19 Ocak 2016 Salı 16:09
AİHM, Nokta'nın 'darbe günlükleri' sebebiyle kapatılmasını haksız buldu
 Nokta dergisi 2007 yılında 'darbe günlükleri' ile gizli belgeleri yayınladığı gerekçesiyle baskı görmüş ve kapatılmıştı. O dönem Nokta dergisinin yayın yönetmenliğini yapan Ahmet Alper Görmüş ile Mehmet Ferda Balancar, Ahmet Haşim Akman, Ahmet Şık, Nevzat Çiçek ve Banu Uzpeder’in yapığı başvuru bugün karara bağlandı.

Strasbourg mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. Maddesi olan “ifade özgürlüğü” kapsamında değerlendirildiği davayı karar bağladı. Gazetecilerin bilgi paylaşımı ve kamuyla paylaşma haklarının olduğunu belirten mahkeme Türkiye’yi toplam 8 bin 250 Euro ceza ödemeye mahkum etti.

Ayrıca mahkeme, derginin yayınladığı belgelerle kamuoyunun bu konuyu tartışır hale getirdiğini ve toplumsal tartışmaya katkıda bulunduğunun altını çiziyor. Aynı dergiye yapılan baskının basın ve ifade özgürlüğüne zarar verdiğinin söylüyor. Mahkemeye göre bunu planların ortaya çıkması, gazetecinin haberi nereden bulduğundan daha önemli bir olduğunu altını çizdi. Ayrıca böyle bir baskı ve karartma ile genelkurmayın bundan sonra haber yapma hedefinde olan gazetecileri caydırabileceği görüşünde.

2007 yılında darbe günlüklerini yayınlayan Nokta dergisine, Genelkurmay’ın gizli belgelerini yayınladığı gerekçesi ile baskı yapılmış, 13 Nisan 2007 tarihinde polis dergiyi basmıştı. Nokta’nın yayınladığı habere göre 2004 yılında bazı orgeneraller darbe hazırlıkları bağlamında bazı STK’ları da örgütlemişti. Alper Görmüş 2011 yılında Zaman gazetesine verdiği mülakatta "Biz bu kapağı hazırlarken Ankara Tandoğan'daki 'Cumhuriyet Mitingi'nin hazırladıkları içindeydiler." ifadelerini kullanmıştı.

Dergi son olarak 19 Nisan 2007 tarihli “Sözde Değil Özde Demokrasiye Kadar Aynen Devam” başlığıyla çıkmış, 20 Nisan 2007 tarihinde kapatılmıştı. Dergi 18 Mayıs 2015 tarihinde yeniden yayınlanmaya başlamıştı.

"TOPLUMUN BİLGİ EDİNME HAKKI VAR"

Mahkeme, ordunun iç işleyişinde gizlilik doğal olsa da bunun her şeye rağmen savunulamayacağı, medyanın görevinin bazı durumlarda silahlı kuvvetlerin içine kadar ulaşabileceğini vurguladı.

Ayrıca, Strasbourg Mahkemesi, silahlı kuvvetler de dahil olmak üzere devlet yetkilileri tarafından medyaya eşit muamele yapılması ilkesinin kamu güvenliğinin savunulmasıyla uygun olduğunu belirtti. Bu bağlamda, vatandaşların bilgi edinme hakkının olduğuna dikkat çekti. Böylece mahkeme silahlı kuvvetler adına şüpheli uygulamaların ifşa edilmesinde kamu yararının daha ağır bastığı ve bunun demokratik toplum açısından çok önemli olduğunu vurguladı.

Mahkeme Türk devletinin Ahmet Görmüş için 2 bin 750 Euro, Ahmet Haşim Akman ve Mehmet Ferda Balancar'a bin 650’şer Euro, Ahmet Şık ve Banu Uzpeder'e 850'şer Euro, ayrıca Nevzat Çiçek’e 500 Euro manevi tazminat olmak üzere toplamda 8 bin 250 Euro ödenmesine karar verdi.

Cihan
Son Güncelleme: 19.01.2016 16:24
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177