinci fıkrasında da Anayasa Mahkemesince temelli kapatılan veya siyasi parti siciline kayıtlı bulunan siyasi partilerin isimlerinin, amblemlerinin, rumuzlarının, rozetlerinin ve benzeri işaretlerinin başka bir siyasi parti tarafından kullanılamayacağı belirtilmiştir.

Siyasi partiler tarafından Anayasa Mahkemesine sunulmuş olan parti sicil dosyalarının incelenmesi sonucunda, aleyhine ihtar isteminde bulunulan Parti’nin 4.3.2012 tarihinde gerçekleştirdiği tüzük değişikliği ile kullanmaya başladığı parti adının ve kısaltılmış adının, 14.8.2001 tarihinde kurulan Adalet ve Kalkınma Partisine ait olduğu ve halen de siyasi partiler siciline kayıtlı olarak bu Parti tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, daha önce kurulmuş olan ve siyasi parti siciline kayıtlı bulunan başka bir parti tarafından kullanılmakta olan parti adını ve kısaltılmış adını, 2820 sayılı Kanun’un 96. maddesinde yer alan emredici hükümlere aykırı olarak kullanan ve uyarılmasına rağmen bu durumu düzeltmeyen Parti’ye ihtarda bulunulması gerekmiştir.

V- SONUÇ

Siyasi parti siciline kayıtlı bulunan bir başka siyasi partinin adını ve kısaltılmış adını kullanarak 22.4.1983 günlü, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 96. maddesine aykırı hareket eden Adaletçi Kurtuluş Partisi’ne, bu aykırılığı gidermesi için aynı Kanun’un 104. maddesi gereğince İHTARDA BULUNULMASINA, 10.1.2013 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

 

 

Başkan

Haşim KILIÇ

Başkanvekili

Serruh KALELİ

Başkanvekili

Alparslan ALTAN

 

 

 

Üye

Fulya KANTARCIOĞLU

Üye

Mehmet ERTEN

Üye

Serdar ÖZGÜLDÜR

 

 

 

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

Üye

Recep KÖMÜRCÜ

 

 

 

Üye

Burhan ÜSTÜN

Üye

Engin YILDIRIM

Üye

Nuri NECİPOĞLU

 

 

 

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz AKINCI

Üye

Erdal TERCAN

 

 

 

Üye

Muammer TOPAL

Üye

Zühtü ARSLAN

Son Güncelleme: 18.04.2013 09:59
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol