22 Şubat 2013 Cuma 14:12
Anayasa Mahkemesinin 12/2/2013 Tarihli ve 2012/832 Sayılı Kararı

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Başvuru Numarası   : 2012/832

Karar Tarihi             : 12/2/2013

Başkan                      :   Alparslan ALTAN

Üyeler                        :   Serdar ÖZGÜLDÜR                                       

                                       Engin YILDIRIM

                                       Celal Mümtaz AKINCI

                                       Muammer TOPAL

Raportör                   :   Serhat ALTINKÖK

Başvurucu                 :   G. S.

Vekili                         :   Av. Adem DEMİR

I.        BAŞVURUNUN KONUSU

1.       Başvurucu, yetkili amirin kararıyla hakkında herhangi bir mahkeme kararı bulunmaksızın oda hapsi cezası verilmesinin eşitlik ilkesini, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ve hak arama hürriyetini ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

II.     BAŞVURU SÜRECİ

2.       Başvuru, 29/11/2012 tarihinde Anayasa Mahkemesine şahsen yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3.       İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 25/12/2012 tarihinde başvurunun karara bağlanması için Bölüm tarafından ilke kararı alınması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 33. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

III.   OLAY VE OLGULAR

A.      Olaylar

4.       Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir:

5.       Başvurucu, TCG  (Türkiye Cumhuriyeti Gemisi) Gaziantep Komutanlığı’nda topçu astsubay kıdemli çavuş olarak görev yapmaktadır.

6.        Başvurucu, 6 ila 8 Nisan 2012 tarihleri arasındaki “nöbet vardiya topçu astsubaylığı” görevini ve 6/4/2012 tarihinde 16.00 ila 20.00 saatleri arasında “güverte nöbet astsubaylığı” görevini talimat ve yönergelere uygun olarak icra etmediği gerekçesiyle, 30/5/2012 tarihinde 15/6/1930 tarih ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 171. maddesi uyarınca disiplin amiri tarafından 6 gün oda hapsi cezası ile cezalandırılmıştır.

7.       Başvurucunun, 1632 sayılı Kanun’un 188. maddesi uyarınca aynı gün yaptığı itiraz ise 15/6/2012 tarihinde reddedilmiştir.

8.       Başvurucuya verilen oda hapsi cezası 30/10/2012 ila 5/11/2012 tarihleri arasında Aksaz Disiplin Ceza Tutukevinde infaz edilmiştir.

B.      İlgili Hukuk

9.       Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası, geçici 18. maddesinin yedinci fıkrası, 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası, geçici 1. maddesinin (8) numaralı fıkrası, 76. maddesi, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 171 ve 188. maddeleri.

IV.    İNCELEME VE GEREKÇE

10.    Mahkemenin 12/2/2013 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 29/11/2012 tarih ve 2012/832 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A.      Başvurucunun İddiaları

11.    Başvurucu, hakkında hiçbir mahkeme kararı bulunmaksızın yetkili amirin kararıyla 6 gün süreyle kişisel özgürlükten yoksun bırakıldığını, disiplin tecavüzü ve kabahatlere karşı bir ay içinde ceza verilmesi gerekirken bu süre geçtikten sonra kendisine ceza verildiğini, bu tür cezaların yargı makamlarınca verilmesi gerektiğini ve bu nedenle Anayasa’nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesinin, 19. maddesindeki kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ve 36. maddesindeki hak arama hürriyetinin ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talebinde bulunmuştur.

B.      Değerlendirme

12.   Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrasında herkesin, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabileceği hükmüne yer verilmiştir. Anayasa’nın geçici 18. maddesinde uygulama kanununun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bireysel başvuruların kabul edileceği,  6216 sayılı Kanun’un 76. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise Kanunun 45 ila 51. maddelerinin 23/9/2012 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.

13.   6216 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin (8) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, 23/9/2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları inceler.”  

14.    Anılan Anayasa ve 6216 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin başlangıcı 23/9/2012 tarihi olup, Mahkeme, ancak bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılan bireysel başvuruları inceleyebilecektir. Mahkemenin zaman bakımından yetkisine ilişkin bu düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, anılan tarihten önce kesinleşmiş nihaî işlem ve kararları da içerecek şekilde yetki kapsamının genişletilmesi mümkün değildir.

15.   Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisi için kesin tarihin belirlenmesi ve Mahkemenin yetkisinin geriye yürür şekilde uygulanmaması hukuk güvenliği ilkesinin bir gereğidir (B. No: 2012/51, § 18, 25/12/2012)

16.    Başvuru konusu olayda başvurucu 30/5/2012 tarihinde 1632 sayılı Kanun’un 171. maddesi uyarınca disiplin amiri tarafından altı gün oda hapsi cezası ile cezalandırılmış,   anılan Kanun’un 188. maddesi uyarınca aynı gün yaptığı itiraz ise 15/6/2012 tarihinde üst disiplin amiri tarafından reddedilmiştir. Başvurucu hakkında verilen ceza, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurulara ilişkin zaman bakımından yetkisinin başladığı tarihten önce kesinleşmiştir.

17.    Başvurucu hakkında verilen oda hapsi cezası Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisi başladıktan sonraki tarih olan 30/10/2012 ila 5/11/2012 tarihleri arasında infaz edilmiş ise de infazın verilen cezanın kesinleşmesi üzerinde herhangi bir etkisi bulunmamaktadır.

18.    Açıklanan nedenlerle, başvuru konusu işlemin 23/9/2012 tarihinden önce kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin “zaman bakımından yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemezliğine karar verilmesi gerekir.

V.      HÜKÜM

Başvurunun, “zaman bakımından yetkisizlik” nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına, 12/2/2013 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

 

Başkan

Alparslan ALTAN

Üye

Serdar ÖZGÜLDÜR

Üye

Engin YILDIRIM

 

 

 

Üye

Celal Mümtaz AKINCI

Üye

Muammer TOPAL

 

 

 

 


Son Güncelleme: 22.02.2013 16:32
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177